MUHTAR

MUHTAR

Köylerde bir eğitim çalışması için aramıştım kendisini ,ertesi günü için randevu almıştım..Yeşillikler içerisinde kaybolan evlerin bulunduğu köyde koyunların otladığı tavuk ve horozların arabamızı görünce hızla uzaklaştığı evlerine vardığımızda yaşlı beli bükülmüş bir teyze karşıladı bizi..

Muhtar olan oğluna seslendi ,bir süre sonra uzun boylu mavi gözlü,kumral saçlı enerjik bir bey buyur etti çardak dediği yerden yüksek balkona..Tahta sedirlere açılmış kilimlerin üzerine oturduğumuzda rahat oturalım diye birer yastık uzattı..

Yaz tatilinde köylerde yaşayan genç kızlara tatil imkanı sağlayan bir eğitim programı için geldiğimizi söylediğimizde ‘durun bakalım önce bir çay içelim’ diyerek başladı konuşmasına..

 Annesinden de yardım alarak köyde liseye giden dört tane genç olduğu söyleyerek aileleri ile telefonla görüşüp bize yardımcı oldu.

Bu sırada on yaşlarında bir erkek çocuk evlerinin kapısından çıkarak elimizi öpüp ‘hoş geldiniz’ dedi..

Merakla ‘Sizin oğlunuz mu ?’ diye sordum..Yüzünde çok etkilendiğim bir  ifadeyle ‘değil ben hiç evlenmedim’ diye cevap verdi.

Sakıncası yoksa sebebini merak ettim dediğimde annesiyle göz göze geldiler..’Babam yatalak hastaydı on üç sene ona baktım olmadı işte’diye cevapladı..

‘Oysa ben farklı bir şey düşünmüştüm bu soruyu sorarken ‘dediğimde ise‘ne düşündünüz ‘diye sordu.

‘Bir kızı çok sevdiğinizi onunla evlenemediğiniz için başkasına bakmadığınızı düşündüm ‘ dedim. Gözleri buğulandı..’tam da öyle oldu’diye cevapladı..Konuyu kapattık..Kalkmak için izin istediğimizde ‘ne güzel oturuyoruz işte’ diyerek sohbeti uzatmaya çalışıyordu..

Zamanın su gibi akıp gittiği dakikalardan geriye kalan hiç evlenmeyecek kadar çok sevilen bir sevdalının  sırrıydı..

 

Rumuz: Bir Yazar 

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 177