YUSUF AYDIN’IN SERGİSİ…

YUSUF AYDIN’IN SERGİSİ…

Yirmi – Yirmi beş yıl öncesinde Manavgat’ta özel hastane, özel doktor muayenehanesi hak getire.

Parmakla sayılacak birkaç doktor muayenehanesinin yanı sıra birkaç röntgen mütehassısı vardı Manavgat’ta..

Onlardan biri de benim komşum,güzel insan Demokrasi Bulvarının vazgeçilmezi Yusuf Aydın’dı..

O bana “Komşum”..

Ben ona “Komşum” dedik yıllar boyu..

Çeyrek asırlık bir dostluk pekiştirdik yüreklerimizde..

Güzel gülüşü, dost yüreği ile Manavgat’ta köy ve mahallelerinde tanımayan yoktur Yusuf Aydın’ı.

Geçtiğimiz günlerde hobi olarak başladığı fotoğrafçılık sanatında “Bir mevsim,iki gün,iki şehir” isimli ilk fotoğraf sergisini açtı..

Yedi göller ve Manavgat’ta çektiği fotoğraflarını görücüye çıkardı..

Röntgen uzmanlığının birikimi ile göz,gez,arpacık ve yürek sevdasını deklanşörüne yansıtıp,objektifiyle güzel kareler yakalamış güzel dostumuz..

Fotoğraf sergisinde dağıttığı kitapçığın başlangıcında “Fotoğraf çekmek yaşama değer katar” diye girmiş konuya.

Ardından eklemiş “Bir çiçeğin detaylı dokusu ve renkleri,elmanın,eriğin,şeftalinin önce yaprakları sonra çiçekleri mi yoksa önce çiçekleri sonra yapraklarımı açar baharda bunu öğrenmek ve belgelemek,bölgemizde muşmula olarak bilinen malta eriğinin ne zaman çiçeklendiğini bilmek,muz meyvesinin muhteşem çiçeğinin olduğunu fark etmek ve bunları mevsiminde fotoğraflamak manzaranın eşsiz ahengi ile renk uyumunu hissetmek gerek” diyor Yusuf Aydın..

Gerçekten de öyle..

Bas deklanşöre yansıtsın sana güzelliğinin yanı sıra yürekten gelen duyguların birleştiği anda fotoğraf sanatçısı olunuyor.

Yusuf Aydın’da öyle yapmış, hobi olarak başladığı fotoğrafçılıkta makinesi, deklanşör ve objektifi vaz geçilmez bit tutku haline gelivermiş.

Sergide görücüye çıkan fotoğrafların her birinde ayrı bir anlam.

Ayrı bir güzellik var..

Manavgat’ın doğası..

Yedi göllerin muazzam manzarası..

Sonbahar’da yaprak dökümünde toprağa düşen o güzelim yaprağın ağlayışını öylesine güzel yakalamış ki tarifi mümkün değil..

“Fotoğraf çekmek, insanın aklını, gözünü ve yüreğini aynı hizaya getirmesidir. Bu bir yaşam tarzıdır” demiş ya Henri Cartier Bresson, Yusuf Aydın bu söylemi kendine yaşam biçimi olarak seçmiş.

İlk sergisi olmasına karşın gayet başarılı, insanın gözünü ve yüreğini aydınlatan güzel fotoğraflara şahit olduk sergide.

Ne diyelim benim güzel yürekli komşum..

Helal olsun..

Sana yakışan biçimde yürek güzelliğini Manavgat’la paylaştığın için yüzlerce teşekkürler Yusuf Aydın’a..

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun..

 

 

HOPDEDİK
FOTOĞRAF..

Fotoğraflar yalan söylemez,

Yürek güzelliğini, doğayı,

Baharı, kışı,

Yazı ve geçmişi

Anımsatır bize.

Yusuf Aydın’da öyle yapmış.

Tebrikler komşum..

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 325