YAZARAK YAŞAMAK...

Her gün yazmak, bir şeyler bulmak.

Yaratmak konuların üzerine üzerine gitmek zorda olsa keyifli bir mesleğimiz var...

Ara - sıra havadan sudan.

Bazen kıssadan - hisseler.

Bazen de keyif verici fıkralarla birlikte oluyoruz.

Konu bulmakta sıkıntı çekmekten değil...

Günlük yaşamın getirdiği stresten arınmak amacımız.

Hep birlikte gülelim.

Ve de; düşünelim istiyorum.

Düşünmeden yaşamak,düşünmeden aydınlığı yakalamak zor...

İş olsun, sütun dolsun.

Yada birileri madalya versin...

Durup dururken takdir etsin amacımızda yok...

Öncelikli hedefimiz Manavgat...

Manavgat`ın geleceği, çıkarları.

Yapılması gerekenler.

Yapılanlar...Yatırımlar...

Buna benzer birçok konuda elimiz kalem tuttuğu.

Allah sağlık verdiği sürece yazmaya devam edeceğiz...

Birileri çekemese...Kıskanmaya devam da etse...

Bizim işimiz bu yazmak, yazarak yaşamak.

Yazarak ölmek…

Yazmaya da devam edeceğiz.

Dünlerden bugüne gelişimizi bir süzgeç gibi geçiriverin gözlerinizin önünden.

Her ne kadar kâğıt üzerinde (köyler ve beldeler) yeni haliyle mahalleler hariç iki yüz bin küsurlu bir nüfusta gözükse bu rakamın iki yüz binin çok üstünde olduğunu biliyoruz.

Birçok ilçede göç yaşanırken.

Manavgat olarak göç almaya devam eden koskoca bir kent görünümüne büründük.

Karşıyaka ile bu yaka…O yaka ile Karşıyaka.

İç içe girdik bile...

Alanya`ya doğru yol aldığınızda sağlı sollu binalar.

O çevredeki köyler.

Antalya istikametine doğru çıktığınızda yeni yeni işyerleri.

Hatıplar - Yeniköy...

Ve benzeri yakınlıklarda olan köylerdeki yerleşim birimleri.

Yavaş yavaş büyüyoruz.

Büyüdük bile...

Birileri bu büyüklüğün....

Bu gelişmenin ve yarınların getireceği zorlukları görmesi gerekiyor.

Bilhassa yerel yöneticilerimize çok büyük işler düşüyor.

Büyüyen ve gelişen kentlerin çarpık yapılaşma ile değil.

Modern ve çağdaş şehircilik planlarına uygun gelişmesini görmesi.

Ona göre de plan ve program hazırlatması gerekiyor.

Geçmişteki hataların tekrarlanmaması adına.

Gelecek Manavgat adına çok güzel şeyler söylüyor.

Vaat ediyor.

Bu konuda yerel yöneticilerin biraz daha çaba sarf etmesi gerekiyor.

Bize düşen görev ise uyarmak… Önerileri dile getirmek.

Manavgat`a katkıda bulunmaktır.

Ara sıra Zülfikar’a dokunduğumuz oluyor,biliyorum alınanlar çıkıyor bu dokunuşlardan...

Çoğu dokunuşlarımız gerçek anlamda Manavgat’ın çıkarları ve geleceği adınadır.

Hedefimizde hiç kimsenin olması mümkün değildir.

Olamazda...

İşte bu nedenle de yazmamız gerekiyor.

Doğru ne ise onu yazıp gözler önüne sermek ve kamuoyu ile paylaşmak zorundayız.

Bazen kendi kendime diyorum ki;

“Güzelden yana yazdığımızda hiç kimsenin kılı kıpırdamıyor, neden hafif dokununca tüyleri diken diken oluyor” diye.

Buda mesleğin yani gazeteciliğin cilvesi...

Ne yapalım.

Yerel baz da yazabildiğimiz kadar katkımız olacağına inanıyoruz.

Başka Manavgat yok...

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun...

 

 

 

 

HOPDEDİK

YAZMAK...

Çok şükür

elimiz,ayağımız

tutuyor...

Yüreğimizdeki

Manavgat sevdası da

tükenmiyor.

O zaman yazmalıyız,

Son nefesimize dek.

Yazmalıyız ki,

yaşarken katkımız olsun...

 

 

 

 

 

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 424