ÜÇ BUÇUK LİRACI

ÜÇ BUÇUK LİRACI

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı  resim sergisi hazırlıkları için gittiğimiz meydanda bulunan küçük yiyecek büfelerinin birine oturdum çay söyledim,güler yüzlü  büfenin sahibi bayan çayımı getirdiğinde yanında beş yaşında olduğunu tahmin ettiğim oğlu vardı..

 

Siyah gözleriyle bana dikkatlice baktığını gördüm,saçları erkek tıraşı ile kesilmesine rağmen arkasında uzunca sayılabilecek bir kuyruğu dikkatimi çekti..Annesi kuyrukla ilgili açıklama yapma gereği duydu;’kestirmiyor iki yıldır,babam hapisten çıkınca kestireceğim diyor’ deyince irkildim..

Yanıma gelmesini ve tanışmayı istediğimi söyleyince çok sevindi ve o dakikadan itibaren gölge gibi hep beni takip etti..

Sergiyi hazırlarken uzun  mesafeye rağmen bisikletine atlayıp hep yanımda olmaya çalıştı,bakışları çok şey anlatıyordu..

Saatler sonra sergi hazırlıkları bitip tekrar çay içmek için büfelerinin önüne oturduğumda başka bir kız çocuğu vardı aynı yaşlarda annesiyle oturan..Çok sıkıldığını söylüyor annesine durmadan,evinden bisikletini getirmesini  istiyor ve göz ucuyla yanımızdaki bisiklete bakıyordu..

Arkadaşın izin verirse binmek ister misin ? diye sorduğumda annesine baktı, annesi onay verince gülümseyerek ‘evet’ dedi.

İzin alıp meydanda birkaç tur atıp bıraktı bisikleti yanımıza geldi..

Nerden geldiğini anlayamadığım ‘üç buçuk liracıya gidelim mi’ diye bir ses duydum. Başımı çevirdiğimde gün boyu beni gölge gibi takip eden çocuğun söylediğini fark ettim.

Bana bakarak tekrar’üç buçuk liracıya gidelim mi’ diye sordu.Annesi müdahale etmeye çalıştı ama izin vermesini söylediğimde kırmadı.Yanımızda ki aynı yaştaki kız çocuğuna ‘sen de gelmek ister misin ‘diye sordum, annesine yöneldi bakışları,izin verince ikisi birden elimden tuttular..

Yakın bir yer olduğunu düşünürken uzaklaştığımızı gördüğümde’  nerede olduğunu biliyor musun’ dedim.

Kendinden çok emin’ şu köşeyi dönünce ‘diye cevap verdi.Gerçekten de köşeyi döndüğümüzde bir şatış mağazası vardı,içeri girdik ‘yukarda ‘dedi fırlayıp gitti üst kata,biz arkasından..

Oyuncak reyonundan bir iş makinesi aldı eline ‘bunu alabilir miyiz? diye sordu,alabiliriz dediğimde koşarak aşağı indi..

Arkadaşı ise bebeklere yöneldi,sarı saçlı,mavi elbiseli bir bebeği beğendi mahçup bir ifadeyle baktı ,alabiliriz dediğimde yüzünde güller açtı..

Kasaya indiğimizde elinde iş makinesi bizi bekliyordu.Ayrı ayrı poşetlere koyup  hediyelerini yola koyulduk,gelirken uzun gelen mesafe giderken saniyeler sürdü ..üç buçuk liracıya yolculuğumuzun ..

 

Rumuz: Bir Yazar 

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 47