MERHABA ANNE

9 ay önce…

Merhaba… Sesimi duyan yok mu? Burası ne kadar karanlık bir yer. Bu küçücük yerde ne yapıyorum ben? Neredeyim acaba? Bu göbeğimdeki uzun şey de ne? Çok darmış burası. Off, rahat hareket de edemiyorum. Ayaklarımla kendimi yukarı doğru itsem çıkabilir miyim ki buradan? Dur bir deneyeyim, belki işe yarar. O da ne bir ses duydum. “ Gel aşkım koş koş… Bebeğimiz tekme attı karnıma. Anneciğim biz buradayız merak etme. Babası bak şurası, dokun. Canım bebeğim…” Bunlar da kim? Sesi ince bir o kadar da içten olan kişi anneciğim diyor, kocaman ellerinde güvenini hissettiğim kalın sesli kişi de babammış. Anne ve baba… Bana bebeğim diyorlar. Demek ki ben onlara aitim. Beni bu kadar sevdiklerine göre onlar için değerliyim.  O saatten sonra çok mutlu oluyorum. Yalnız değilmişim. Bu zifiri karanlık yer adeta annemle babamın sesini duyduktan sonra aydınlanıveriyor. Benimle konuşsunlar diye ara ara tekme atıyorum annemin karnına ama canını acıtmadan. Zaten tekme atmasam da hep konuşuyorlar benimle. En çok da annem anlatıyor bir şeyler. Sıcacık elleri var. Beni o kadar çok seviyor ki hayallerini anlatıyor bana. Dünyaya gelince yapacaklarımızdan bahsediyor. Bunu duyunca şaşırıyorum. Demek ki sürekli burada kalmayacağım. Dünya diye bir yer varmış. Oraya gidecekmişim. Çok seviniyorum, kıpırdanmaya başlıyorum olduğum yerde. Dışarıdan “Ahh, yavaş bebeğim canımı acıttın diyor.” annem. Özür diliyorumama o beni duymuyor. Dünyaya geleceğim için değil de en çok seni göreceğim için seviniyorum anneciğim.

Şöyle bir kendime bakıyorum bir an. İlk zamanlara göre bende bazı değişiklikler var. Ellerim, kollarım, ayaklarım büyüyor gittikçe. Göbeğime bağlı olan uzun şeyin annemle aramızda bir bağ olduğunu sonradan anladım. Annem ne zaman yemek yiyorum dese o uzun şeyin içinden bir şeyler geliyordu. Fark ediyordum. Hatırlıyorum en başta annem bu kadar çok yemek yemiyordu şimdi ise durmadan bir şeyler yiyor. Benim için olduğunu düşünüyorum, hoşuma gidiyor. Annemler son zamanlarda sık sık doktor diye birine gidiyorlar. Ve günlerden bir gün gece vakti annem babama sancısı olduğunu söylüyor. Hemen hastaneye gidiyorlar. Sabaha karşı ben dünyaya geliyorum.

9 ay sonra…

Merhaba anne… İçerisi çok karanlıktı. Ama ben hiç korkmadım biliyor musun? Çünkü seni hep hissettim. Hep yanımdaydın sanki. Sen doktora gittiğinde kalp atışlarımı duyunca heyecanlanıyordun ya ben de işte o anda o güzel kalbinin atışlarını duyuyordum. Ne kadar güzel kokuyorsun anne. Kucağın ne kadar rahatmış. Son zamanlarda içeride baya sıkılmıştım. Şuan senin kucağında olmak huzur veriyor bana. İlk başta ağladığıma üzülme sakın. Ayrılıklar ne olursa olsun zordur, üzer insanı.

Canım annem, gören gözüm, gülen yüzüm, her şeyim… Büyümeye devam ediyorum. Benim için yaptıklarını, fedakârlıklarını gördükçe sana teşekkür edebilmek için an- ve -ne hecelerini aynı anda söylemeye çalıştım. Nasıl da mutlu olmuştun “ANNE” deyince.  Söylediğim günden beri her düştüğümde anne diye ağladım, yanına koştum. Korktuğumda anne diye bağırdım, sana sarıldım. Mutlu olduğumda, sınavdan yüksek puan aldığımda, öğretmenim aferin dediğinde ilk sana söylemek istedim. Çünkü ben senin parçandım. Seninle bütün oluyordum.

23 yıl sonra…

Merhaba anne… Şimdilerde 24 yaşındayım.Bu dünya da çok aydınlık değilmiş anne. Ama ben yine korkmuyorum. Çünkü sen varsın. En kıymetli varlığımsın benim. Uzun zamandır seni izliyorum sana hissettirmeden. İşin çok zormuş anne. Çocukların oldu. Bizleri emek emek büyüttün bizlerle sen de büyüdün. Evin içinde öyle bir düzen kurmuşsun ki her şey yolunda gidiyor. Eşinle, biz çocuklarınla sıkılmadan, yorulmadan ilgilenmeyi nasıl başarıyorsun? Evdeki işlerin hiç bitmez zaten. Kendine uğraşacak bir şeyler bulursun mutlaka.Hep tepemizdeydin. Birimizi birimizden çok sevmedin. Hepimizi çok sevdin. Hala da öyle… Kendinden önce hep biz geldik. Senin hakkını nasıl öderim anne. Sabretmeyi senden öğrendim anne, güçlü olmayı, susunca aslında kazanıldığını öğrendim. Güler yüzlü olmayı, cana yakın olmayı senden öğrendim. İnsan olduğumuzu unutmayıp, insan kalabilmeyi senden öğrendim. Ve en önemlisi sevmeyi öğrendim senden anne. Senin gibi sevmek… Candan… İçten… Karşılıksız sevmek… Allah nasip ederse ben de bir gün anne olacağım. Senin gibi olamam asla ama olmaya çalışacağım canım annem. Seninle gurur duyuyorum, iyi ki benim annemsin, iyi ki varsın ANNEM…

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 606