MASAL

MASAL

Bir varmış bir yokmuş diye başlayan masallar var ya sonu hep iyi biten... En çok da sonunda kazananın iyiler olduğunu bilmenin verdiği mutluluk ve güven duygusu...

Bundan mıdır bilmiyorum çocukken oyunlarda hep güçsüzün yanında olur, onları cesaretlendirmeye çalışırdım, oyunu kaybetsek de takım olmanın güven duygusunu daha çok yaşardık…

İşte masal kahramanlarım;

Siyah beyaz televizyonda izlediğim Küçük  Ev...

Kötü komşularına karşı hep iyilikle karşılık veren anne baba ve güzel çocukları…

Baba evi…

Bana bir masal anlat baba diye başlayan çocuklarına kol kanat geren babanın masalı…

İkinci bahar…

İyi insanların ikinci bir şansı nasıl yakaladığının masalı...

Babam ve oğlum… İyi insanların destansı masalı…

Yarım asır geçti iyi insanlara olan inancım değişmedi…Peki neden iyi  masallar yok şimdi, ne değişti?..

İyi insanların yerini kimler aldı?..

Silahların gölgesinde,  kimliksiz ,kötülüğün güç olduğunu yansıtan yalancılar mı?..

Deniz kenarında yalılarda oturup hiç iş ve emek harcamadan şaşalı bir hayat sürüyor görüntüsünü veren yalancı masallar ekranlarımıza yansıyan…

Entrika, kötülükle çocukları, gençleri boğuşturan iyilik yok ediciler…

Değişen masallarımız mı oldu sadece?

İyilerin görünmediği, çocuklarda; kötülerin kazandığı çizgi film algısına nasıl izin verdiniz?

Beş altı yaşındaki çocuklara ‘hangi masal kahramanını seviyorsun?’ diye sorduğumuzda hiç biri iyi kahramanları söylemiyor, çünkü yok sosyal medyada, kitaplarda… Elinde ışın kılıcı ve silahlarla dolaşan yok edicileri sevdiklerini söylüyorlar…

Bize masallarımızı geri verin, o küçücük yüreklere iyilik ekelim ki dünyamız iyilerin kazandığı kahramanlarla yaşasın…

Emine Çataltaş

 

 

 

 

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 297