AZİME

AZİME
                                                

Seksenli yıllardı,darbe sonrası sükunet sağlanmış ve bizler üniversitelerimize gidebilmiştik.

Derslerden arta kalan zamanlarda şiir ve edebiyata adamıştık arkadaşımla kendimizi.Yaşadığımız şehirde istediğimiz kitapları satan tek kitapçı da bombalanmıştı ve kitaba ulaşamamanın acısını iliklerimizde hissetmiştik.Bu sebeple elimizdeki kitaplar çok değerliydi.

Necla Çapan’ın dizgisiyle okuduğumuz Mevlana’nın ‘Mesnevi’sinden çok etkilenmiştik. Bir de Acıyı bal eyledik;Haziranda ölmek zor diye başlayan dizelerle Hasan Hüseyin Korkmazgil’i okumak en büyük zevkimizdi.Küçük boyutlarda basılan iki kitabını almıştık.Bazı akşamlar dizelerdeki anlatımı açıklayarak yorumlamaya çalışırdık birbirimize.Ben daha küçük olduğum için arkadaşım daha çok bana yorumlardı.

Şiirlerinde Azime ile ilgili mısraları okuduğumuzda hep merak ettik Azime’yi..

Yıllar içinde iş,evlilik,çocuk,kariyer derken şiir geriledi yaşamımızda.Belleğimizdeki şiirlerse hep canlı..

2016 yılının 14 şubat günü Soner Yalçın’ın yazısını okurken inanamadım;Hasan Hüseyin Korkmazgil’in şiirlerinde anlattığı Azime ‘den bahsediyordu.Yazıyı okurken dilerim yaşıyordur diye dua ediyordum.

Nazım Hikmet’in ölümünü haber aldığı akşam Hasan Hüseyin’le O’nu kaybetmeden tanışmaya Ankara’ya gitmeye karar veren Azime’nin şairi göremeden geri gelmesiyle başlayan müthiş öyküsüydü anlatılan.

İçimdeki tek duygu Azime Hanımla tanışmak ve konuşmaktı,Ağlasun’da yaşadığını o gün öğrendim.Oysa birkaç yıl önce Ağlasun’a gitmiştim Sagalosos’u görmek için.

Ağlasun belediyesini arayıp Azime hanımın numarasını istediğimi söyledim çok anlayışlı ve kibar bir yaklaşımla verdiler.Derin bir nefes alıp cesaretimi toplayıp aradım.

Kendimi tanıtıp Soner Yalçın’ın yazından bahsettim,heyecanımı Azime hanımın sakin ve kabül gördüğümü hissettiğim konuşmasıyla dizginleyebildim.

Yarım saati bulan konuşmamızda zaman su gibi akıp geçmişti.Telefonu görüşmek üzere diye kapattığımda gökyüzüne bakıp teşekkür ettim.

Telefon görüşmelerimizin birinde kendisini görmek istediğimi söylediğimde Ağlasun’da olduğunu ve gelebileceğimi söyledi.

Tanışmaya gideceğimi eşime ve çocuklarıma söylediğimde çok yadırgadılar.Hiç tanımadığım bir insanın evine gidecek belki de kalacaktım.Ağlasun otobüsüne bindiğimde karşılaşacağımız anı hayal etmeye çalışıyordum,Ağlasun’a ulaştığımda otobüs şöförü tam evinin önünde indirdi beni.Yağan yağmur içeriye girene kadar ıslatmaya yetmişti beni.

Giriş katının kapısı açıktı ve içerden hiç unutamadığım çok güzel bir klasik müzik sesi geliyordu.Kapıdan Azime hanım diye seslenirken kitaplarla dolu duvarlara takıldı gözlerim her yer kitaptı hem de tavana kadar.O anda göz göze geldik.

Hoş geldin,ıslanmışsın üzerini değiştir ben çayları koyuyorum dedi.Kahvaltıda başlayan sohbetimiz yirmi dört saatten fazla sürdü.Gece benim için hazırladığı yatakta tüm duvarların kitapla dolu olması ve kitap kokuları içinde uyumak uyandığımda baş ucumda onlarca kitap ..

Sohbetimizde geçmişe yolculuk Hasan Hüseyin Korkmazgil’in anısına paylaşılanlar kendi çizdiği portresinin önündeki sedirde.. ACIYI BAL EYLEDİK

 

 

 

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 243