YAZMAK MI?..


Genelde günümüz Türkiyesi’nde her şeyi yazmak olmuyor..

Yani her şeyi açık ve net biçimde dile getirmek zor zanaat gibi bir şey oldu..

Salt yerel basın için mi geçerli bu dediklerimiz, aynı şey ulusal basın içinde geçerli.

Dünya genelinde basın özgürlüğü sıralamasındaki yerimize bakarsanız ne demek istediğimizi anlayabilirsiniz.

Oysa ; basının özgür platformda günümüz gerçeklerini harfiyen yerine getirmesi gerekiyor değil mi?.

Ne gezer..

Sıkıysa dokun..

Dokunda ya bin ah işit.

Ya da başına örülecek çorapları seyreyleyiver gitsin.

O`nun için genelde geyik muhabbeti yapmayı yeğliyor basınımızın köşe yazarları.

Yada "Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" düşüncesi hakim oldu ülke basınında..

Yazılacak, eleştirilecek.

Gündeme getirilecek öyle çok şey var ki, sayfalara sığmaz.

Kütüphaneler dolusu sayfalar tutar.

Ansiklopedilere taş çıkarır valla.

Ama maalesef birçok şey yazılamıyor.

Gelecek yıllarda sanırım bugünkü gelişmeleri ve olayları tarih yazacaktır.

Bizim ömrümüz yetmez sanırım tarih sayfasına düşecek notlara.

Ama illaki yeni yetişen nesil birçok gerçeği o zaman tarih sayfalarında yazılanlardan okuyacaktır kuşkusuz.

Sizin anlayacağınız bizim meslekte artık yavaş yavaş yerini normal mesleklere bırakmak üzere.

Kim bilir belki çok yakın gelecekte bu anlamda yazılı basının sonu olur.

Görmüyor musunuz internet ortamında her dakika tüm dünyadan gelişmeleri okuyabilme şansına sahip gibi görünüyoruz.

Birçok köşe yazısı.

Haber ve yorum ile birlikte dakikalık yaşanan olaylar anında internete servis oluyor.

Bizler ve ulusal basın internet hızına yetişmek için çaba sarf ediyoruz ama ne gezer.

Çok zor ..

O`nun içindir ki ulusal basının çoğunluğu baldır, bacak resimleri ile süslüyor sayfalarını.

Promosyonların haddi hesabı yok.

Sayfalar dolusu gazete sudan ucuza satılmaya çalışılıyor.

Olmayan okuma alışkanlığımız internet sayesinde her geçen geriliyor.

Okumayan ve birçok şeyden haberdar olmayan toplumların ilerleme şansı iyice yok gibi bir şey.

Beyinler internet aracılığı ile yıkanıyor

Ne diyelim.

Her şeyin hayırlısı ise o olsun.

Diyelim demesine de..

Özgürlüklerin kısıtlandığı.

Haber alıp verme iletişiminin azaldığı.

Baskı unsurlarının çoğaldığı bir dönemde..

Halklara ve kalemlere özgürlük demek ne işe yarar merak ediyorum.

Öncelikle..

Evet, öncelikle özgür bir basın.

Konuşan bir Türkiye için zemin atılmalı.

Eleştirilere açık olunmalı.

Basın Ahlak kuralları çerçevesinde her isteyen istediğini dile getirmeli.

Ve de en önemlisi ülkemizde okuma ve yazma oranının yükselmesine katkıda bulunulmalı.

Yoksa bu kafa ile.

Bu düşüncelerle Avrupa Birliği kapılarını aralamamız mümkün değildir.

Sen kalkta yazmaktan bahset.

Ne diyelim her şeyin hayırlısı.

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun.

 

 

 

HOPDEDİK

YAZMAK..

Eskisi kadar

kolay değil

artık yazmak..

Yazda neyi

yazarsan yazda

mazide kaldı..

Elde kalem

geyik muhabbetine

devam..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2050