HAYAT BİLGİSİ

Hayatın “A, B, C” sini daha ilkokul sıralarındayken öğrenmeye başlamıştık. “Hayat Bilgisi” o zamanlar en kolay dersti. Adımızı yazmıştık hayata ilk önce. Hayat ise kader adlı tahtaya yazılmıştı. Ve biz o tahtaya ne yazıldıysa onu okuyorduk, bazen sevinçle

Tahtada sorulan sorulara her zaman doğru yanıt veremedik. Hatalar yaptık bilerek, bilmeyerek. Bazen yanlış olduğunu bile bile parmağımızı kaldırdık büyük bir cesaretle, bazen ise doğruyu bildiğimiz halde korktuk, çekindik.

Saymayı öğrendik 10’a kadar. Bazılarımız hep yerinde saydı. Kimilerimiz birer birer ilerledi hayatta, kimilerimiz ise onar onar. Sonra toplama işlemini öğrendik hevesle. Sevdiğimiz her kişiyi artı(+) ile ödüllendirdik. Etrafımızda toplamaya başladık sevdiklerimizi. “x, y ve z” ile tanıştık. Zamanla “x”lere, “y”lere de değer verdik. Yeri geldi “x”e kendimizden daha çok değer verdik. Önünde eksi(-) olduğunu bildiğimiz halde yine de topladık kendimizle. Sonuca baktığımızda, kendimizden bir şeyler eksildiğini gördük. Geç de olsa… Bunun sonuncunda hayattan dersler çıkardık. Hayatımızdan birilerini çıkardık. Çıkarma işleminin toplama işleminden daha zor olduğunu anladık. Çıkarma işleminin ortasına geldiğimizde çoğumuz formülü unutmak istedik. Unuttuk da. O zaman, işlemin başına dönmek zorundaydık. Oysaki başa dönmemeliydik hiçbir zaman. Başa dönmek bize zaman kaybettirirdi çünkü. Süremiz bu kadar kısıtlıyken başa dönmek büyük bir riskti. Belki de bir kere başa dönmeli, kim bilir. Bu şekilde işlemi ya daha rahat çözeriz, sonuca daha çabuk ulaşırız ya da şans vermiş oluruz. Ya kendimize ya hayata ya da…

Öğrendiklerimizi unutmamak için verilen ödevleri yaptık. Tekrar ettik usanmadan bildiklerimizi. Sıra sınavlara gelmişti. Sayısını hatırlayamadığımız kadar çok sınav olduk. Olmaya da devam ediyoruz. Hayat her gün yeni bir paragrafla çıktı karşımıza. Satırlar dolusu dertlerimize, hangi şıkkın doğru çözüm olduğunu dakikalarla savaşarak aradık. Problemlerle boğuştuk. Etraf toz, duman… Topladık olmadı, çıkardık olmadı. Tam da sonuca ulaşıyoruz derken, süremiz doldu. Her sınavın bir sonucu vardı. Kimimiz geçti, kimimiz kaldı. “Hayat Bilgisi” ilkokul sıralarındayken kolaydı. Büyüdükçe, hayatı öğrendikçe aslında daha da kolaylaşması gereken hayat, daha da zorlaşmıştı. Hayat gerçekten de zor bir sınavdı.

GÜNEŞ DUĞANLI 

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 733