YÜZDE 61’Mİ?..

“Ali Rıza Özyer’e”..

Her seçim öncesi oy kullandığım Çağlayan İlköğretim okulundaki sandığı akşam saatlerine kadar takip eder,oy sayım işlemi sona erdikten sonrada sayım işlemini takip ederim..

Çağlayan İlköğretim okulundaki sandıkta oyumu kullandıktan sonra genelde Ak Partili kardeşlerimle oy işlemleri sonuçlanıncaya dek demokratik biçimde tartışma ortamına gireriz.

Birbirimizi kırmadan,kardeşlik çizgimizi bozmadan.

Bazen hararetli, bazende sağduyuyu elden bırakmadan yaptığımız tartışmalar sonucu sandıktan çıkacak olan yüzdeler hakkında fikir alış verişlinde bulunuruz.

16 Nisan 2017 Pazar günü yapılan referandum sırasında da yine aynı tabloyu yaşamadık dersem yalan olur.

Çok sevdiğim değerli kardeşlerim Ak Parti Manavgat ilçe teşkilatı yönetim kurulu üyesi Ali Rıza Özyer, işadamı Ali Boztaş ve diğer Ak Partili kardeşlerimle referandum öncesi yani sandıklar açılmadan yüzdeler hakkında görüş alışverişinde bulunduk.

İddiaya girmemi isteyen kardeşlerimde olsa “Ben iddiaya girmem, görüşlerimi açıklarım” düşüncelerini ortaya koydum.

Ali Rıza Özyer ile Ali Boztaş kardeşlerim referandum sonuçlarının Karadeniz’in yiğit kenti Trabzon’un plakası ile eş değer çıkacağını savundular..

Yani yüzde 61 civarında..

Ben ise Hayırların yüzde 53-56 civarında çıkacağını savundum..

Tartıştık,konuştuk.

Demokratik biçimde sohbet ettik.

Kırmadan,dökmeden..

Kavgasız, hır gürsüz sohbetimizin neticesinde daha henüz sandıklar sayılmaya başladığında ilçe seçim kuruluna gitmeyen sandıklar manipüle edilmeye başlandı.

Aynı gün öğle saatlerinde Yüksek Seçim Kurlu mühürsüz oy pusulalarının ve zarflarının geçersiz olduğuna dair açıklama yaptı.

Yetmedi TERCİH mühürlerinin yerine EVET mühürlerinin de geçerli olacağına dair açıklamalarda bulundu.

Oylar açıklanmaya ve netleşmeye başladığında kafa kafaya giden oyların sonucu ortaya çıkan tablo gerçekten anlamlıydı.

Evetler yüzde 51.4

Hayırlar ise 48.6 olarak açıklandı.

İtirazlar boşa gitti.

Ardından Cumhurbaşkanı yaptığı açıklama ile “Atı alan Üsküdar’ı geçti” dedi.

Yani,”Fırsatların hepsinin kaçması. Bundan sonra yapacak hiçbir şeyin kalmaması.” Anlamındaki bu söylem manidardır.

Keşke referandum sonuçlarında şaibe olmasaydı.

Keşke mühürsüz iki buçuk milyon oy haybeye gitmese idi.

Yüksek Seçim Kurulu itirazları değerlendirse idi.

Durum bambaşka olurdu.

Ben o gün Ali Rıza Özyer ve Ali Boztaş kardeşlerime konuyla ilgili köşe yazısı yazacağıma dair söz vermiştim.

Bükemeyeceğim eli öpeceğimi ifade etmiştim.

Şaibenin dorukta olduğu bir ortamda böyle bir şeyin mümkün olmadığına karar vermeme karşın yinede kendilerini kutlamadan geçemeyeceğim.

Olayların akışını zamana bırakmak gerek.

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun..

 

HOPDEDİK

ŞAİBE..

Şaibeli referandum süreci

devam ediyor.

İtirazlar ne getirir bilemem.

Bildiğim tek şey,

İkiye ayrılmış olmamız.

İnşallah ileride

Berbat günler yaşamayız

Kardeşlik adına..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 117