• Ana Sayfa
  • »
  • SANAT İLE ZANAAT NE DEMEKTİR ?

SANAT İLE ZANAAT NE DEMEKTİR ?

Dünyada ve ülkemizde yıllardır tartışıla gelen ve halen net bir karara bağlanamayan bir muammadır sanat ile zanaat.

Sanat, en genel anlamıyla yaratıcılığın ve hayalgücünün ifadesi olarak anlaşılır. Tarih boyunca neyin sanat olarak adlandırılacağına dair fikirler sürekli değişmiş, bu geniş anlama zaman içinde değişik kısıtlamalar getirilip yeni tanımlar yaratılmıştır. Bugün sanat terimi birçok kişi tarafından çok basit ve net gözüken bir kavram gibi kullanılabildiği gibi akademik çevrelerde sanatın ne şekilde tanımlanabileceği, hatta tanımlanabilir olup olmadığı bile hararetli bir tartışma konusudur.

Sanat sözcüğü genelde görsel sanatlar anlamında kullanılır. Sözcüğün bugünkü kullanımı, batı kültürünün etkisiyle, ingilizcedeki `art` sözcüğüne yakın olsa da halk arasında biraz daha geniş anlamda kullanılır. Gerek İngilizce`deki `art` (`artificial` = yapay), gerek Almanca`daki `Kunst` (`künstlich` = yapay) gerekse Türkçe`deki Arapça kökenli `sanat` (`suni` = yapay sözcükleri içlerinde yapaylığa dair bir anlam barındırır. Sanat, bu geniş anlamından Rönesans zamanında sıyrılmaya başlamış , ancak yakın zamana kadar zanaat ve sanat sözcükleri dönüşümlü olarak kullanılmaya devam etmiştir. Buna ek olarak Sanayi Devrimi sonrasında tasarım ve sanat arasında da bir ayrım doğmuş , 1950 ve 60`larda popüler kültür ve sanat arasında tartışma kaldıran bir üçüncü çizgi çekilmiştir. Sanat ile zanaat ile ilgili bir çok görüşler ortaya atılmış ve tanımlar eklenmiştir.

Sanatın Duyguların Dışavurumu Olduğu Görüşü

R.G. Collingwood, 1938`da basılan Sanatın İlkeleri (`The Principles of Art`) isimli kitabında sanatın temel olarak duyguların yaratıcı ifadesi veya dışavurumu olduğunu söylemiştir. Bunun yanında sanat ve zanaat arasında bir ayrım yapmıştır. Buna göre zanaat, malzemenin bir plan doğrultusunda daha önceden tasarlanmış bir son ürüne dönüştürülmesi iken sanatsal aktiviteler, araçlar ve amaçlar arasında, planlama ve uygulama arasında ayrım yapmayı gerektirmez. Bunun yanında bu görüşe göre, sanat herhangi bir duygunun da dışavurumu değildir. Bu duygu, ifade edildiği ana kadar açıklık kazanmamış olup, ifade edilişi onun keşfedilmesine neden olacak bir duygu olmalıdır. Bu aynı zamanda izleyiciyi de araştırmanın içine alır. Bu teori de sanat olarak kabul edilmeyen bazı aktiviteleri (örneğin bir psikoterapi seanslarını) sanattan ayırt edemediği gibi, sanat olarak kabul edilen bazı eserleri (örneğin Rönesans Döneminde, sanatçının duygularını açığa çıkarmak değil, dinsel duygular uyandırmak amacıyla yapılan resimler) kapsamadığı için, yerini değişik kuram aramalarına bırakmış, hatta tüm bu tanımlama çabalarının başarısız olması sanatın tanımının yapılmaya çalışılmasının ne kadar doğru olduğu tartışmalarını başlatmıştır. Çok sayıda sanat teorisyenlerine göre ise sanat eseri, sanatçının yaptığı eserden sadece bir tane ve sanatçının tarzı şeklinde yorumudur, zanaat ise aynı çalışmanın defalarca birebir kopyasının tekrarlanarak çalışılmasıdır şeklinde yorumlanmıştır. Kısaca bütün bu yorumlardan ve görüşlerden de anlaşılacağı üzere sanatçı, sürekli kendini yenileyen, geliştiren ve farklı konuları kendine has bir tarz ve uslûpla anlatandır. Zanaatkâr ise;  alışıldık bir biçimde benzer eserleri sürekli tekrar ederek üretendir.

Sanatla kalın...

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 814