Kadın Hakları Üzerine



 

Gün geçmiyor ki gazete sayfalarında ve televizyon ekranlarında bir kadın cinayeti olmasın. Koyulan resimlere bile bakmak insan olanı utandırıyor.

 

Kadın haklarını korumak ve savunmak yerine insan haklarını korumak ve savunmak onları genelden ayrı tutmamak gerektiğine inanıyorum. Çünkü insanlığı var eden ve çoğaltan kadın değil midir? Kadın olmasa zaten insanlık olmazdı. Onu toplumun göz bebeği, büyüteni, geliştireni olarak görmek, erkekleri de ortaya çıkaranın kadın olduğunu bilmek yeterlidir. Türk ve Müslüman toplumlarda tarihin akışı içinde kadının yeri hep erkeğin yanı, yuvasının koruyucusu ve onu var etmek, ayakta tutmak için çırpınan her fedakarlığı gösteren çocuklarını topluma hazırlamak için elinden gelen her şeyi yapan anadır, kadındır. O kendini döven, hatta öldüren erkekleri de yetiştiren gece gündüz her güçlüğe katlanan yeri doldurulamayan bir varlıktır.

 

Yüce yaratan kadına en kutsal görevi, doğurganlık görevini vererek insanlığı ayakta tutmayı ve geliştirmeyi yüklemiştir. Bu çok büyük ve karşılığı hiçbir şey ile ödenemeyecek olan bir kudrettir. Bu kudreti verirken ona sevgi ve şefkati, koruma ve esirgeme duyguları ile acıma katlanma duyguları ile donatarak erkekten farklı kılmıştır. Onu bu kutsal görevlerle donatan Tanrı erkeklere de kadınlara iyi davranması gerektiği emrini vermiştir. Bunu emrederken erkeğin varlık sebebinin bir kadın , bir anne olduğunu hatırlamak istemiş olmalıdır.

 

Kadın ve erkek arasında her zaman küçük veya büyük anlaşmazlıklar olabilir, hayat şartlarının neleri nasıl getireceği önceden bilinemeyeceği için, ortaya çıkan sorunları oturup konuşarak çözmeye çalışmalı, topluma yerleşen yalan yanlış örf ve adetleri tarihin çöplerine atmalı, karşımızdakinin Tanrının yarattığı varlık olan insan olduğunu hatırlamalı ve öfke, kin ve nefret tohumlarını bastırarak sevgi, saygı ve şefkat tohumlarını geliştirerek birbirimize karşı davranışlarımızı kontrol altında tutmayı öğrenmeliyiz.  

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 429