YAZMAK..

Her gün bir şeyler karalıyor.

Her gün başka şeylere kafa yoruyoruz.

Anlayan çıkıyor,anlamayan oluyor.

Her şeye karşın yazmak ve yaşamak zorundayız..

Bazen doluyor kafalarımızın içi,duraksıyor..

Gelişmeler ve hayat duraksatıyor beyinlerimizi.

İşte o zaman işin kolayına kaçıveriyoruz.

Bugünde öyle olsun be dostlar..

Bir kaç fıkra ile izninizle kurtarıverelim günü..Stresten uzak..

Ve iç gıcıklayıcı gelişmeleri bir kenara bırakarak.

******

"Yılbaşı ikramiyesinin en büyüğü Temel’e çıkmış...

Aradan üç ay geçtikten sonra, bakkal-manav-kasap ve borçlu olduğu diğer esnaflar yolunu çevirmiş:

“Ula Temel, sana büyük ikramiye çıktığı halde üç aydır borçlarını niye ödemiyorsun ?”

Temel sırıtarak yanıtlamış :

“Zengin oldu da değişti demesinler diye!..”

******

"Temel, bir binanın önüne durmuş, arkadaşları da çatıya çıkmış.

Temel aşağıdan bağırıyormuş:

“Ula sen, iki kolunu yana aç, öyle atla...”

Atlamış adam... Gümmm!

İkinciye seslenmiş:

“Sen sadece sağ kolunu yana aç, öyle atla...”

İkinci de gümm!

Yine seslenmiş:

“Sen iki kolunu yana yapıştır, öyle atla...”

Üçüncü de sizlere ömür derken, yoldan geçen bir adam olanları görünce sormuş:

“Kardeşim siz ne yapıyorsunuz?”

“Görmüyor musun?” demiş Temel:

“Tetris oynuyoruz!..”

******

"Sokrates’in eşi, kavgacı bir kadın olduğu için, bir türlü anlaşamazlarmış.

Sokrates bir gün öğrencileriyle sokakta ders yaparak yürüyormuş.

Tam evlerinin önünden geçerken eşi, Sokrates ve dolayısıyla öğrencilerinin başına bulaşık suyunu boşaltmış..

Sokrat, hiç istifini bozmamış ve öğrencilerine dönmüş:

“Evlenin, evlilik çok kutsal bir müessesedir” demiş:

“Evlenin, karınız iyi çıkarsa mutlu, kötü çıkarsa filozof olursunuz...”

******

"Napolyon’un kız kardeşi “Pauline Borghese”, ünlü İtalyan heykeltraş “Canova”ya çıplak bir heykelini yaptırmış...

Söylentiye göre, kusursuz vücudunun mermerde aldığı şekli gören nedimelerden biri şaşırmış:

“Aman Altes” demiş:

“Çırılçıplak mı poz verdiniz?”

Altes gülmüş:

“Sakıncası yoktu ki, oda çok sıcaktı!”

******

"Genç kız gittiği aile doktoruna hamile olduğunu söylemiş ve ne yapması gerektiğini sormuş.

Doktor, “Ne zaman oldu?” demiş.

Kız biraz durakladıktan sonra yanıtlamış:

“Şeeeyy.. Bundan üç ay önce, annemler sinemaya gitmişlerdi. Ben de evde yalnız kalmıştım.”

Doktor, “Peki sen niye gitmedin?” diye sorunca devam etmiş kız:

“Ben 17 yaşındayım. O filme 18 yaşından küçükleri almıyorlardı!..”

******

"Temel ve Dursun, araştırma yapmak için aya gönderilmişler.

Aya indiklerinde Dursun,  Temel’e “Sen mekikte kal” demiş:

“Ben biraz etrafı kontrol edeyim.”

Dursun, yarım saat dolaştıktan sonra geri dönmüş.

Bakmış mekiğin kapısı kapalı. Çalmış..

İçeriden de Temel’in sesi duyulmuş:

“Kim oooo?”

******

"Otoyol polisi Baş rahibeyi durdurmuş.. "Çok ağır gidiyorsunuz efendim!" diye..

-"Yoldaki işaretlerde 10 yazıyor da..!" demiş rahibe

-"Efendim o otoyol numarası!" demiş polis, o sırada arka koltukta oturan rahibeler başlarını sallayıp birbirlerine sarılmaya başlamışlar.

-"Ne oldu bunlara" demiş polis..

Başrahibe sinirle direksiyonu kavrayıp gözlerini kısarak!

-"Biraz önce 261 no´lu yoldan geçmiştik de..!"

******

Rahip, evlilikle ilgili vaazında "Üç şey var.. Problem çıkarabilir ve evliliği bitirebilir!" demiş.. "Para, çocuk ve seks..!"

Kadın, hafifçe kocasının kulağına eğilerek "Duydun mu?" diye fısıldamış sinirli sinirli.. "Yırttık! Bunlardan biri bile bizde yok..!"

******

Kalın sağlıcakla..

Her şey yüreğinize göre olsun..
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 117