YİĞİTLİK Mİ?...


1350 yıllarında akından akına koşan Osmanlı cengâverlerinden bir kısmı Anadolu`dan Rumeli`ye geçerken Ahırköy mevkiinde bir süre dinlenirler. Bu esnada bütün Türklerin özünde bulunan güreş yapma isteği ortaya çıkınca 40 cengâver eşleşip kendi aralarında güreşmeye başlarlar. Kıran kırana geçen güreşler sonrasında pehlivanlar yenişemeyince yollarına devam kararı alırlar. Daha sonra, Kırkpınar adı verilen mevkiye gelen güreşçiler burada tekrar güreşmeye başlarlar. Kıran kırana geçen güreşler sonrasında iki pehlivan kalır. Günlerce süren güreşten sonra iki pehlivan da yenişemez ve orada vefat ederler.

Süleyman Paşa`nın askerleri yollarına devam etmek mecburiyetinde olduklarından arkadaşlarını oraya defnederek yola koyulurlar. Yıllar sonra şehit güreşçi arkadaşlarının kabirlerini ziyaret eden askerler burada bir pınarın akmaya başladığını görerek buraya Kırkların Pınarı adını verirler. Daha sonra değişerek adı Kırkpınar olan bu yerde askerler ve daha sonraki yıllarda bütün herkesin katılımıyla bir güreş düzenlenir. Sonraki yıl bir daha. Bir daha..

“İki yiğit çıktı meydane

İkisi de birbirinden merdane

Allah Allah İllallah!

Koç yiğitlere alkışlarla diyelim maşallah!”

652 yıldır devam eden ve en eski spor organizasyonlarından biri olarak kabul edilen Kırkpınar`da yetişen birçok isim yıllarca hafızalardan silinmemiş ve yeni doğan çocuklara bu isimleri vermek büyük bir şeref olarak kabul edilmiştir. Koca Yusuf`lar, Kurtdereli Mehmet`ler, Kel Aliço`lar, Çolak Mümin`ler, Adalı Halil`ler ve daha binlercesi bu alanlarda güreşmeye başlamış ve Kırkpınar`la özdeşleşmişlerdir. Hatta 26 yıl üst üste Kırkpınar Pehlivanlığı`nı kazanan Kel Aliço bu alanda dünya çapında kırılması güç bir rekorun sahibi olmuştur. Kırkpınar güreşlerinde Cumhuriyet`ten sonra en çok kazanan pehlivan, dokuz defa başpehlivan olan Tekirdağlı Hüseyin (Alkaya)`dir. Onu, günümüzün Koca Yusuf`u kabul edilen Karamürselli Ahmet Taşçı takip eder. Taşçı yedi defa başpehlivan olarak altın kemeri iki defa ebedi olarak kazanmıştır.

Son olarak ta bu listeye bölgemiz güreşçisi Ali Gürbüz katılarak gururumuz oldu. Üst üste üç kez adlığı altın kemerin sonuncusunda doping çıkınca sevincimiz kursağımızda kaldı.

Er meydanına da bu şekilde hile karıştı. Dünyanın gözünün 652 yıldır Kırkpınar’da olduğunu biliyoruz. Er meydanına hile karışması geleneksel yağlı güreşlerimize leke sürmekle birlikte yiğitliğimize de leke getirdi. Yiğitler çıkar meydana,birbirinden merdane..

Ve gücü olan galip gelir çayır çimende. Türk ulusunun  bir çok gelenek ve annelerinin tek tek yok olduğu yaşadığımız yüzyılda Kırkpınar’da yaşanan bu olay gerçek anlamda düşündürücüdür. Geçmişte pehlivanların saatlerce hatta günlerce süren güreşlerinin ardından galip gelen yenilen tarafından kutlanır.

Başpehlivan dünya pehlivanı unvanına sahip olurdu. Hazır söz pehlivanlardan açılmışken bir hikaye ile bitirelim yazımızı.

“Bir usta, bir çırak pehlivan yıllarca birlikte çalışırlar.

Usta pehlivan çırağına güreşin tüm inceliklerini öğretir.

Onu elinden geldiğince hazır eder güreş için. Bir gün vakit gelir. Usta pehlivan çırağına hadi güreş vakti diyerek onunla er meydanına çıkar.

Kispetler giyilir. Yağlar sürülür.

İki yiğit çıkar meydana..Saatler sürer iki yiğidin güreşi..

Sabahın alaca karanlığında başlayan güreş akşam güneş batana dek sürer.. Dinlenirler,yağlanırlar yine başlarlar güreşe.

Tam güneş batacakken usta pehlivan çırağının sırtını getirir yere..

Çırak olan yenilgi sonrası yerden doğrulur ve ustasının elini öper..

Ve de merakla sorar ustasına..

“Usta be sen bana tüm oyunları gösterdin,son dakikada beni yendiğin oyunu görmemiştim” der.. Usta pehlivan duraksamadan yanıtlar çırağının sorusunu..

“Güreşte yüz oyun vardı, ben sana 99’unu öğrettim birini kendime saklamıştım, zora düşersem diye,işte o oyunla seni yıktım” der..”

Şimdilerde usta-çırak ilişkimsi kaldı.

Kim usta, kim çırak belli değil.

Puştluğun ustalıkları katladığı dönemde ne yazık ki er meydanına da puştluklar bulaştı.

Ne demiş Karacaoğlan;

“Delik demir çıktı,mertlik bozuldu”..

Yiğitlikte er meydanında kayboldu.

Ne diyelim yazıklar olsundan gayrı..

Haydi, kalın sağlıcakla..

Her şey yüreğinize göre olsun..

 

 

HOPDEDİK

 

VAY YİĞİDİM VAY..

Yağlı güreş denince,

Dünya imrenirdi bize..

Şimdilerde öyle mi?.

Doping saldık çayıra.

Allah Türk ulusunun

Sonunu hayır eyleye..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1735