FOBİK BOZUKLUKLAR

FOBİK BOZUKLUKLAR

Korku, hayatımızı veya güvenliğimizi tehdit eden mevcut veya muhtemel bir tehlike karşısında ortaya çıkan duygusal bir tepkidir. Güvenliğimizi tehdit eden herhangi bir durumda böylesi bir tepkinin ortaya çıkması, hayatımızın devamlılığı için çok gereklidir.Yaşadığımız korku sayesinde tehdit edici uyarana karşı gerekli acil tedbirler alıp,yaşamımızı güven içinde sürdürmemizi sağlarız. Genellikle korku ile karıştırılan anksiyete(kaygı) ise benzer bir duygu olmakla birlikte, korku gibi net bir uyarıcı ya da kaygıyı ortaya çıkaran net bir olaya bağlı olmayabilir. Anksiyete yaşayan birey huzursuzdur, her an kötü bir şey olacakmış gibi bir endişe içerisindedir. Fobide ise; oluşan tepki ve anksiyete, neden olarak gösterilen uyaranla orantısız bir şiddetle meydana gelir. Fobik bireyler fobi oluşturan yer, durum veya ortama göre ciddi bir kaçınma davranışı gösterirler. Birey gösterdiği aşırı tepkinin mantıksız olduğunu bilse bile panik düzeye varan davranışlar göstermeye devam edebilir.

 

Farklı tiplerde olmakla birlikte hemen hemen her insanın korkuları vardır. Korkular genellikle çocukluk çağı dönemlerinde daha doğal bir tepki gibi kabul görülse de yetişkinlikte de gözlemlenen bir durumdur. Yaşanılan her korku terapötikbir müdahale gerektirmez ancak bireyin özgürlüğünü kısıtlayıp, yaşamını olumsuz şekilde etkilemeye başladığında fobiye dönüşür.

Fobileri 3 alt grupta inceleyebiliriz

1)      Agorafobi (açık alan korkusu)

2)      Özgül Fobiler

3)      Sosyal Fobi

Agorafobi:kelime anlamıyla meydan veya açık alan korkusu anlamına gelen agorafobi kişiyi en çok çaresiz bırakan fobi türüdür diyebiliriz.  Bir diğer anlamıyla güven oluşturacak alanlarda evde, alışıldık çevrede ortaya çıkan yoğun korku halidir. Agorafobik birey; kalabalık ortamlarda, evden ayrılmakta, evde yalnız kalmakta, sinema, tiyatro, otobüs, tren, uçak gibi toplu yerlerde bulunmakta ciddi korku yaşamakta ve güvendikleri birilerinin yanlarında olmalarına ihtiyaç duymaktadırlar. Genellikle ele alınmazsa sorun giderek büyümekte zamanla agorafobik bir birey eve bağlı/bağımlı hale gelebilmektedir. Bu durum elbette sadece bu fobiyi yaşayan birey de değil, yakın çevresinde de ciddi sorunlar meydana getirebilmektedir.

 

Özgül Fobiler:kaçınma davranışı agorafobideki gibi olup daha basit düzeydeki fobilerdir. Örneğin; hayvanlara karşı olan korkular (kedi, köpek, yılan, örümcek), şimşek, yağmur, rüzgâr korkusu, kan, umumi tuvaletlerde idrar veya defakasyon yapma korkusu, enjeksiyon, dişçi, karanlık gibi… Nesne veya durumla karşılaşmanın yanı sıra fobik tepki oluşturacak şeyi düşünmek veya görüntüsünü görmek bile kişide panik bir belirti meydana getirebilir.

 

Sosyal Fobi: Kaçınma davranışı sosyal fobide de olup,agorafobiye oranla daha küçük gruplara karşı duyulan bir korku halidir. Örneğin; kalabalık karşısında konuşmak, karşı cinsten biriyle yemeğe çıkmak… Sosyal fobisi olan bir birey genellikle karşısındakiyle göz teması kurmaktan kaçınır. Örneğin; elleri titrediği için, üzerime yemek dökerim, aşağılanırım, utanç duyarım korkusuyla restorana gitmek istemeyebilirler. Kendisinden daha otoriter birisiyle konuşmaktan ciddi anlamda çekinirler. 

 

EPİDEMİYOLOJİ (GÖRÜLME SIKLIĞI)

 Özellikle sosyal fobi insanların % 2.4-% 16’ sının yaşamını yaşam boyu etkileyen oldukça yaygın bir bozukluktur. Tüm dünya genelinde ise görülme sıklığı %2-%8 arsında olduğu tespit edilmiştir. Yapılan çalışmalar kadınlarda erkeklere oranla daha fazla fobik bozukluk olduğunu göstermektedir.

 

TEDAVİ

Fobikbozuklukların tedavisiyle ilgili değişik yaklaşımlar öne sürülse de genellikle ilk tercih davranışçı tedavilerdir. Tedavi hastanın bireysel özelliklerine uygun olacak şekilde şekillendirilmelidir. Seanslar mümkün olduğunda sık aralıklarla yapılmalıdır ve uyaran karşısında duyulan sıkıntı hafifleyene hatta tamamen geçene kadar sürdürülmelidir. Öncüsü Joseph Wolpe olan davranışçı yaklaşımların tedavisine ilk olarak sistematik duyarsızlaştırma tekniğiyle başlamıştır. Sistematik duyarsızlaştırma tekniğinde hasta öncelikli olarak gevşemeyi öğrendikten sonra, şiddeti giderek artan fobik imajlarla karşılaştırılır. Korku uyandığında hasta bunu gevşeme teknikleriyle kontrol altına almaya çalışır. Bununla birlikte farmakoterapi desteğinin tedaviye ilk başlarken oldukça yararlı olduğu düşünülmektedir.

 

Kaynakçalar

Ateş, B. (2014).Üniversite öğrencilerinin sosyal fobi ile başa çıkmalarında çözüm odaklı grupla psikolojik danışmanın etkisinin incelenmesi. Doktora tezi, Atatürk Üniversitesi eğitim Bilimleri Enstitüsü, Erzurum.

Bayramkaya,E. (2009). Sosyal fobi belirtelerinde, yetişkin bağlanma boyutları ve kişilerarası ilişki biçimleri arasındaki ilişkiler. Yüksek lisans tezi, Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.

 

 

EMDR Terapisti, Cinsel Terapist

PT Akademi (Sporcu Sağlığı ve performans hizmetleri merkezi)- Uzm. Psikolog

Çocuk Akademisi Kreşi- Uzm. Klinik Psikolog/ Okul Psikoloğu

Uzm. Klinik Psikolog Şule Arslan Psikolojik Danışmanlık Merkezi Kurucusu

Adres:  Antalya Cad. No:65 AYD Oyuncakçım üstü 1. Kat

Tel:05511676757

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 130