Yıpranma..


Gazeteciler 1961 yılında 212 sayılı yasa ile elde etmişlerdi yıpranmayı.

Yani her dört yıl için bir yıl yıpranma payı alıyorlardı.

..Ve daha erken emekli olabiliyorlardı.

Bizlerde yıpranma haklarından yararlanarak emekli olan gazetecilerdeniz.

Eskişehir’de yayınlanan Sakarya gazetesi yazarlarından Engin Bayrı kardeşim köşesinde şöyle yazmış;

“Bu yasanın getirdiği haklar 2008’de çıkarılan 5510 sayılı Genel Sağlık Sigortası kanunu ile geri alındı.

Çok tepki çekti bu durum.

AKP iktidarı tepkilere yıllarca kulak tıkadı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik verdi büyük müjdeyi(!) ''Sayın Başbakanımız gazetecilerin bu anlamlı gününde onları ikinci kez sevindirecek bir çalışma yapmamızı istediler.

Bu yasaya bunu koyduk ve çalışan gazetecilerin yıpranma hakkına kavuşmasını gerçekleştirmiş olduk'' dedi.

Ancak; eklemeyi unuttu.

Milletvekilleri de bu yasadan yararlanacak ve daha erken emekli olabileceklerdi.

Muhtemelen bu yasanın hedefi de buydu.

Milletvekillerine kıyaktı.

Gün 10 Ocak olunca, gazeteciler de eklendi yasaya.

Yıpranma payları tam 5 yıl sonra geri verildi.

Ama gazeteciler sevinsin mi?

Üzülsün mü?

Gazeteci dostlarımız tepkili bu duruma.

Kullanıldıklarını düşünüyorlar.”

Bu satırlara katılmamak mümkün değil.

Gazeteciler gününde gazetecilere kıyak yapıyoruz diyen milletvekilleri yine malı hamutu ile götürmeyi başardılar.

Tepki çekmenin diye de gazeteciler gününde basın emekçilerini kullandılar.

Mec­li­s’­te ka­bul edi­len ka­nun­la, SSK ve Bağ-Kur emek­li­si mil­let­ve­kil­le­ri­nin emek­li ay­lık­la­rı­na 4 bin li­ra zam gel­di.

Mil­le­tin as­lı, so­ğuk­la­rın iyi­ce bas­tır­dı­ğı şu gün­ler­de, emek­li ay­lık­la­rı­na ge­len yüz­de 3-4’lük ar­tış ile “ye­ni yıl zam­la­rı­nı­” na­sıl kar­şı­la­ya­ca­ğı­nı ka­ra ka­ra dü­şü­nür­ken, Mec­li­s’­te ka­bul edi­len bir ya­sa ile mil­le­tin ve­kil­le­ri­ne ba­zı “ö­zel avan­taj­la­r” ge­ti­ril­di.
Bu­na gö­re;
* Mil­let­ve­kil­le­ri­nin 4 yıl­lık hiz­met­le­ri 5 yıl ka­bul edi­le­cek ve sağ­la­nan yıp­ran­ma hak­kı ne­de­niy­le “er­ken emek­li­li­k” avan­ta­jı sağ­la­ya­bi­le­cek­ler.
* SSK ve Bağ-Kur emek­li­si mil­let­ve­kil­le­ri, iki yıl mil­let­ve­kil­li­ği yap­ma­dan “mil­let­ve­ki­li emek­li­si­” ola­bi­le­cek­ler. Böy­le­lik­le emek­li ay­lık­la­rı, mil­let­ve­ki­li se­çi­lir se­çil­mez 4 bin li­ra art­mış ola­cak.

İna­nı­lır gi­bi de­ğil ama olay bu!

On mil­yo­nun üze­rin­de emek­li­nin bü­yük kıs­mı, yok­sul­luk ve aç­lık sı­nı­rı­nın al­tın­da­ki emek­li ay­lık­la­rın­da ar­tış bek­le­r­ken, mil­le­tin as­lı ye­ri­ne ve­ki­li­ne “ö­zel avan­taj­la­r” sağ­lan­dı.

MİL­LE­TİN AS­LI­NA NE GEL­Dİ?

Mil­le­tin as­lı­nı il­gi­len­di­ren ba­zı dü­zen­le­me­ler de şöy­le;
* Emek­li ay­lı­ğı ile ge­çi­ne­me­di­ği için ser­best ça­lı­şan emek­li­le­rin, ay­lık­la­rın­dan “yüz­de 15 Sos­yal Gü­ven­lik Des­tek Pri­mi­” kes­tir­me­le­ri ge­re­ki­yor­du.
Bu du­rum­da olan ve ken­di­le­rin­den “ce­za­lı pri­m” is­te­nen yak­la­şık 600 bin emek­li­ye, 36 aya ka­dar “tak­sit­len­dir­me­” ko­lay­lı­ğı sağ­lan­dı.
* Li­se­yi bi­tir­dik­ten son­ra üni­ver­si­te­ye gi­ren öğ­ren­ci­ler, li­se­yi bi­tir­me ve üni­ver­si­te­ye gir­me ara­sın­da­ki 4 ay­lık sü­re­de, an­ne ve­ya ba­ba­sı üze­rin­den, sağ­lık hiz­metle­rin­den ya­rar­la­na­bi­le­cek­ler.
* Prim bor­cu ol­du­ğu için bir ya­kı­nı­nın üze­rin­den dok­to­ra gi­den Bağ-Kur­lu­’lar, SGK ta­ra­fın­dan çı­kar­tı­lan bor­cu öde­me­ye­cek­ler.
Gör­dü­ğü­nüz gi­bi, mil­le­tin as­lı da ba­zı kü­çük ko­lay­lık­lar sağ­la­na­rak unu­tul­ma­mış!

Gazetecileri kullanan siyasiler tepki çekmesin diye basın gününü kutladığımız sıralarda meclise verdikleri önerge ile işi oldu bittiye getirip, sanki maden işçisi gibi çok emek sarf ediyorlarmışcasına erken emeklilikte kendilerine bir kıyak daha geçtiler.

Ne diyelim.

Bu konuda ileride halk sandıkta inşallah gereken cevabı verecektir vekillere.

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