SÖZÜN ÖZÜ..

İstediğin kadar yaz çiz "İmam bildiğini okuyor…"

Eskiden kulak veren, yanlışımı düzelteyim nadiren de olsa çıkardı, şimdilerde o da kalmadı.

Yazdığınla kalıyorsun, sonra da oturup üzülüyorsun…

"Ya rabbim, bana düzelteceğim şeyleri düzeltmek için kuvvet, düzeltemeyeceğim şeylere tahammül için sabır ve metanet ver"

(Amerikan atasözü)

*****

Kimsenin tenkide tahammülü yok. Eğer yazıyorsanız herkes sizden methiye bekliyor.

Bunu yaparsan senden iyi, eleştirirsen senden kötü kimse yok. 

"Olgun adamı dost edinmek isterseniz tenkit edin, basit adamı dost edinmek isterseniz tenkit edin, basit adamı dost edinmek isterseniz methedin."

(T.Nelson)

*****

Her şeye rağmen gerçeğin savunucusu olmaya çalıştık.

Bu ilke, yaşamımızın temel taşlarından biri oldu, çok da çektik…

"Gerçeği her zaman savun. Anlayan olmasa bile vicdanına karşı sorumlu olmaktan kurtulurum."

(H.G. Welse)

*****

Düsturumuz zalim karşısında, mazlumun yanında yer almak oldu.

Ömrümüz boyunca haksızlıklarla mücadele etmeye çalıştık.

"Haksızlığa tepki göstermeyenler, gelecek her kötülüğe katlanmalıdır."

(Hz. Ali)

*****

Çoğu zaman gücümüz yetmediği için yenilgiyi de uğradık…

Bunun zararını da çektik. Lakin yılmadık.

"Yenilgiye uğrayınca umutsuzluğa kapılma, her başarısızlıkta mutlaka bir zafer isteği yatar."

(Germain Martin)

*****

Fikirlere tahammül etmek,  saygı göstermek ne kadar güzel meziyettir.

Gel gör ki, toplum olarak bu meziyetimiz var mı? Kimse kendisindekinden aşka bir görüşe zerre kadar saygı duymuyor…

"Her fikrin doğru bir yönü vardır. Durmuş saat bile günde iki defa doğruyu gösterir."

(A.Lincoln)

*****

Toplumumuzu saran hastalıklardan biri de çekememezlik…

Kimse, kimsenin iyi olmasını çekemiyor. Her türlü ayak oyunları oynanıyor…

"Erbab-ı kemali çekemez nakıs olanlar, Rencide olur dide-i huffaş ziyadan."

(Dide-i huffaş: yarasının gözü.) 

(Ziya Paşa)

*****

Peki, memleketin hali ve politikacılarımız?

Hiç sormayın…

"Ne bizden rüku, ne sizden kıyam,

Selamın aleyküm, aleyküm selam…"

******

"Kadının biri kasabalarında kurulan panayırda şöhretini duyduğu falcının çadırına girmiş,

Falcı, karanlık ve dumanlı bir ortamda önündeki ışıklı kristal topa bakarak gelecek hakkında kendisine gelen mistik haberleri iletmeye başlamış..

"Bunu söylemem kolay değil ama sözü dolandırmayacağım.." demiş üzgün bir ifade ile, "Dul kalmaya hazırlan evladım.. Kocan bu sene feci bir şekilde ölecek..!"

Kadın, titreyerek yanan mum ışığında hafif ürpererek falcının yüzüne bakmış, kendine gelebilmek için birkaç defa derin nefes alıp vermiş, heyecandan kuruyan genzini temizleyerek;

"B.. Bir şey sorabilir miyim?.." demiş,

"Evet?.."

“Pekii.. Beraat edecek miyim?.."

*******

Yarın ola hayır ola..

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun.

 

 

 

 

 

 

 

HOPDEDİK

VAY BEEE.

Bir gün daha

geldi,

geçti,

yarını da

yarınları da

görürüz inşallah

Ömür gelip

geçiyor.

Hepimize

Maşallah..

 

 

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 347