alanya escort mersin escort alanya escort sosyal içerik platformu porno indir escort bayan escort bayan bayan escort bursa eskort bursa escort bursa escort escort bursa fon-word.com escort İstanbul escort şişli bayan escort beylikdüzü elit escort sakarya escort escort sakarya izmit elit eskort diyarbakır vip eskort kadıköy eskort bodrum escort escort bodrum porno izle porno porn izle porno seks türbanlı porno
bahis siteleri kaçak bahis kaçak iddaa

  • Ana Sayfa
  • »
  • KARDEŞ KISKANÇLIĞI VE AİLELERE ÖNERİLER

KARDEŞ KISKANÇLIĞI VE AİLELERE ÖNERİLER

KISKANÇLIK NEDİR?

"Bütün dünyanın kendi etrafında döndüğünü zanneden benmerkezci olan çocuk, tahtını kaybetme endişesi yaşar. Zaten kendisi varken ikinci bir çocuğa neden gerek duyulduğunu anlamlandıramaz. Kardeş olgusunu hemen kabul edemez ve kıskançlık belirtileri göstermeye başlar" 

Kıskançlık, sevilen birinin başkası ile paylaşılmasına katlanamamaktır. Kıskançlığın içgüdüsel yani doğuştan getirdiğimiz genlerimize şifrelenmiş̧ olduğu ileri sürülmektedir. Yasamın her döneminde görülebilir ancak çocuklukta biraz daha yoğun yaşanabilir.

KARDEŞ KISKANÇLIĞININ BELİRTİLERİ

Kendi yemeğini yiyebildiği halde annenin yedirmesini isteme.

Tuvalet eğitimine tamamlamış olmasına rağmen; alt ıslatma problemlerinin oluşması.

Bebeksi konuşmaların ve davranışların  başlaması.

Anne ve babadan sık sık kucaklanmak istemesi.

Bu kıskançlık belirtilerindeki temel amaç; çocuk farkında olmadan kendini bebeğe benzetmeye çalışıyor, eğer bebeğe benzer ise anne ve babasının kendisini daha çok seveceğine inanıyor olması.

KARDEŞ KISKANÇLIĞININ NEDENLERİ

Bazı çocuklara kıskançlık duygularını açıkça ortaya koyarak kardeşine vurma, onun oyuncağını kırma, “Ondan nefret ediyorum.” deme gibi davranışlar gösterirken bazıları da bu duygularını bastırır ve aşırı sevgi gösterir. Bu davranışın altında çoğu zaman ana-babanın sevgisini kaybetme, tepki görme korkusu yatar.

“Kardeşin de geliyor, senin pabucun dama atıldı.”

“Eee artık seni daha az sevecekler, hep kardeşinle ilgilenecekler.”

“Sen abi/abla oldun artık büyüdün, çocuk değilsin, böyle yapma.”

“Abla/abi olduğuna göre artık sana oyuncak almalarına gerek olmayacak.”

“Bebek de geliyor şimdi, evde istediklerin olmayacak,”

“Oyuncaklarını artık kardeşinle paylaşacaksın.” gibi cümleler durduk yere büyük çocuğun yeni doğacak kardeşi hakkında endişeler üretmesine ve gerilmesine sebep olur.

KARDEŞ KISKANÇLIĞI NORMAL MİDİR?

Kardeşler arasındaki rekabet onların birbirlerine karşı olumsuz duygular hissetmelerinden değil, anne baba tarafından daha fazla sevilme ihtiyacından kaynaklanmaktadır. Her çocuk en çok ve en iyi şekilde sevilmek ister. Çocuklar arasındaki mücadeleyi kamçılayan da anne babanın paylaşılamayan sevgi, onay ve ilgisidir. Bu nedenle kardeş rekabeti son derece doğal olduğunu kabul etmek, nedenlerini anlamak baş etme becerilerini geliştirmek son derece önemlidir.

PEKİ AİLELER, KARDEŞLER ARASINDAKİ KISKANÇLIKLA NASIL BAŞA ÇIKABİLİR?

