YÜRÜMEK..

Güzel mi, güzel bir havada..

Delikanlı sevgilisiyle şehir dışına yürüyüşe çıkmış.

Epeyce gittikten sonra yollarını şaşırıp, tarlada çalışan bir köylüye delikanlı sormuş:

“Şehre ulaşmamız ne kadar sürer?”

Köylü yanıt ermiş:

“Başlayın  yürümeye..”

Gençler başlamışlar yürüyüşe..

Köylü arkalarından seslenmiş:

“Şehre kırk dakikada varırsınız..”

Delikanlı sormuş:

“Daha önce neden söylemedin?”

Köylü gülerek yanıt vermiş:

“Yürüyüşünüzü görmem gerekirdi”

--//--

Bu fıkra aklına nereden geldi diye soranlarınız vardır elbet.

İzin verinde anlatayım hele bir yol.

1 Kasım seçimlerinin üzerinden geçen süreç nerede ise 15 güne varmak üzere.

Bu süreç içerisinde yürüyüşleri değişenler oldu ülkemizde.

Hadi haksızsın deyin..

Kimi kostak kostak yürürken.

Kimileri de paytak ördek misali yalpayarak yürümeye devam ediyor.

Bazıları ise henüz evden çıkıp ta gün yüzüne, halk arasına çıkmış değil.

Seçim yenilgisinden olsa gerek.

Yolda nasıl yürürüm diye düşünenler çoğunlukta..

Hele hele 1 Kasım seçimleri öncesinde birbirileri ile kıyasıya iddiaya girenler var ya onlar yandı keten helvası türküsü söylüyor şimdi.

Yıllar evvel bendenizde o türküyü söyleyenler kervanında idim.

Tabiri caiz ise birçok iddiayı kaybettikten sonra son iki seçimde yani 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde yoğurdu üfleyerek yiyenler kervanına katıldım.

İddiaya zorlanmama karşın ne olur ne olmaz düşüncesi ile girmedim iyi ki girmemişim.

Girmiş olsaydım eğer bende bugün yalpayanlar grubunda olacaktım.

Yürüyüşleri değişenlerin bazıları haklı olarak göğsünü gere gere dolaşırken.

Yenilgiden nasibini alanlar ise nasıl adım atsam acaba? Düşüncelsi içerisinde hala düşünmekte.

Demokrasinin gereği böyleymiş diyenler var.

“Yok, kardeşim ne demokrasisi liderin beceriksizliği” diyenlerde.

Hatta il ve ilçe örgütleri çalışsaydı böyle olmazdı söylemleri dolaşıyor orta yerde..

Daha ileriye gidip te liderine hakaret edenlerde mevcut.

Her neyse bunlar siyasi partilerin iç meselesi detayına pek fazla girmek olmaz.

Biz fıkra ile başlamıştık ya yazımıza.

Gelin bir fıkra ile noktalayalım ne dersiniz?.

--//--

Takım ağır bir mağlubiyet almış.

Oyuncular soyunma odasına gidip,

Süklüm püklüm  taburelere oturmuşlar..

Biraz sonra hışımla içeri giren teknik direktör, bir kenarda oturan yedek kaleciye sille tokat girişmiş..

Neye uğradığını şaşıran yedek kaleci isyan etmiş:

“Yahu hocam ben oynamadım ki. .Bana neden vuruyorsun, kabahatim ne?”

“Sus ulan” demiş hoca:

“Sen form tutup kaleye geçseydin bu golleri yemezdik”

 --//--

Ne güzel değil mi?.

Liderlerin formunu tutup ta seçime girseydi.

Bugün yürüyüşleri değişenlerin yerleri de değişmiş olacaktı..

Maalesef olmadı.

Kim bilir belki dört yıl sonraki seçimlerde saflar değişir.

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun.

 

 

 

HOPDEDİK

YÜRÜMEK..

Kimi yürüyerek,

Kimi koşarak yol alıyor.

Kimi ise strateji uyguluyor.

Çok çalışan kazanıyor beyler.

Çok çalışan..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 394