ANAHTAR

ANAHTAR

‘Ben çocukken hep anahtarımı düşürürdüm’ dedi .

Şaşkınlıkla ‘neden’ diye sordum..

‘ÇÜNKÜ EVE YALNIZ GİRMEK İSTEMİYORDUM’ diye cevap verdi.Gözleri doldu..

İçime bir hüzün çöktü o an kendimi o yaşlarda onun yerine koydum ‘çaresiz ve yalnız’ hissettim.

Tek çocuktu anne ve babası tüm imkanlarını ona kullanmış iyi bir eğitim almasını sağlamış ve edebiyat öğretmeni olmuştu.

Ben ise beş kardeşin arasında büyümüştüm bazen keşke daha az kardeşim olsa da iyi koşullarda olsak diye düşünmüştüm çocukken ama hiç eve yalnız girmemiştim, yalnızlık duygusunu anne ve babanın olmadığı zamanda kardeşlerin giderdiğinin o cümleyi duyana kadar o kadar farkında da değildim.

Onu  tanıdığımda dikkatimi çeken en önemli  özelliği konuşurken karşısındakine ne yapacağını hemen söylemesiydi. Bir konuda sorun varsa hemen çözüm önerisini sorulmadan söylüyordu. Alışık olmadığım bu durumun sebebini kendisine sorduğumda çok küçük yaşta çok büyük sorumluluk alarak yetiştiğini ve hatta anne babasına şu anda ne yapmaları gerektiğini hatırlattığını söyledi.

Bir çocuk geldi gözümün önüne çocuk olmadan büyüyen, anneye babaya ve bir anahtarın sorumluluğunu paylaşacak bir kardeşe hasret. İş yaşamının yoğunluğundan haftalık yemeklerin buz dolabına konulduğu ve çocuğun öğleyin yemekleri kendi ısıttığı ,hep derli toplu evde yaşayan bir çocuk.

Peki dedim çocuğun olduğunda en çok ne yapmak istersin?

‘Çocuğumla gezmek yaşı kaç olursa olsun’ diye cevap verdi.

ANAHTARI biliyordu …

 

Rumuz: Bir Yazar

 

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 51