Kardeşin dünyaya geldiğinde uyuma ve yeme problemi çekebilir. Sık sık gece ağlayabilir. Çünkü o da tıpkı bir zamanlar senin yaptığın gibi dünyamıza uyum sağlamaya uğraşacak. Dünyamızı tanıması, bizi anlaması, bir düzen kurması çok zaman alacak.. Bu süreç sonsuza kadar sürmeyecek, ancak sancılı olabilir. Senden bize destek olmanı bekliyoruz, çünkü senin anlayışın ve desteğin olmadan bu süreci sağlıklı bir şekilde atlatamayacağımızı biliyoruz.

Kardeşiyle ilgili doğru bir davranışta bulunduğunda olumlu şeyler söyleme fırsatını kaçırmayın. ‘’kardeşine ne kadar güzel dokunuyorsun, bak o da sana gülümsüyor ‘’ demek kardeş ile ilgili olumlu duyguları pekiştirir.

Çocuk her istediğinde kısa da olsa ona zaman ayırırsanız onun kendisine yeterince zaman ayrıldığı hissine kapılmasını sizden daha kolay ayrılmasını sağlayabilirsiniz. ‘Benimle oynar mısın?’ diye sorunca ‘evet seninle 5 dk oynayabilirim’ deyin. Saatlerinizi ayırmanız gerekmez. 4-5 dakikalık bölünmemiş bir ilgi bile çocuğu rahatlatır. Bu süre sonunda onu öpün, ‘seninle zaman geçirmek çok eğlenceliydi, ama şimdi işime dönmem lazım’ diyebilirsiniz.

 

KARDEŞLER ARASINDAKİ KAVGALARDA ANNE BABALAR NE YAPMALI?

Kendinizi olayların dışında tutun, karışmayın, hakem olmayın! kim başlattı? ne oldu? soruları tehlikelidir.

Problemi çözebileceklerine dair olumlu ifadeler kullanın. neden devamlı kavga ediyorsunuz yerine eminim ki kendi aranızda problemlere çözüm bulacaksınız demeniz daha doğrudur.

Büyük çocuğa sen büyüksün idare ediver demeyin.

Küçük çocuk bunu kullanarak en ufak anlaşmazlıkta basar çığlığı anne abim bana vurdu. Genellikle küçük çocuk büyükle yarış halindedir, büyüğe gücü yetmediği için onu kızdırmaya çalışır, ezilmişlik rolüyle anne babayı çağırır. Büyük çocuğa küçüğü korumak adına kızarsak, annem babam hep onu tutuyor, onun yüzünden hep azar işitiyorum düşüncesiyle kardeş rekabeti ve ona karşı öfkesi daha artacaktır.

Çocuklarınızın davranışlarını karşılaştırmaktan kaçının. Kardeşinin aksine, diğer çocuğunuzun davranışına övgüde bulunmayın ve birbirlerini karşılaştırmayın. “Neden kardeşin gibi davranmıyorsun, o ne kadar da akıllı, neden sen öyle değilsin?”

Her çocuğa özel zaman ayırın. Çocukların kendilerini özel hissetmelerinin bir yolu da ebeveynleriyle birlikte yalnız zaman geçirmektir. Onlara “Kardeşin uyudu, haydi beraber kitap okuyalım” diyebilirsiniz.

Çocuğunuza kızmak yerine kardeşiyle ilgili düşünce ve duygularını sorun. Onu dinleyin. Anlamaya çalısın.

Bebek için söylenen: “Ne kadar yaramaz, sürekli ağlıyor ve beni yoruyor oysa ben seni daha çok seviyorum.” gibi bir cümle, çocuk tarafından inandırıcı bulunmayıp, tam tersine onu kandırmayı istediğiniz inancı verebilir. Bu da en başta çocuğun size olan güvenini zedeleyecektir.

Anne-baba çocuğa: “Kardeşin doğdu; ama senin dünyanda değişen bir şey yok, sana olan sevgimizde bir azalma yok.” mesajını sadece sözcüklerle değil davranışlarla da iletmelidir. Baba, çocuğuyla yüzyüze iletişimi gerçekleştirir, ona zaman ayırır, ortak faaliyetlere girerse anne; “Alışverişi seninle daha rahat yapabiliyorum, senin yardımına ihtiyacım var.” diyerek çocuğa sorumluluk yükleyip, birebir ilişkiye girerse, süreç içinde çocuk “statü” kaybına uğramadığını fark edecek, özgüvenine yeniden kavuşacaktır.

