TARİH UNUTMAZ

Öyle olaylar vardır ki, "milat"tır. Zamanı tarih değil, onlar belirler.



Eski devirde, ahalisi fevkalade mutaassıp olan bir köyün camiinde imam yatsı namazını kıldırırken, secdede seslice bir kaza(!) kaçırıvermiş.

Yaptığı hareketin utancından, cemaati secdeden kaldırmadan kendisi hemen fırlayarak ayaklarının ucuna basa basa sessizce camiden çıkıp savuşmuş.

Eve gelip karısına:                       

"Aman karı kalk... Bu köyden derhal kaçalım. Ben namazda çok feci bir şey yaptım. Artık bu köyde bir daha kimselerin yüzüne bakamam.

Bu gece nemiz var nemiz yoksa katırlara yükleyip buradan savuşalım."

Bir olup toplanmışlar ve gece yarısı herkes uykudayken köyden çıkıp başka bir memlekete yerleşmek üzere uzaklaşmışlar.

Aradan on iki yıl geçmiş.

Bir gün imam karısına:                       

"Yahu karıcığım, biz köyümüzden çıkalı bunca zaman oldu. Artık benim hadisem unutulup gitmiştir. Ne hadiseyi hatırlarlar, ne de beni.

Köye kadar gidip bizim tarlayı, bağı falan satıp dönüp gelsem, ne dersin?" demiş.

Karısı:                       

"Bu kadar zaman oldu, senin olayını kim hatırlayacak? Tabii, pekiyi o1ur. Yarından tezi yok, hemen yola çık..." cevabını vermiş.

İmam eşeğine binerek, heybenin gözüne de yiyeceğini doldurup köyün yolunu tutmuş.

Köye yaklaştığında, tarlada çift süren bir delikanlıya sokulup sormuş:

"Oğlum sen kimlerdensin bakayım?"                       

"Ben Kulaksız Mehmet Ağanın torunuyum."                       

"Ya... Baban şimdi nerede?"                        

"Babam jandarma olmuştu. Sonra Çataltepe´de kaçakçılar vurdular."

İmam bu cevaptan, o gece camide, ön safta bulunanlardan birinin adına intikal ettiğini öğrenip, fevkalade hoşlanarak, sahte bir üzüntüyle:

"Vah vah... Yazık olmuş... Ali Efelerin Hüseyin ne oldu ?"

"O asker oldu, İstanbul´a gitti. Sonra da oraya yerleşti."

"Peki, Çok görmüşlerin Veli ne yapıyor´"

"Veli attan düştü. Sonra da iyi olamadı, öldü."                       

İmam, camideki cemaati birer birer sorup kimsenin kalmadığına, olayın hatırlanmayacağına emin olarak huzur ve büyük keyifle:

"Aferin oğlum, sen zeki çocukmuşsun, söyle bakalım kaç yaşındasın" diye sormuş:

Çocuk:

"Vallahi amca, imam camide kaza kaçırdığında, ben tamam üç aylıkmışım..."

Tarih tekerrürden ibarettir güzel hikaye değil mi?..

Tarihte unutulmayan öyle çok hikayeler vardır ki,gün gelir çıkıverir karşınıza..

Bu günlük bu kadar.

Anlayanlar anlamıştır sanırım.

Haydi, Kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun...

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 74