KAN KOKUYOR KALBİMİZ

Bir varmış bir yokmuş… Çok yeni zamanlarda, iyi ve kötü tüm gerçekleri ortaya koyan, yanlışın belirgin izlerini takip

ettirerek, doğruyu bulduran, en güzel mutluluğun ve en acılı kederin resmini aynı tuvalde tasvir eden, gözyaşı ve tebessümün tek bir tespihe dizildiğini ama her zaman aynı boncuğun çekilmediğini (yüzde 99) gösteren, umudu uçurumun ucuna, umutsuzluğu da denizin kıyısına koyacak kadar cesaretli olan, aşkı sonu gelmeyen duygulu satırlarla anlatan ama aşkın gücünü kitap aralarında solup giden güllerle ispatlayan, teraziye koyduğu sözde adaletin yükünü tüm insanoğluna taşıtan ama Hakk’ın adaletiyle bu ağırlığın hafiflediğini unutturmayan, gökyüzü ile yeryüzünün arasına gerilen ve bir ucundan tutmak zorunda olduğun o ipin, diğer tarafında seni aşağı indirecek ya da yukarılara çıkaracak gücün elinde olan şeyi özgürlük diye tanımlayan,  karşılıksız, o saf sevgi mumunun alevini, yanan kalbin üzerinde söndürenlerle seni aynı pastada dilimleyen,“Hayat” adında bir ayna varmış.Ayna ayna söyle bana şimdi gerçekleri:

“Onlar bir devlet adamı… Her gün birbirlerine saldıran, ellerinde silgi olmadan birbirlerini sürekli karalayan! Onlar milleti yönetenler… Aynı kapta yediğimiz yemeği ayrı ayrı tabaklara dolduran ve bundan hoşnut olan! Onlar bir dayı… Bir telefonla, bir emirle işini halleden, gökyüzünde en görkemli torpilleri patlatan! Onlar bir anne… Isınmak için değil, buz tutmuş yüreklerini yok edene kadar eritmek için bebeklerini sobaya atan! Onlar bir evlat… Ailelerini hunharca katletmek için dört dörtlük cinayet planları yapan! Onlar bir koca… Kadınlarını, yoldaşlarını tek kurşuna feda eden! Onlar bir ahlaksız… Masum meleklerin, el değmemiş, korumasız kızların bedenlerine muhtaç yaşayan!”

Susamıyorum. Ama yazmak bu kadar zulmetmemişti bana. Kötü gerçekler canımı acıtıyor ve gözyaşlarım secdeye kapanıyor. O kadar güzellik varken bu aynada neden bu kötü gerçekler? Hep vardı da, sadece kendimize bakmaktan mı göremiyor muyduk yoksa! Kapatıyor muyduk üstünü her seferinde bir kürek toprakla? Belki de güzellikleri gösteremeyecek kadar paslandı “Hayat” denen bu ayna.Umut neden uçurumun ucunda?

Birbirine helal iki tenin bir araya gelmesi dünyadaki en güzel şeylerden biriydi belki de. Kirlettik! Helal olan her şeyi kirlettik! İnsanlıktan çıktık. Karıncayı bile incitmekten korkarken eşlerini lime lime doğrayan canavarlar yarattık! Nefsine sahip çıkamayan şeytanlarla aynı cehennemde savaşmak zorunda kaldık. Çoğunu kahretsin kazanamadık!Ne oldu bize, ne oluyor bizlere? Tuz buz oldu kendi ellerimizle kirlettiğimiz ayna. Her yerimiz kesik kesik… Derin yaralar aldık. Kan kokuyor kalbimiz.

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1019