Çocuğunuza: “Sen artık ablasın-ağabeysin.” demekten kaçının. Çocuğunuzu birdenbire büyütmeyin. Bırakın o da çocukluğunu doya doya yaşasın.

Çocuğunuzun yanında bir diğerini övmeyin, kıyaslamayın.

Kardeşler arasındaki iyi geçinmeler ödüllendirilmeli ve çocuklar: “Aferin size çok güzel anlaşıyorsunuz. ” şeklinde övülmelidir.

Başa çıkmanın 7 yolu

1.
 Çocuklarınızı birbirleriyle kıyaslamamaya özen gösterin. Çocuklarınızdan biri kardeşine aksi şeklinde davrandığında ona kardeşini yermeyin veya övmeyin. Bu davranış uzun vadede kardeşler arası gerginliğe neden olabilir. Çocuğunuza "Neden kardeşin gibi davranmıyorsun?" gibi çıkışlarda bulunmayın. Çocuğunuz bu tip ifadeleri "Siz kardeşimin benden daha iyi olduğunu düşünüyorsunuz. Onu daha çok seviyorsunuz" diye yorumlayabilir.
2. Bütün çocuklarınızı tarafsız bir şekilde dinleyin ve değerlendirmeniz gereken durumları tüm yönleriyle ele alın. Birini dinledikten sonra ona "Benle bu konuyu paylaştığın için teşekkür ederim; şimdi de kardeşini dinlemek istiyorum" deyin. Çocuklarınızla sağlıklı iletişim kurabilmenizin öncelikli yolu her birinin düşüncelerine saygılı, tarafsız bir dinleyici olduğunuzu göstermektir.
3. Çocuklar okulda yaptıklarını, sınav sonuçlarını ve karnelerini kıyaslayabilirler; ama siz çocuklarınızın derslerdeki başarısını asla birbirleriyle kıyaslamayın.
4. Çocuklarınızla ayrı ayrı ilgilenmeyi ihmal etmeyin. Çünkü kardeş olmalarına rağmen her birinin kendi haysiyeti ve farklı karakteri vardır.
5. Çocuklarınızla birlikte vakit geçirmenin yanı sıra, her biriyle ayrı ayrı da programlar yapın. Bunu yaparken diğer çocuğunuzun yalnız kalmaması için eşinizle iş bölümü yapıp, çocuklarınızı o gün farklı etkinliklerde bulunmak üzere paylaşın. Böylece her çocuk ebeveynlerinin ayırdığı ekstra zaman sayesinde kendini daha özel hissedecektir. Birlikte yürümek, sevdiği bir restoranda baş başa yemeğe gitmek, dondurma yemek gibi aktivitelerde bulunmak çok hoşuna gidecektir.
6. Çocuklarınız işbirliği yaptığında onları destekleyin. Çocuklarınız işbirliği halinde birtakım şeyler yapmaya çalıştıklarında onların bu davranış biçimlerini göz ardı etmeyin ve bu durumdan duyduğunuz memnuniyeti açık bir dille ifade edin. Çok sık rastlanmayan bu hoş tablonun yardımlaşma, paylaşma, işbirliği şeklinde daima devam etmesi için çocuklarınızı teşvik edin. Aldıkları takdir sayesinde çocuklarınız aynı güzel davranışları tekrarlamaya başlarlar.
7. Çocuklarınıza, kendi aralarındaki sorunları nasıl çözebileceklerini anlatın ve onlara güvendiğinizi her fırsatta söyleyin. Ailevi kurallarınızı ve aile içinde kabul edilebilir davranışların neler olduğunu çocuklarınıza hatırlatın. Örneğin vurmanın ve kötü konuşmanın kesinlikle kabul edilemez davranışlar olduğunu söyleyin.

Unutmayalım ki, her çocuk farklıdır. Her çocukta her yöntem işe yaramaz.Uzmanınızdan profesyonel yardım alınız…

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 9374