ÜÇ KIZ

ÜÇ KIZ

Yıllar önce gitmiştim o köye,yeşilliklerin büyüsünden ve şırıl şırıl akan sularından başka hatırladığım bir şey  yoktu..Ana yoldan köy yoluna girdiğimizde yeşillikleri yanıltmamıştı beni..

Onlarca çeşit ağacın oluşturduğu orman yolu ilerledikçe patika yola dönüşüyordu..Durmadan tırmanıyorduk kimi yerlerde aşağıya bakmaya korkuyordum ..Doğa büyüleyici ama yol o kadar kötü idi ki nasıl olur diye düşündüm ‘bu yol çok tehlikeli insanlar nasıl gelip gidiyor ?’ diye sordum..

Arabayı kullanan arkadaşım ‘ne yapsınlar hocam bu köy hep mahrum bırakıldı hizmetlerden ..Bir de köylerine HES  yapımına direndiler iyice yalnız bırakıldılar ‘diye tamamladı sözlerini..

Merakım iyice artıyordu köyle ilgili amacımız köyde bulunan genç kızların yaz tatilinde bir gençlik kampından yararlanmalarını sağlamak için aileleri ile görüşmekti..

Önceden görüştüğümüz muhtar yaylada olduğu için köye ulaştığımızda azası karşılayacaktı bizi ama henüz gelmemişti meydana..

Köye göre oldukça büyük bir caminin yanında bulunan köy meydanında bizi gören camiden çıkan bir genç kız ve sekiz yaşlarında bir erkek çocuğu meraklı gözlerle niçin geldiğimizi sordular. Genç kıza bir gençlik kampı için geldik dediğimizde ‘beni yazın ben on altı yaşındayım’ dedi,ailesini sorduğumuzda köyde olmadığını söyledi.. ‘ Benim bir sevdiğim var kayınvalidem artık evlenin diyor annem de izin veriyor’ de değinde durumu anlamıştık ki sekiz yaşındaki erkek çocuk gözleriyle hayır anlamına gelen işaretiyle bize bir şeyler anlatmaya çalışıyordu ‘anladım’ diye işaret ettim ..

Bu sırada orta yaşlarda esmer görünümlü bir bey hızlı adımlarla bize yaklaştı henüz bir açıklama yapmamıza izin vermeden ‘Kusura bakmayın hocam ama ben kızımı göndermem kimsenin de kızını göndereceğini düşünmüyorum ‘diyerek bir ileri bir geri yürüyordu..

’Kaçtı hocam kaçtı bizi hiç düşünmeden iki ay oldu bu kızım da kaçar diye evden çıkarmıyorum’ diyerek  bir ileri bir geri durmadan hareket ediyordu..

‘Anlat bakalım nasıl oldu?’ diye sorduğumda tüm hikayeyi bir solukta anlattı herkesin şaşkın bakışlarına aldırmadan.. ‘Kusura bakmayın hocam kusura bakmayın’diye diye camiye doğru ilerledi..

Köyün sakinlerinden olduğu anlaşılan bir bey  ‘durun hele bir kız var annesine haber edeyim gariban yararlansın’ diye kalktı hızlı adımlarla ilerledi..

Bizi köye götüren arkadaşımız çağrılmaya gidilen aileyi tanıdığını ve kızın babasını geçen sene köy yolunda motorunun uçuruma yuvarlanması sonucu vefat ettiğini söyledi. ‘Yol çok kötü yazık olmuş’ dediğimde  ‘sadece  yol değil hocam  motorunda bir parçanın değişmesi gerekiyormuş parası olmadığı için değiştirememiş  kazadan sonra  ölünce köylüler  çok üzülmüşler keşke yardım edebilseydik’ diye… Gökyüzüne biraz daha yaklaştığımızı hissettim anlatılanların etkisiyle..Yol geldi gözlerimin önüne göz pınarlarım doldu,içimde bir sızı..Nasıl olur bu denli birbirimizden habersiz ve yalınız yaşayabiliyoruz diye düşünürken bir genç kız belirdi yolda ince uzun, yanında orta yaşlarda görünen annesi olduğunu tahmin ettiğim kadınla birlikte yanımızı geldiler..

Geliş sebebimizi  söyleyince kendinden emin bir duruşla ‘Gitsin kendini yetiştirsin ,meslek sahibi olsun,kızıma güveniyorum yazın adını’ diye bitirdi konuşmasını ..Vedalaşıp ayrıldık köyden..

Korkarak çıktığımız yoldan dönerken bir parçasını değiştiremediği motoru  için canından olan bir insanın acısı  ve ÜÇ KIZ ‘ın hikayesi karıştı birbirine ..

 

 

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 117