HATIRA DEFTERİ

Seksenli yıllarda Anadolu’nun küçük bir ilçesinde lise eğitimi almaya çalışan bir grup gençtik ..

Telefonların henüz çevirmeli olduğu,otobüslerde sigara içildiği yıllar..

Tek amacımız ; tarımdan başka bir işin olmadığı yaşadığımız yerden çıkabilmek ve bunun  tek yolu da  okumak devlete atanmaktı.

Şimdiki gençlerin tam aksine okula gitmek için can atardık çünkü başka şansımızın olmadığının farkındaydık.

Bir de öğretmenlerimizin  bizler için  gösterdiği çaba idi okula çeken,dershane yoktu ama ihtiyaçta duymuyorlardı..

Üniversiteyi hedefleyen her öğrenci ile bire bir ilgileniyorlardı..Yirmi beş kişilik sınıftan yirmi kişi birinci basamağı kazanmıştık bile ..derken ikinci basamak hepimiz üniversiteli olmanın heyecanını ve mutluluğunu yaşıyorduk..

Tıp fakültesi,mühendislik fakülteleri ,ziraat fakültesi,eğitim fakültesi hepimiz çabalarımızın ve öğretmenlerimizin fedakarlığının sonucunu almıştık..,

Sene sonunda bizim için çok önemli olan iki şey vardı ;biri en çok sevdiğimiz öğretmenlerimizle gölcük denilen mevkii ye pikniğe gitmek ikincisi hatıra defterimize öğretmenlerimize ve arkadaşlarımıza hatıra yazdırmak..

Seksenli yıllardan beri sakladığım dışı mavi olan bir hatıra defteri aldım lise son sınıfta; arkadaşlarım ve öğretmenlerimin benimle ilgili duygu ve düşüncelerini yazmaları için..

‘Senin kadar güzel ve temiz bu sayfayı bana ayırdığın için ‘diye başlayan sayfalarda edebiyat öğretmenim Lütfi beyin benim için yazdıklarına inanamamıştım:

‘Sen deki diksiyon,ifade gücünü çok az öğrencimde gördüm’ diye başlıyordu..O güne kadar duyduğum en güzel sözlerdi..

Edebiyata ayrı bir düşkünlüğüm vardı ama kimse fark etmemişti hatta kitap okumamız hoş karşılanmazdı evimizde bu sebeple ders kitabının arasına okul kütüphanesinden aldığım romanları koyarak okurdum.

Okulumuzu milli bayramlarda şiir okuma konusunda temsil etmek ayrı bir gururdu benim için..Bir bayram öncesi ilçe kaymakamı benim şiir okumamı istememiş ve çok üzülmüştüm koskoca kaymakam neden böyle bir şeye karışır diye..

Lütfi bey başkalarına da şans verilsin diye istenmiş olabileceğini  söyleyip teselli etmişti beni..ama hiçbir gücün edebiyattan beni uzaklaştırmamasını ve yeteneğimin farkında olmamı istemişti..

Liseyi bitirdiğimden beri hiç görmedim kendisini ama bazen gücümün azaldığını hissettiğim zamanlarda mavi kaplı hatıra defterini hep okudum..

Şimdi yazıyorum SEVGİLİ ÖĞRETMENİM..

 

Rumuz: Bir Yazar 

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 218