BAHAR TEMİZLİĞİ

Yağmur son kez dokundu saçlarıma. Son kez kondurdu yanaklarıma busesini. Dağlar bulutlara benzemeyi bıraktı. Yeşil sarığını doladı başına.Toprak beyaz kefenini son kez giydi.Kar giymiş toprak ölüme hazırlanır gibi.Toprak öldüm zannetti. Ama cennetin kokus

Sabah namazına kuş sesleri ile uyanmak baharı müjdeler adeta. Dualarıma konar kuşlar. Hayallerimin tepesinde ötüşür dururlar. Güneş özlem dolu gözlerle bakar yeryüzüne ve artık gökyüzünde daha fazla vakit geçirmek ister. Kış yormuştur tabiatı, canlıları, umutları… Şimdi canlanma zamanı… Kışı bir kenara bırakıp değil de kış mevsiminde yaşadıklarımızı unutmayıp baharı karşılama zamanı…(Yaz vakti bile dışarı çıkarken yanınıza ne olur ne olmaz diye aldığınız ceket ya da hırkadan gelsin aklınıza.)

Uzun kış geceleri… Kolay geçmedi. Yanan sobanın içinde odunların, aklımda ise düşüncelerimin çıtırtısı… Dışarıda soğuk havanın doğayla savaşı, içimde kaybettiklerimle kazandıklarımın barışı…Yorganın altında titreyen gölgemin, zifiri karanlıkla dostluğu… Kulaklarımda ise göğün kızgın uğultusu… Uzun kış geceleri… Kolay geçmedi. Sıcakkanlıdır soba. Yanına yaklaştığın zaman kolay kolay ayrılamazsın yanından. Adeta sarılasın gelir. Kıvrılıverirsin başucuna şefkat bekleyen bir çocuk gibi. Oda ısınmadan önce için ısınır sobanın sıcaklığıyla. Sonra gülücüklerin ısınır sobanın tellerinde.  O güzel tebessümden sonra kalbine ulaşır sıcaklık. Kestane de pişince yumuşar. Kalpleri de pişirmek gerek sevginin sıcaklığında yumuşatmak gerek…Kış sırasını bahara bıraktı, şimdi baharı söylemek gerek…

Temizliğin habercisidir bahar. Bahar temizliği… Her şeyden önce ruhları temizler bahar. Tüm kapılar açılır sonuna kadar. Tozlanmış olan ruhumuzu var gücümüzle silkeler hava alması için dışarı bırakırız. Dışarı çıkar çıkmaz baharın mutluluk saçan kokusu nefesimize karışır. Kendimize gelmeye başlamışızdır.Huzur veren bahar kokusundan biraz datemizlik bezimizin üzerine damlatırız. Sonra başlarız silmeye. Neleri mi? : Yorgun umutlarımızı, gözyaşlarımızı, kırgınlıklarımızı, isyanlarımızı… Yıkılmamak için, mutlu olabilmek için…Kör olmuş gözlerimizin önünden perdeleri çıkarırız. Cam gibi parlak olmaları için gözlerimizin içine tüm güzellikleri sıkarız.Her zaman güzel bakabilmek için…  Ruhumuzun desenli, şekil şekil halıları… Onları da köpükleyip fırçalarız bir sağa bir sola yahut yukarıya aşağıya. Değişkendir ruhumuz evet oldukça desenlidir içleri rengârenk. Üzerine basılmaktan ezilmiş ruhumuzun bu renklerini tekrar ortaya çıkarmak gerek. Hayatın diğer renkleriyle buluşabilmek için…Temizliğin sonuna doğru yaklaşırken biraz yorulmuşuzdur. Bu yüzden paslanmış duygularımızı sevdiklerimizle cilalarız. Onlarla buluştuğumuzdabirlikte içtiğimiz sohbetin başka içeceklere benzemediğini anlarız. Ve son olarak ruhumuzun kışlıklarını anılarımızla birlikte naftalinler, hurca yerleştiririz. İyi ya da kötü…Kokuşmasınlar. Hepsi birer tecrübe hepsi ayrı birer hikâye…

Önce kendimiz… Önce kendimiz… Önce kendi ruhunuza yaşatın baharı. Bahar gelmeden de içinizde açmış olsun sevgi çiçekleri. Hep temiz kalabilmeyi öğretin ruhunuza. Koruyun kendinizi. Paslara, kirlere, çamurlara karşı açın şemsiyenizi. Kışa aldırmayın. Her şey gibi o da geçici. Az kaldı. Bahar geliyor belki de geldi. Hoş geldi…

.

 

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 725