• Ana Sayfa
  • »
  • KARDEŞ KISKANÇLIĞI NEDİR NASIL ÖNLENEBİLİR?

KARDEŞ KISKANÇLIĞI NEDİR NASIL ÖNLENEBİLİR?

KARDEŞ KISKANÇLIĞI NEDİR NASIL ÖNLENEBİLİR?

Kıskançlık; sevinç, endişe, öfke gibi doğal bir duygudur ancak olumsuz bir histir. Bu duygu bazen birinin sahip olduğu olanaklarına, başarısına veya sevdiği birini paylaşamamasına yönelik gelişebilir. İster çocuk olsun ister erişkin bu duygu yaşamın her aşamasında görülebilir. Ancak, çocuklar kıskançlığı daha yoğun yaşayabilir çünkü çocukluk döneminde duyguları kontrol etmek daha zordur.

Bu evrensel duyguyla ilk tanışma iki yaş civarıdır. Evin abla ya da abisi eve gelecek minik kardeşi heyecanla ve sabırsızlıkla bekler. Hamilelik döneminde bu heyecanlı bekleyiş yerini git gide nefret duygularına bırakabilir. Evin prensi yada prensesiyken ilgi alakanın bölünmeye başlaması, evde tüm dengeleri bozar ve yetişkin dönemin ilk rekabet ilişkilerinin de temelleri atılmaya başlanmış olur.

Kardeş kıskançlığı, kendine acıma, üzüntü, küçük düşme korkusu, can sıkıntısı, öfke, nefret ve intikam alma düşüncelerinin yanı sıra sevgi, koruma ve yakınlık hissetme isteği gibi karışık duyguların bir bileşiminden oluşmaktadır.

KARDEŞ KISKANÇLIĞI YAŞAYAN BİR ÇOCUKTA HANGİ DAVRANIŞLAR GÖZLEMLENMEKTEDİR?

Ø  İlgisizlik veya reddedilmişlik gibi olumsuz duygular geliştirerek ebeveynlerinden uzaklaşabilir veya içine kapanabilir.

Ø  Çocukta depresif semptomlar gelişebilir. Örneğin; her zamankinden daha çok ya da az uyuyabilir ya da daha çok ya da az yemek yiyebilir.

Ø  Gelişimsel olarak önceki gelişim dönemlerine dönüş yani regresyon(gerileme) davranışları sergileyebilir. Kardeşi gibi emzik emme, parmak emme, altını ıslatma davranışları ilgiyi yeniden üzerine çekme isteğinden kaynaklanabilir.

Ø  Agresif, hırçın, huzursuz davranışlar sergileyebilir. Kendini sakinleştirme becerisi her zaman gösteremeyebilir. Bu da aynı zamanda bir çeşit gerilemedir. Bebek sakinleşmek için temas ve ilgi beklerken abi/abla olan çocuk benzer ilginin kendisine de gösterilmesini isteyecektir.

Ø  Gerçekte var olmayan psikosomatik belirtiler gözlemlenebilir. Örneğin; karın ağrısı, baş ağrısı, mide bulantıları gibi ruhsal gerilimler beden duyumlarında hassasiyet oluşabilmektedir.

Ø  Kardeşine ya da ebeveyne fiziksel şiddet gösterebilir. Bu davranışların altında anne babaya kırgınlık, kendine güvensizlik ve öfke yatar.

KARDEŞ KISKANÇLIĞI NASIL ÖNLENEBİLİR?

Evin ağabey/ablasına kardeşi olacağı hakkında önceden bilgi verilmesi, doğacak çocuk için kesinlikle hazırlık sürecinden geçilmesi gerekmektedir.

Kardeş kıskançlığını önlemede en kritik nokta her iki kardeş arasında kıyaslama yapılmaması gerektiğidir. Her çocuk farklı özelliklerde, farklı yeteneklerde, farklı bireylerdir. O zaman aralarında mukayese, ancak birbirleri arasında rekabete neden olur, başka bir işe yaramaz.

Anne babanın yeni gelen kardeş hakkında kişiliğine yönelik olumsuz cümleler kullanmaması gerekir. Örneğin; “o pis altına kakasını yapıyor, bak o hep ağlıyor, biz zaten onu götüreceğiz, sen bizim ilk göz ağrımızsın, sen bizim bir tanecik kızımız/oğlumuzsun” gibi cümleler yeni gelen kardeşin gereksiz bir varlık olduğunu düşündürür ve evde ondan kurtulma düşünceleri doğurup, tehlikeli durumlar yaratabilir. Bu sefer kıskanmasın diye ağabey ya da abla yüceltilirken, kardeş aşağılanmış olur.

Ebeveynler ya da bakımını üstlenen kişi, her iki çocuğa da sevgilerini eşit düzeyde göstermelidirler. Bazen ebeveynler çocuklarını aralarında paylaşırlar. Örneğin, anne yeni doğanla, baba büyük çocukla ilgilenir. Bu tutum da doğru değildir. Çünkü diğer çocuk artık anne ve babasının onu sevmediğini ve ilgilenmediğini düşünebilir. Sevgi, ortak ve paylaşılabilen bir duygudur ve her iki ebeveyn de her iki çocukla ilgilenebilmedir.

Evde ya da sosyal ortamlarda ufak sorumluluklar verilmesi, kendisini değerli ve işe yarar hissetmesini ve ağabey, abla olduğunun bilincine varmasını sağlayacaktır. Bazı anne ve babalar, çocuk yardım etmek istediğinde beceremeyeceğini düşünerek çocuğu engeller ya da gereksiz yere azarlarlar. Aksine yeni doğan bebeğin yanında onurlandırılması gerekir ki, benlik duygusu zedelenip yalnızlık duygusu gelişmesin.

Anne baba bu süreçte takım ruhu yaratabilmelidir. Her iki çocuğu alarak birlikte oyunlar oynamak, hep birlikte bir yere gitmek, birlik ve beraber olma duygusunu pekiştirecektir.

 

Uzm. Klinik Psikolog Şule Arslan

Antalya Cad:65 Uslu Apt.Kat:1

Tel:05511676757

 

 

 

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 248