YAZ DEDİM GÖNLÜME

Gönül kalemimi daldırdım derinliklerdeki siyah mürekkebe. Sonra yaz dedim gönlüme. Sessizliğin adı değişti seninle. Tutamadım her seferinde…

Doldum, taştım beyaz gökyüzüme. Gönlümdeki hiçbir kuşu hapsedemedim göğüs kafesime. İçimdekileri kuşlarımın kanatlarına bağladım hece hece. Çok sıkmadım satırları ki kolayca çözülsün diye. Gönlümün kuşlarını başka gönüllere çabucak uçurayım diye.

Sev dedim gönlüme. Az sevemedim bir türlü. Hep azar yedim bu yüzden. Ama ben azar azar sevemedim bir türlü. Gönlümün ekmeği, suyuydu sevgi. Sevgiyi gönlümün rızkı eyledim. Gönlüne sevgiyi rızk eyleyen aşka da razı olmalıydı elbet. Gönlüm aşktan razı olsun…

Bekle dedim gönlüme. Yeşil ışık yansa bile bekle. Umutlanma! Kırmızı ışıkta geçenlerin sonunu düşün. Acele etme hiçbir şey için. Akrep ve yelkovan birbirlerine sarılmak için, sırf 60 saniye bir araya gelebilmek için saatlerce birbirlerini beklerken, bekle dedim gönlüme, bekle. Ve o sırada sabır geldi dile: “Hayallerin seni gerçeğin uçurumuna sürüklese de sen aşağı bakma asla. Kollarını iki yana aç, kaldır başını havaya.”

Sus diyemedim gönlüme. Ki ben gönlüme köle olmuşken, onu susturarak esir edemezdim aklımın sesine. Korkak değildi gönlüm. Galip gelirdi nefes nefese, nefis denen o illete bile.

Kalemin ucunu açtıkça kırılması daha kolay olur. Ben de gönlümü açtıkça kırıldım. Kırıldım…Ama sus dedim gönlüme. Kırmaktan korktum çünkü. İşte bu yüzden kendi ellerimle susturdum gönlümü.

Hepimiz kırıldık çok kez. Ya da kırdık mı demeliydim? Peki, insan neden gönülden, kalpten kırılır hiç düşündünüz mü? Biri sizi üzdüğünde neden ona “aklımı kırdın, ciğerlerimi kırdın” demeyiz de kalbimi, gönlümü kırdın deriz? Bir hadis-i kudsî meali der ki: “Yere göğe sığamadım da inanan kulumun gönlüne sığdım.” Yüce Yaradan’ın zuhur ettiği gönüllere dokunmaya kalkarken bir daha düşünün derim. Kılı kırk yarmalı insan, edeceği lafı, yapacağı davranışı bin kez düşünmeli gerekirse. İsteyerek ya da istemeyerek kırılmışsa o kalp zaman tükenmeden onarılmalı, hemen tamir edilmeli. İlacı siz biliyorsunuz zaten…

Ey gönül yaz yazabildiğin kadar, sev sevebildiğin kadar… Sabrı öğret, beklerken gönlüne. Arada sustur gönlünü ama susmayı alıştırma ona. Kırılmasına izin verme ve Ey gönül,ne olursa olsun kırgınım deme. Çünkü ‘kırmak’tan daha kötü olamaz hissettiklerin. Belki Hak’tandır bu kırgınlık. Hayra yor. Avuçlarının içine şükür dualarını koy.

 

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1620