YOL ARKADAŞIMIN KAHRAMANI

YOL ARKADAŞIMIN KAHRAMANI
Yine bir karne günü. Sokaklar cıvıl cıvıl .Çocuklar, gençler erken çıkmışlar okuldan, bazıları karne töreni saatine kadar dolaşıyorlar. Buluşmalar ,sohbetler, tatil planları. Onların bu güzel çoşkusunu izleyerek yürüyorken, yeşil ışığın son anında hızla geçmeye çalışırken buldum kendimi. Biraz sabırlı olabilseydi sürücü , hiç kormayacaktık O ve Ben. Endişe ile attık kendimizi karşı kaldırıma. Birbirimize baktık. İkimizin de dilinden birer sitem sözcüğü çıktı aceleci araç sürücüsüne. Sonra da aynı anda  söylendiğimiz için gülmeye başladık.Yoluma hızlıca devam ederken O da hizamda benimle birlikte yürüyor.Gözü üzerimde…
      Yol arkadaşım 10-12 yaşlarında afacan bakışlı,sevimli bir erkek çocuğu.’Bizi eziyordu gördün mü’ “evet “dedim”biraz durabilirdi” ‘Sizin adınız ne? ’dedi merakla. Sanırım tanıyor beni yada birine benzetti.Bir komşu teyzeye belki.Ya da bir öğretmene.Adımı öğrendikten sonra hemen atladı;
     -‘Benim adım da Ardacan. Ama bu Can’ı hiç sevmiyorum. Ben Arda’yı kullanıyorum’ .
     -Tabii   Ardacım haklısın .Benim de oğlumun böyle bir sıkıntısı var.Neyse boşver büyüdüğün zaman sana Ardacan bey demekte zorlanırlar.Arda bey derler.Yüzüne gururlu bir gülümseme yayıldı.Sustuk,sessizlik...Hala beni tanıyıp ,tanımadığına dair şüphelerim var.Derken…
     -Sizin oğlunuzun kahraman canavarı kim?
     Canavar? Kahraman? Kahraman canavar ?..
     Canavarın kahraman olanı??..
     Bir ortak noktamız daha olmuştu. Bir anda onun gözünden düşebilme mahcubiyeti ile ;
     -Ardacım vardır mutlaka bir kahramanı gidince sorayım dedim.
    Aman Allah’ım ,çocuklarımın bir kahraman canavarı olup olmadığını dahi bilmiyorum.
     Güzel yeşil gözlerini kocaman açtı az önce yaşamın içinde  trafik canavarına yenik düşmekte olduğumuz Arda arkadaşım beni de sanal canavarların içine sokmaya çalışıyor.
O en sevdiği kahraman canavarı anlatıyor.Çok uzun kollarıvarmış.Onun ölmediğine ,yaşadığına inanıyormuş.Ama benim masal canavarlarım ,küçükken sadece uyumadığım ya da tabağımda yemeğimi bitirmediğim zamanlar gelip korkuturlardı.Kim bu Kahraman Canavarlar?
     Zincir bir marketin önüne kadar geldik.Marketin önünde ayrılacağımızı sandım.İçeri birlikte girdik.Ben reyonlarda limontuzu ararken , o hala yanı başımda canavarı anlatıyor.Bense korku ve ürkek bakışlarla onu dinliyorum.Aceleyle çıktı arkamdan.Kapıda son kez sordu;
    -Sizce uzun kollu Kahraman Kahraman Canavar yaşıyor mu?
   -Ardacım,bence bu bir yazarın hayali kahramanı .İnanma,gerçek değil tabii ki.
Bakışları,sen hala çok gerilerde kalmışsın der gibiydi.
   -‘Ben tam karşıdaki kasabın arkasında oturuyorum görüşürüz’ dedi. Koşarak karşıya geçti.
Ahh Arda ,ahh Ardacan;gerçek canavarlar aramızda dolaşıyor.Hem de kahraman kıyafeti ile.Trafik canavaları,Kadına,çocuğa,hayvana,insana  şiddet uygulayan canavarlar,sahtekarlar,dolandırıcılar.İnsani  değerlerden uzak,minnet ve takdir duygusundan yoksun canavarlar…
Ahh Arda ,Ahh Ardacan ;Bir gün sanal alemden çıkıp,gerçek canavarları gördüğünde şaşırma,bocalama,onların isimlerini sor.Ama gerçek kahramanın Canavarlar değil ,onların karşısındaki Devler olsun.
“Tıpkı bu yazıyı bana heyecanla ulaştırmak için bir gece vakti kapımı çalan ,bir İnsanlık ve Eğitimcilik  Kahramanım  gibi…”
Emine Çataltaş




  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 182