• Ana Sayfa
  • »
  • BİR KISSANIN SÖYLETTİKLERİ

BİR KISSANIN SÖYLETTİKLERİ

Küçüklüğümüzde muşmula (yenidünya) ağacının önünden geçerken canımız çekerdi illaki. Olmamış o ekşi hali…

Hani yeşil yeşil… Daha lezzetli gelirdi. Amasahibinden izin almadan uzatamazdık ellerimizi. Sonra eve gelmişiz, bir bakmışız babamız pazardan muşmula almış. Hatırladınız mı?  Kötüye ya da bizim olmayana tam dokunacakken “Allah taş yapar” derdi annelerimiz. Nasıl korkardık… Allah’tan değil, harama el uzatmaktan.Haram ve helal… Biri Firavun’un Mısır’daki sarayıdır. Diğeri Mekke’deki nurlu Kâbe’dir. “Buraya girmeniz tehlikeli ve yasaktır.” yazılıdır “haram”ın kapısında. Helale ulaşmak ise temiz olmaktan geçer. Bembeyaz giyinirsin bu yüzden. Helal kapısından geçmen için ruhunun paklığı yeter. İşte tam da bu muhabbetle ilgili bir kıssa okudum gözlerimi dolduran… Haramdan sakınan bir kulun hikâyesi…

Gencin birisi Kâbe’de hep, “Ey doğruların yardımcısı olan Allah’ım, ey haramdan sakınanların yardımcısı olan Rabb’im, sana hamd ü sena ederim” diye dua eder. Bu durum herkesin dikkatini çeker. Birisi “Neden hep aynı duayı okuyorsun, başka bir şey bilmiyor musun?” der. O da anlatır:

7-8 yıl önce, yine Kâbe’de iken içi altın dolu bir torba buldum. Tam 1000 altın vardı. Nefs hemen, “Bu altınlarla, şunlarışunları yaparsın” diyordu. “Hayır” dedim kendi kendime, “Bu benim değil başkasının malı; kullanmam, haram olur.” Bu sırada birisi, “Şöyle bir torba bulan var mı?” diye bağırıyordu. Çağırdım onu, “Nasıl bir torbaydı, içinde ne vardı?” diye sordum.

Torbayı tarif etti ve “içinde 1000 altın vardı” dedi. “Al öyleyse torbanı” diyerek verdim. Adam torbayı açıp içinden bana 30 altın verdi. Pazara gittim. Temiz yüzlü, genç bir esiri överek satıyorlardı. Gencin temizliği dikkatimi çekti. Yanlarına gittim, “Bu köle için ne istiyorsunuz?” dedim. “30 altın” dediler. Adamdan aldığım 30 altını verip genci satın aldım. Bir iki yıl geçti. Genç çok çalışkan, çok edepli idi. Onu aldığıma çok memnun olmuştum. Bir gün onunla giderken karşıdan iki üç kişi geliyordu. Genç bana dedi ki, “Efendim, ben Fas Emiri’nin oğluyum. Bu gelenler ise babamın adamları. Beni buldular. Senden beni satın almak isterler. Sen iyi bir insansın, onlara 30 bin altından aşağıya satma beni” dedi.

O kişiler yanıma geldi, “Bu esiri bize satar mısın?” dediler. “Satarım” dedim. “60 altın verelim” dediler. “Olmaz” dedim. “İyi ama sen bunu 30 altına almadın mı? Biz sana iki mislini veriyoruz” dediler. “Öyleyse gidin pazardan alın” dedim. Artıra artıra 20 bin altına kadar çıktılar. “30 binden aşağı olmaz” dedim. Çaresiz kabul ettiler. Altınları verip, genci alıp gittiler. Ben o 30 bin altınla işyerleri açtım, ticaret yaptım, daha çok zengin oldum.

Bir gün bana arkadaşlar, “Çok zengin bir ailenin iyi bir kızı var. Babası yeni vefat etti. Onunla seni evlendirelim” dediler. Ben de “Olur” dedim. Nikâh kıyıldı. Deve yükleri çeyizini getirdiler. Çeyiz gelince bir torba dikkatimi çekti. Kıza “Bu nedir” dedim “İçinde 970 altın var, babam Kâbe’de bunu kaybetmiş, bulan gence 30’unu vermiş; kalanını da bana hediye etti, çeyizime koymam için.”

Demek ki bulduğum altınlar benim rızkım imiş, vermese idim haram yoldan gelecekti, şimdi helal yoldan yine bana geldi. İşte bu yüzden bana yardım edip haramlardan koruyan, nice nimetler ihsan eden yüce Rabb’imehamd ederim.

Yönümüzün Kâbe olması, yasakları(haram) çiğnememek, temiz olana(helal) koşmak dileğiyle… Allah’ın haramlardan koruduğu kullarından olabilmek dualarıyla…

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 591