HAYAT BU AFFETMEZ

Sakinsindir yine… Seninle birlikte sessiz ve yorgundur gece… Gecenin ağırlığını üzerinde hissetmek üzeresindir ama uykunun üşengeçliği seni tekrar dirileştirir.

Karanlığın bir sağ koluna girersin bir sol koluna… Dönmekten yorulursun bir o yana bir bu yana. Uyku sonunda gözlerine ulaşır ve göz kapaklarını hafifçe örter mışıl mışılca… Bir çığlık sonrasında… Kâbus? Korku? Tepki? Stres? Bilemezsin neden bağırdığını. O sırada ne olduğunu hatırlamaya çalışırsın. Zihnin susar çünkü en ufak bir görüntü yoktur o ana dair.

Bu kadar sessizliğin içinde bağıramazsın sen. Sessizlik seni ele verdi. Sınırı aştın ve hayat seni yakaladı. Radar misali…

Her şey yolunda giderken bir anlık şiddetli öfke, ufacık bir olay pireyi deve yapma misali nasıl bu kadar büyür ya da büyütülebilir ki?Bol kalp atışlı heyecan… Çok önemli bir sınav öncesinde, âşık olduğun insanla buluşmadan önce, yalan söylerken... Çok mu mutlusun? Yahut ağlamaktan gözlerinde su mu kalmadı? Sınırı aştın. Öfken her zamankinin üstünde, heyecanın kontrol edemeyeceğin kadar soluk soluğa, yalanların ardı ardına kesilmeksizin, bu kadar fazla mutluluk sen nerede gördün? Ne kadar üzülürsen üzül gelip geçiyor keder. Bunun fazlası sadece seni yıkıp geçer. Hayat bu affetmez, yakalar seni. Radar misali…

Vücudun, kafanın içindekilerle savaşırken sessizliğe kılıcına çekmişse, öfken her zamanki seni senden uzaklaştırıyorsa, hissettiğin aşkın kendine yahut sevdiğinezarar vermeye başlayacak kadar artmışsa, heyecanın canını ele geçirmiş ya sen ya hayatın diyorsa, yalanlarının rengi pembe değil de bulanıksa, çok mutluyum diyecek kadar cesaretliysen ve mutluluğun çokluğundan kendini kaybedip onu birilerine ispatlamak kaygısına düşmüşsen, gece gündüz ağlayıp, kendini bitiriyorsan sınırları aşmışsın demektir. Hayat bu affetmez yakalar seni ve keser cezanı. Radar misali…

İşte ceza faturan… Öfke şeytanîdir. Bir anlık öfkenle kaybettin sevdiklerini. Yakınlarınla arandaki bağ kopma derecesine geldi.Aşırı heyecanın yüzünden sınavda istediğin başarıyı elde edemedin.  Sevdiğin adamın yanına giderken ilk buluşmadaki gibiydi kalbin.Ama o kalp atışlarını duyamayacak kadar sağırdı. Üzüldün, kendini değersiz hissetmeye başladın. Söylediğin yalanlar ise gün geldi, döndü dolaştı, sırtına saplandı ok gibi. Sen oka sırtını dönmüştün ama o saatten sonra da çevrendekiler sana sırtını döndü. Mutluluk kalıcı değil unutma bunu. Mutluluktan uçarken sen bir dert kanatlandı ve kondu ellerine. Kaskatı kesildin. O kadar üzüldün, kahrettin kendini. Bir baktın ki her şey yoluna girmeye başladı. Keder de baki değil bunu da unutma.

90 ile gidilecek yolda 90 ile gideceksin. Bırak 100’ü 91’le bile gidemezsin. Hayat bu çünkü… Affetmez yakalar seni. Radar misali… Hayat bir radarsa yaşamını pür-dikkat sürdüreceksin bu dur duraksız otobanda. Uyanık olacaksın. Bu yolda keşif önemli... Önce kendini keşfetmeye başlayacaksın. Davranışlarının, kalbinin, aklının, konuşmalarının, susmalarının kısacası benliğinin ibresi daima olması gereken seviyede duracak. Yoksa hayat bu affetmez, yakalar seni. Radar misali…

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 552