SEZON FİNALİ

Yaza merhaba diyemeden, elveda der gibiyim sanki.

·         Gelmeni elbette istedim. Ama hoşça kal derken daha bir heyecanlıyım, yavaş yavaş gidişini izlerken “hadi git artık” bakışlıyım. Bu kadar alıngan olma! Zaten gideceksin, bunu benim istemem bir şeyi değiştirmeyecek ki.

Duygularımı ve düşüncelerimi çok fazla güneşe göstermedim bu yaz. Korktum mu? Çekindim mi? Blöf mü? Değişmeye devam sanırım. Duygularıma mayo giydirip şezlonga yatırmaktansa, onları hislerimin gölgesinde dinlendirmeyi tercih ettim. Sıcak kum tanelerinin üzerine basarken, ayaklarım yana yana koştum. Nereye mi koştum? Maviye... Ya gökyüzü ile denizin birleştiği yerde olmalıydım ya da dalgaların ayaklarıma dokunduğu kıyıda. Mavi... O kadar havalı ve çekici ki... Beni etkilemeye çalışıyordu, türlü türlü oyunlar peşindeydi. Oysaki ben çoktan kararımı vermiştim. Ayak izlerimi bıraka bıraka kaybolmuştum kumsalda.

·         Tüm yaz boyunca romanlar ve hikâyeler okudum beni benden alan. Kitaplar insanları yalnızlaştırır der bazıları. Bense çok şey öğreniyordum onlardan. Okudukça anlıyordum yalnız olmadığımı. Benim gibi düşünenler de varmış diyip seviniyordum yahut ben neden bunu düşünemedim diye kendimi sorguluyordum.

Sonra farklı farklı, renkli renksiz... İçlerinde satırlarca konu anlatan başka kitaplar da bitirdim. Yazdan önce başlamıştım bu kitapları bitirmeye. Beni başka bir hayatın avuçlarına bırakacak bu bilgileri ezberledim günlerce. Ardından doğru şıkları aradım hep. Onları bulmam gerekti bir an önce. Çünkü bir yanlış bile beni umutlarımdan, hayallerimden alı koyacak kadar acımasızdı. Çok yanlışım yoktu belki ama benden daha çok doğrusu olanlar hayallerine kavuştular. Bense şükre, yeniden yeni hayallere...

·         Kavurucu sıcak bir hayli bunalttı zihnimi. Fikirlerim bu nemli havada birbirine yapıştı. Zihnimdekileri suyun altına soktum hemen. Soğuk suyla duruladım, duruladım. Ayıklamaya çalıştım aklımı kemiren bitleri. İyi ki su var. İyi ki...

Beynimin içinde vızıldayan sivrisineklere ne demeli! Kulağımın dibine kadar yaklaşıp bana bir şeyler anlatıp durdular her gece. Duymak istemedim çoğunu. Çünkü bilmek istemediğim şeylerdi. Midemi bulandıran cinsten. Kovalayamadım bir türlü. Ne yapsam olmadı. Bana öyle şeyler anlattılar ki... Kimi zaman ağzım bir karış açıkta kaldı kimi zamansa sinirlendim bir kaçı elimde kaldı. Uykularımı kaçırdılar. Belki de zararları yoktu ama beni karanlık gerçeklerle baş başa bıraktılar.

·         Sonbahar, gecenin üzerine bıraktığı serinlik kokusuyla çok yakında geleceğinin habercisi... Gündüzleri hala yazın esiri... Bense şimdi yaşadıklarımın sezon finalindeyim. Biraz yorgun, biraz halsizim... Finaller hep en heyecanlı sahnede, izleyicileri merakta bırakacak şekilde gerçekleşir. Bazılarına mutlu son yakışır, bazılarına yas ve keder. Benim finalime ise güçlü olmak yakışır.

 

 

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 526