DALGALAR

DALGALAR

Yaz aylarının bittiğini haber vermek ister gibi çakıyordu şimşekler gecenin karanlığını birkaç saniyeliğine gündüze çevirerek…

Ardından gelen gök gürültüsü kulakları sağır edecek gibi ürkütücüydü…

Her şimşek çaktığında uykusundan uyanıyor, uyuyamıyordu… Bir an önce sabahın olmasını diledi…

Saatin alarmı çaldığında gecenin bitmesine duyduğu mutluluk gökten boşalırcasına yağan yağmurun şaşkınlığına bırakmıştı kendisini…

Her zamanki gibi hazırlanıp çıktığı evinden o kadar kısa süren yağmurun trafiği felç edişini üzülerek izledi yapılan reklamlar, aldatmacaları hak etmediklerini düşünerek geçti yolculuğu…

Gecenin yarattığı huzursuzluğun da etkisiyle aşırı duygusal ve karamsardı…

İçindeki çocuğu susturamadı, duygu; sevgiydi onun için, özlemdi, yaşanmışlıklardı, paylaşabileceği birini aradı…

En yakın hissettiği arkadaşına kahve ikram edip bu duygusallığı paylaşmak istedi…

Ancak zamanları uymayınca attı kendini hafiften çiseleyen yağmurun altında dışarıya…

Amaçsızca yürürken içindeki hıçkırık sussun istedi…

İstemsizce denize doğru yürüdü dalgaların yükselişini fark edince…Bir yükselip bir kaybolan..Durup dakikalarca izledi…

Dalgalara baktıkça kendine benzetti denizi…

O durgun, halinden memnun duruşundan eser yoktu bugün, öfkesini ve acılarının yansımasını görsünler diye çırpınışı vardı...

Yürüyerek geldiği yolu  dönmek için bacaklarında derman bulamadı,dolmuş durağına kadar ulaşıp dolmuşa binmek istedi…

Durağa ulaştığında dolmuştakilerin çoğunluğunun yabancı olması başka bir ülkede gibi hissettirdi kendini…

Yağmurun ceketine hafif dokunuşlarla ıslatmaya başladığı durakta,  indiğinde dalgaların kıyıya hırçınca vurmasının acısı gibiydi yağmurun dokunuşları...

Güneşi özledi…

 

Emine Çataltaş

 

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 304