VAY BEEE !..

Vay ki, ne vay beee. Gün aşrı birçok olay ve iddia ile karşı karşıya kalıyoruz.

Ülke gündemi değişiyor.

İnsanoğlu şaşırdı tüm bu gelişmeler karşısında.

Dar gelirli, işçi, memur ve emeklinin halini düşünen.

Sesini duyan yok.

Ne diyelim vay beeee.

Vay ki ne vay.

Haydi, gelin bir kaç fıkra ile uzaklaşalım stresten.

Ne dersiniz?.

*******

"Doğumevinde baygınlığı geçen kadın gözlerini açınca karşısında doktorla hemşireyi görmüş..

İkisi birden “Geçmiş olsun, müjde” demişler:

“Nur topu gibi üçüz dünyaya getirdiniz...”

Kadın hiç oralı olmayınca da sormuşlar:

“İyi ama, neden şaşırmadınız?”

“Niye şaşırayım ki” demiş kadın:

“Kocam kekemedir!..”

********

"Askere giden Temel mutfakta çalışmaya başlamış..

Mutfağa her gidişinde buzdolabının karşısına geçip selam veriyormuş. Bir gün komutanı görmüş ve hemen çekmiş Temel’i:

“Buzdolabına selam verilir mi oğlum?”

Temel kendinden emin:

“General Elektrik değil mi komutanım?”

Komutan, bakmış olacak gibi değil, paraşütçü birliğine vermiş. Eğitimden sonra manevralar başlamış. Bir yeri zaptedecek olan askerler uçaktan atlıyorlar. Temel de Dursun’la birlikte atlamış. Paraşüt açılmamış, Dursun dua etmeye başlamış. Bunu gören Temel “Korkma Dursun” demiş:

“Manevradayız, sahici savaş değil!..”

*********

"Kadın, doktorun faturasının çok yüksek olduğundan şikayet etmiş..

Doktor da, “Unutmayın hanımefendi” demiş:

“Oğlunuz kızamık olduğu zaman dokuz kez evinize gelmiştim...”

Kadın, “Siz de unutmayın doktor bey” demiş:

“Kızamık hastalığını bütün okula yayan da benim oğlumdu!..”

**********

"Karadeniz’de Nataşa’ların bol olduğu ilk günlerde Temel de yapacağını yapmış.

Bulmuş bir Nataşa, gece gündüz birlikte oluyorlarmış.

Derken, İstanbul’dan bir konuğu gelmiş evlerine. Durumu da çok çabuk anlamış adam..

Temel’i çekmiş bir kenara:

“Yahu, eşini aldatmaya utanmıyor musun?”

“Sen ne diyorsun ya” demiş Temel:

“Asıl o beni yıllardır aldatıyormuş da haberim yokmuş!..”

**********

Kadının biri petshop´un önünden geçerken dükkânın kapısının önündeki papağan "Hey bayan" demiş, "Ne kadar çirkinsiniz."

Şaşkınlığını attıktan sonra son derece sinirlenen kadın kaçarcasına uzaklaşmış oradan.

Ertesi gün yine işine giderken aynı noktada "Hey bayan" uyarısı gelmiş yine o papağandan ve arkasından

"Ne kadar çirkinsiniz." Bu sefer kadın içeri girip papağanı dükkân sahibine şikâyet etmiş.

Bin bir özür dileyen adam kadına bir daha asla böyle bir şeyin olmayacağı teminatını vermiş, ama aynı günün akşamı kadın evine dönerken papağan tekrar "Hey bayan" demiş.

"Ne var?" diye kaşlarını çatarak sormuş kadın. Papağanın cevabı geç kalmamış: "Malum. Biliyorsunuz işte!"

**********

"Billy Teksas´ta bir çiftçiden 100 dolara bir eşek satın alır. Ertesi sabah kamyoneti getirip teslim alacakken aksiliğe bak ki, çiftçi ona kötü bir haber verir:

- Yaa sorma evladım, senin eşek dün gece ölüverdi !

- O zaman paramı geri ver der Billy..

- Veririm de oğlum, ben o parayla çatıcıya borcumu ödedim.

- O zaman eşeğin leşini alayım!

- N´apcan eşeğin leşini…

- Kimseye söyleme piyangoya koyacağım der Billy.

Aradan bir ay geçtikten sonra pazarda karşılaşırlar !

- Evlat, n´oldu ölü eşek işi? diye sorar çiftçi.

- Haa...... Ohooo onu koydum piyangoya"..

- Eeeee?!"

- Eeesi 500 tane bilet sattım, 2 dolar´dan, 998$ koydum cebime!

- Hadi canım der çiftçi; peki kimse seni şikayete kalkmadı mı?

- Sadece eşeği kazanan!  der Billy, "Ona da 2 dolarını geri verdim, sustu!"

**********

Haydi kalın sağlıcakla..

Herşey yüreğinize göre olsun..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 764