CAN AMCA

CAN AMCA

Seksenli yılların ortalarında lise son sınıftaki üniversite hayaliyle yanıp tutuşan gençleriz...Kaderimizi değiştirmenin tek yolu üniversite…

 

Kızlar okuyamazsa on sekizinde evlendiriliyor yoksa evde kalır diye aile büyük bir baskı altında kalıyor… Erkekler ya çiftçilik ya da şanslıysa otobüs şoförlüğü yapacak…Hepimiz bu tablonun farkında olmaktan dört elle sarılıyoruz derslerimize…

 

Kaderimizi değiştirmek için bütün sınıf karar alıyoruz, küçük ilçemizde bulunmayan ilimizde bulunan dershaneye gideceğiz ve mucize gerçekleşecek…

 

Bütün cesaretimizi toplayıp ailelerimize açacağız konuyu, ama bir sorun var dershaneye verecek parayı nasıl bulacaklar hadi onu bulsalar nerde kalacağız?

 

Gençlik işte bulunacak…

 

Tandırda yufka ekmek yaparken anneme açıyorum konuyu; “Dershaneye gideceğim tüm arkadaşlar karar aldık”

 

Annem paramızın olmadığını kalacak yerimizin olmadığını söyleyince; “Bulacaksınız ve gideceğim ben” dediğimde elime şaak diye inen oklavanın acısıyla dolan gözlerim görülmesin diye eve kapanmam ve dakikalarca ağlayışım…

 

Ne yapacaktım şimdi kazanamazsam tarlada çalışacak ve evlendirilecektim… Kabus gibi… Bunu kabul edemezdim… “Keşke üst katta oturan amcamların çocuğu olsam” diye geçirdim içimden çünkü onların çocuğu yoktu beni okuturlardı…

 

Zaman yaklaşıyor arkadaşlarım birer ikişer kayıt yaptırıyorlardı bense hiç konuşmuyordum… Ne diyebilirdim ki, parasızlık…

 

İmdadıma CAN AMCA yetişti… Benim o kadar üzüldüğüm ve elime oklava ile vurduğu için annemin vicdanı sızlamış Konya’da öğretmen olan akrabamız Can amcadan evlerinde kalabilmem için izin almışlardı babamla…

 

İşte o gün yemin ettim bir gün ben de Can amca gibi olacağım yardıma ihtiyacı olan öğrencilere evimi açacağım diye…

 

Nalçacı’da bulunan ve  ilk defa asansör gördüğüm oldukça lüks olan evlerini onlarla birlikte temizleyerek borcumu ödemeye çalışıyordum…

 

Can amcanın eşi neredeyse her akşam Can amca eve gelince ‘Can yine mi ekmek aldın dün aldıklarını henüz bitirmedik  yine neden aldın?’ dediğinde Can amca ’Olsun bir gün bulamayız ekmeği evimizde bulunsun ‘diyerek aldırmadan söylenenlere her gün eve ekmekle gelirdi…

 

Ne zaman bir kitapçıya gitsem Can amca gelir aklıma… Aldığım kitapları henüz okumamış olsam bile  bir gün kitap alacak durumum olmaz deyip, mutlaka bir iki kitap alarak çıkarım kapıdan…

 

İyi vardın Can amca, ya olmasaydın…

 

Emine Çataltaş

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 274