SENİ GÖRDÜM ALLAH’IM

Bembeyaz bir seccade serdim. Kırmızı kırmızı desenleri var üzerinde. Desenler o kadar ince işlenmiş ki o kadar ustaca yapılmış ki, o çizgilerin nerede başladığını nerede sona erdiğini göremiyorum.

O kıvrım kıvrım çizgilerin içine dalıyorum. Yok oluyorum. Huzura kavuşuyorum. Bir süre sonra kendime geliyorum. Kahverengi takkesini takmış gözbebeğim yavaşça ortaya geliyor. Her vakitte olduğu gibi… Ardından kirpiklerim sıra sıra diziliyorlar gözbebeğimin önüne. Ve gözbebeğim “Allahuekber” diyor. Kirpiklerim secdeye inip kalkıyorlar. Ve gözbebeğim “Allahuekber” diyor. Kirpiklerim secdeye inip kalkıyorlar. Sonra kapatıyorum gözlerimi. Bütün kirpiklerim de secdeye kapanıyor. Hepsi mihraba karşı sakince, öylece duruyorlarken, saf saf dizilmiş olan kirpiklerim kıpırdamaya başlıyorlar. Tir tir titriyor kimisi. Bir şeyler söyleyecekler. Söyleyemiyorlar. Susuyorlar. Ve bir anda gözyaşları akmaya başlıyor kirpiklerimin arasından. Kirpiklerim ağlıyor. Gözyaşları kirpiklerimin arasından süzülüp giderken bembeyaz seccade ıpıslak oluyor bir anda. O kırmızı kırmızı çizgiler daha da belirginleşiyor. Bembeyaz seccade sanki kana bulanıyor. Kirpiklerim yüce yaratanın varlığına, rahmetine ağlıyor. Kirpiklerim Cenab-ı Hakk’ın sevgisine, merhametine ağlıyor. Gördüm Allah’ım. Dünyaya gözlerimi kapattım, seni gördüm. Evrene baktım. Herkes seni konuşuyor. Rüzgâr seni fısıldıyor. Kuşlar gökyüzüne seni yazıyor. Hayran kalıyor bulutlar sana, o yüzden ağlıyor. Sonra toprak sen kokuyor, rahmet kokuyor. Çölde gördüm seni Allah’ım, okyanusta gördüm. Çölde bir kum tanesiydin, okyanusta bir habâb (su kabarcığı). Kum oldum çölde, ayaklarının altını öptüm. Habâb oldum okyanusta, her dalgada oldum, yok oldum. Gördüm Allah’ım. Avuçlarımın içinde seni gördüm. İki elimi de bir sen tuttun sımsıkı. Bırakmadın hiçbir zaman. Yüzüm her duamdan sonra hissetti rahmetini, sevgini. Sevgiyi de gördüm Allah’ım ama yalnızca sen de gördüm. Gördüm Allah’ım. Gören gözümde seni gördüm. Secdeye kapandım. Kararmıştı her yer. Gönlüm yoldaşım, gözüm fenerimdi. Bu yüzden, sonsuz ferahlıkta her yer aydınlıktı benim için. Görmek bakmak değildi bir anlık. Görmek baktığın her yerde, her şeyde O’nu hissetmek, O’nu anlamaktı. Gönlümle gözüm bir oldu. Gönül gözüm gördü seni Allah’ım.

Başımı yana eğdim Allah’ım. Huzuruna geldim, yalvarıyorum. Kaşlarım dâl olmuş rükûda beklerken, kirpiklerim secdeye inip kalkarken seni gördüm Allah’ım. Ellerimi sana açtım Allah’ım. Âmin.

 

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 697