ÜÇ BAŞSIZ KARANFİL

ÜÇ BAŞSIZ KARANFİL

Ellerinde bir demet çiçek, üzerindeki günün anlamına uygun giysilerle çıkıyorlardı merdivenlerden…


Sekiz yaşlarında bir kız öğrenci jelatine sarılmış olan üç dal karanfilin bir tanesinin baş kısmının olmadığını fark edip arkadaşlarına soruyordu `buldunuz mu` diye...


Bulamadılar…


Tören başlayacaktı… Önce çiçekleri çok sevdikleri Atalarının temsili kabrine bırakacaklar sonra anma programına katılacaklardı...


‘Öyle bırakabilirsin` dememe rağmen gözü, düşen karanfilini arıyordu…


Servislerine binerek günün anlamına uygun bir tiyatro izlemeye gittik hep birlikte…


Atamızın ve annesinin konuşmalarında gözlerimizden süzülen yaşları silerken göz göze geldik onunla…


Elinde jelatinli poşeti `acaba neden bırakmadı `diye düşünürken yanına yaklaşınca `hiç çiçeğim kalmadı` dedi…


‘Neden bırakmadın sorusuna `bıraktım öğretmenim ama annem kendi okulumdaki Atatürk `e de bu çiçeği götür` dedi…


`Çiçekleri bıraktım sadece sapları kaldı şimdi ne yapacağım ben` diye sorunca gözüm arkadaşının elinde olan çiçeklere takıldı…


İzin isteyip bir tanesinin ucunu kopardım jelatinde bulunan üç başsız karanfilin içine yerleştirdim…


‘Oldu mu şimdi’ diye sorduğum zaman yüzünde güller açtı, koşarak servisine gitti...


9’u 5 geçe hiç bitmeyecek bir sevgiye doğru…


Emine Çataltaş


  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 310