TRİBÜN

İman ile paranın kimde olduğu bilinmez. Gizlidir bir çok şey...



Her ne kadar bu ülkede mal beyanı diye bir yasa varsa da,bir çok zengin.

Milletvekili.

Cumhurbaşkanı..Başbakan.

Bakan ve daha kalan bu yasaya uyum sağlamaz.

Çoluk çocukları da dahil mal beyanında bulunmaz.

Oysa halktan biri isen.

Ya da bankadaki en ufak hesap hareketinde hemen hesap sorarlar.

Önünüze "nerden buldun yasası çıkıverir".

Kolay değildir bu ülkede yaşamak vesselam.

Hazır iman ile paradan açılmışken söz Bektaşi`nin hikayesi ile devam etsin yazımız..

*******

"Yolda Bektaşi Babaya bir dilenci yanaşıp elini açmış:

“Allah rızası için bir sadaka” .

Bektaşi sormuş:

“Buradan kelli felli birçok adam geçiyor. Bula bula beni mi buldun?”

“Evet” demiş dilenci:

“Para ile imanın kimde olduğu belli olmaz.”

“Söyle bakalım” diye konuşmuş Bektaşi:

“Bende iman mı var, para mı?”

Dilenci biraz durakladıktan sonra yanıt vermiş:

“Bey amca sizde olsa olsa para var.”

Bektaşi gülerek şöyle demiş:

“Aman ne güzel. Bende iman olmadığını sen, para olmadığını da ben biliyorum”

*******

İşte aynen böyle iktidar günahlardan ve hesaplardan çıkar yola.

Ortaya bir kıvılcım atar günah konusu mevzubahis olur.

Tüm dikkatler o noktada toplanır.

Her ne hikmetse ana muhalefet.

Baba muhalefet`te balıklama girer konuya.

İktidar kimse ile geçinemezken.

İşçi ile.

Memur ile.

Çiftçi ve esnaf ile.

Emekli ve çalışanı ile hiç geçinemezken.

Birde üstüne üstlük yorgunu yokuşa sürüyor.

Milletvekillerine kepçe ile zam dağıtırken, işçiye,memura..

Polise,askere..

Emekli, dul ve yetime kaşığı bile çok görüyorlar.

Baktılar olmuyor hemen çamura yatıveriyorlar.

Milletin kafası karışsın diye.

Sezeryan ve kürtaj olayını atıveriyorlar ortalığa.

Ortaya atılan lafı.

Bir değil binlerce akıllı temizleyemiyor.

Ülkede yüzlerce sorun varken, siyaset neyi tartışıyor.

Ana muhalefet de  kaptırıveriyor cümle alem hep birlikte kendini  bu oyuna ve laf dalaşına balıklama giriyor..

Türkiye`de terör bitmiş, ülkeye huzur ve güven hakim olmuş.

İşsizlik ve yoksulluk sona ermiş.

Eğitim sorun olmaktan çıkmış.

Komşularımızla sağlıklı ve dostane ilişkiler kurmuşuz.

Demokrasinin tüm kurumları eksiksiz işliyormuş.

Ortada bir savaş tehdidi yokmuş gibi;

Ve ne zaman tepkiler artsa ve köşeye sıkışsalar topu taca atıyorlar.

Amaç kazanıp kaybetmek değil.

Oyunun güzelliği ve etik değerler de değil.

Tek amaç var tribünlere oynamak.

Amacı ve hedefi saptırmak.

En iyi başardıkları iş de bu zaten.

İmanla parada yarış ediyor bu arada.

Ne diyelim Allah sonumuzu hayır eyleye.

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun...

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 223