Sarıl Umuda..

Umutsuzluğa kapılma, bak kendinin karanlığında, katakulli aydınlığı sisli ışıldadı ufukta. İşte dış dünya, kulak çekme ikazlarıyla ses veriyor karanlığa. Yankısından ısıtır umutlar, gelecek aydınlığa. İşte böyle zamanda biz olacağız, Atatürk’ümüzü Türklüğ


Umutsuzluğa kapılma, bak kendinin karanlığında, katakulli aydınlığı sisli ışıldadı ufukta. İşte dış dünya, kulak çekme ikazlarıyla ses veriyor karanlığa. Yankısından ısıtır umutlar, gelecek aydınlığa. İşte böyle zamanda biz olacağız, Atatürk’ümüzü Türklüğümüzü haykıracağız. Her birimiz bir damla bir nefes. Bir umut ışığıyız aslında. Öyle bir gün, öyle bir an gelir ki, umutsuzluğa yer vermeden irkildiğimizde, yeniden umut veririz geleceğimize.

Yeter ki içimizde azimli cesur bir yürek, umutla gönülden bir kalp ile karınca kaderince, elinden geldiğince, yılmadan doğru çıkalım zirvemize. Doğru dürüst alın teri ile çalışarak, attığın adımların bilinci içinde, hızlı gider menzil alır, ağır giden mendil alır bilinciyle, yürüyelim istikbalde. Tırmanırken hedef zirvemize, beklenmedik ummadık kayma düşme, tetikler bizi ulaşmaya tepemize.

İnan ki hiç ama hiçbir zaman kurumaz umut deresi gerekte yok zaten mutsuzluğa, inan ki yakındır yükselecek andımız Türklüğümüz yeniden. Düşüşe geçmek kadar tehlikeli değildir, düşmek.

İnerçıkarsında, düşüşü zor kaldırırsın yeniden. Kediler, çakallar, tilkiler sinsidirler, okşanmayı onlara av olunmayı beklerler, eğer bir kere akarsa dilekleri, derhal yüzünü cırmalar, gözünü çıkarır can yakarlar, nankör oğlu nankördürler. Onlar bir hayvanlar silsilesidirler. Vefa yoktur onların bazılarında, sadakat bilmez, yüz güldürmez onlar insana.

Bitmez tükenmez sabırla, sevecen hal görünümüyle, yılmadan pusuda, avlarının tuzağına düşmesini beklerler. Böylece fırsatını bulduklarında, ülkenin yarısını bile karanlığa gömerler. İstediklerini elde etmek için, her şey mubahtır, bir amaç uğruna çana bile saldırı yapılmasında, dinende sakınca görmez bu yaratıklar. İstikbal şahsi güç ve iktidar emelleridir, af nedir bilmezler. Bunların çeşitli görünüm halleri de vardır, bazen kuzu, bazen tavşan, bazen doğan kuşu gibide görünürler. Bunlara karşı umutsuzlukla, sadece sızlanmakla, korkmakla, pısırıklıkla olmaz. Başarının tek adresi, yılmadan değerli bir insan olarak, çalışarak yarına ileriye koşmaktır.

Yaşanmışlıklardaki tecrübeyi, tedbire dönüştürüp, umuda güzele, iyiye ulaşmak için, alın teri çalışma gerektirir.                                                                                                                                                     

Örneğin bir güle ulaşmak için, taşlı toprağı işleyip, onu suyla besleyip, dikenleri sana zarar vermeden aşıp, gülüne ulaşmalısın. Ata  sözüdür, tedbirin ( önce eşeğini sen sağlam bağla, buna rağmen kaybolursa sonra Allaha yalvar ). Arapça anlamlandırmadığın lisan ile değil, kendi lisanında dinini okuyup anlayarak, senin umut ışığını hayal etmek gerek. Bak kendilerini karanlığı, devran döndürdü bile, ne oldum delisi edip aslan bilgin kesildiler. Uyuyan dağa derinliklerinde gökler gibi dış dünya sesleriyle gürüldemeye başladı tepelerinde. Atatürk’ümüzün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Türklük özlemleriyle istikbale azimle yürüyüşümüzde, aramızdaki tilki, çakal, kedi, yılan gibi yaratıkları küçümsedik, ihtimali potansiyel tehlikeleri önemsemedik, hâlbuki onlar hep aramızdaydı.

Türkiye Cumhuriyetinin kurtuluş felsefesi bir asır önceden uyarıyor bizleri. Bütün dinleri, kendi lisanımızla, iyice okuyup anlayarak yürümeliyiz. Atatürk felsefesi düşüncesi ile umutla aydınlık gelecek yolumuz için, diyanetimiz mihenk taşıdır bu konuda. Çalışma kendi lisanınla dinini okuma anlama bilme ve aydınlanmadır bunun adı. Umutlu olmak, asla yan gel yat demek değildir, aksine sürekli hareket halinde, yenilikler arayışı içinde, evrenin yaşam biçimi örneği, iyi huzurlu sağlıklı güzel yaşamamız için, umutsuzluğa kapılmadan, çok çalışıp üreterek, insan farkındalığımızla, mutlu yarınlara koşacağız.

İnsanın insanlığından sapmayacağız. Mutluluğun tek anahtarı insanın hayatından memnun olmasıdır.                                                                                İlim, felsefe, sanat, akıl mantık, insanın tanrıdan bir parça olduğuna işaret eden şahitlerdir.

Umuda sarılarak sevgiyle geleceğe yürüyelim.

 

Halil Yıldırım ( Neptün Halil ağa)       

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 623