SON MU?..



Her başlangıcın sonu olduğu gibi her haftanın.Ayın vede yılında sonu olduğunu bilmekteyiz hep birlikte.

Bugünde bir Cumartesi gününe geldik sağlıklı ve huzurlu biçimde çok şükürler olsun.

Hafta içi yoğun gündem vardı Manavgat için.

Ülke genelinde de aynen öyle..

Yemin edenler..Etmeyenler.Kısır bir döngü içinde süregelen siyaset.

Her neyse biz bırakalım hepsini bir kenara bir kaç fıkra ile gülüverelim gitsin.

*****

"Bir Japon, New York’ta bir bara girip oturur. Sol avucunu açıp sağ eliyle avucunun içine telefon tuşlar gibi yapar sonra sol elini kulağına getirip konuşmaya başlar. Barmen meraklanıp yanına gelir, sorar: “Ne yapıyorsun?”

Japon, “Japonya’dan yeni bir buluş. Artık cep telefonu kullanmak yok. El telefonu var,” diyerek elini açar gösterir. Avucunun tam ortasında ufak bir hoparlör vardır.

Barmen, “İnanmıyorum. Böyle bir şey olamaz.”

Japon, “Göstereyim. Bana bir telefon numarası söyle.”

Barmen numarayı söyledikten sonra, Japon yine avucunun içini tuşlayıp elini kulağına getirir. Biraz bekledikten sonra elini barmene uzatır, “Konuşabilirsin,” der. Barmen Japon’un elini kulağına getirir, “Joe? Sen misin?.. İnanmayacaksın ama şu anda seninle bir Japon’un elinden konuşuyorum... Hayır sarhoş filan değilim... Neyse sonra

Anlatırım. Haydi hoşça kal,” deyip Japon’un elini bırakır.

Hayretler içinde, “Harika bir şey bu! Pahalı mıdır?”

Japon, “Biraz ama değer,” der, sonra içkisini ısmarlar. Ama sonra birden, “Affedersin tuvalet ne tarafta?” diye sorar. Barmen tuvaleti işaret eder. Japon kalkıp gösterilen kapıdan girer.

Aradan 5 dakika geçer ama Japon dönmez. 10 dakika geçer... Barmen merak etmeye baslar. 20 dakika geçtikten sonra barmen, başına kötü bir şey mi geldi diye düşünüp tuvalete gider... Japon’u yerde görür. Pantolonu dizlere kadar indirilmiş, arkasında bir tuvalet kâğıdı, öne doğru eğilmiştir.

Barmen: “Aman Tanrım! Sana ne oldu böyle? Saldırıya mı uğradın? Yaralandın mı?”

Japon: “Hayır. İyiyim. Japonya’dan uzun bir faks alıyorum, o kadar.”

*****

"Ava çıkmış adam, başına gelenleri anlatıyormuş:

-Ormanda ilerlerken, karşıma kocaman bir Ayı çıkmaz mı?Çifteyi doğrultacak vakit yok!..Silahı bir kenara attığım gibi başladım kaçmaya.Fakat Ayı peşimde!Benden hızlı koşuyor.Bir ara ayının sıcacık nefesini ensemde hissettim.O kadar yaklaşmıştı.Derken Ayının ayağı kaydı, yere düştü...Fırsat bu fırsat, tabana kuvvet arayı açtım.Ama Ayı toparlandı, kalktı, bana yetişti.Yine nefesi ensemde... Pençesini uzatsa omuzumdan yakalayacak. Allahtan tam o sırada yine Ayının ayağı kaydı, yere düştü.Talih bana gülüyor!Hızımı arttırabildiğim kadar arttırdım, yeniden arayı beşyüz metre kadar açtım.Tanrı sizi inandırsın arkadaşlar, Ayı yine bana yetişti.Yine nefesi ensemde...şansa bakın...Ayının tekrar ayağı kayıp yere düşmez mi?

Serüveni dinleyenlerden biri dayanamamış:

-Sen de çok yürekliymişsin kardeşim!...Hayvan bana üç defa nefesi enseme gelecek kadar sokulsa, çok ayıptır söylemesi, ben korkumdan altıma ederim.

Avcı dönüp ters ters sözünü kesene bakmış:

-Lafı karıştırma yahu! Ayı üç kez neyin üstüne bastı da ayağı kayıp yere düştü sanıyorsun?"

*****

"Ava çıkmış adam, başına gelenleri anlatıyormuş:

-Ormanda ilerlerken, karşıma kocaman bir Ayı çıkmaz mı?Çifteyi doğrultacak vakit yok!..Silahı bir kenara attığım gibi başladım kaçmaya.Fakat Ayı peşimde!Benden hızlı koşuyor.Bir ara ayının sıcacık nefesini ensemde hissettim.O kadar yaklaşmıştı.Derken Ayının ayağı kaydı, yere düştü...Fırsat bu fırsat, tabana kuvvet arayı açtım.Ama Ayı toparlandı, kalktı, bana yetişti.Yine nefesi ensemde... Pençesini uzatsa omuzumdan yakalayacak. Allahtan tam o sırada yine Ayının ayağı kaydı, yere düştü.Talih bana gülüyor!Hızımı arttırabildiğim kadar arttırdım, yeniden arayı beşyüz metre kadar açtım.Tanrı sizi inandırsın arkadaşlar, Ayı yine bana yetişti.Yine nefesi ensemde...şansa bakın...Ayının tekrar ayağı kayıp yere düşmez mi?

Serüveni dinleyenlerden biri dayanamamış:

-Sen de çok yürekliymişsin kardeşim!...Hayvan bana üç defa nefesi enseme gelecek kadar sokulsa, çok ayıptır söylemesi, ben korkumdan altıma ederim.

Avcı dönüp ters ters sözünü kesene bakmış:

-Lafı karıştırma yahu! Ayı üç kez neyin üstüne bastı da ayağı kayıp yere düştü sanıyorsun?"

*****

"Adam, lüks erkek kuaföründe oturmuş bir yandan sakal tıraşı yapılırken bir yandan da elleri manikürlenmektedir.

Manikürü yapan sarışın adamın ilgisini çekmekte gecikmez, "Güzelim, bu gece benimle çıkmaya ne dersin??"

Kız gülümser, "Özür dilerim ama ben evliyim."

"Boşversene" der adam, "Seninkine telefon et bu gece işin çıktığını eve gelemeyeceğini söyle!"

"İstersen sen söyle, şu anda seni tıraş ediyor..."

*****

"Kadının biri eczaneden içeri hışımla dalar ve eczacıdan 1 şişe arsenik ister. Eczacı kadına arsenikle ne yapacağını sorar ve kadın

"Kocamı öldüreceğim" diye cevap verir. Eczacı

"Kusura bakmayın ama size bu sebeple arsenik satmam olanaksız" der.

Bunun üzerine kadın çantasına uzanır ve içinden kocasıyla eczacının karısının yatakta çekilmiş fotoğrafını çıkarır.

Eczacı fotoğrafa bakar ve "reçeteniz olduğunu neden daha önce söylemediniz!!"....

*****

"Zengin ve zampara bir adam hizmetçisini hamile bırakmıştı:

Karısı, şüpheyle kocasına sorar:

- Bizim hizmetçi hamileymiş.

- Bu onun bileceği iş.

- Ama, çocuğun senden olduğunu söylüyor.

- O da benim bileceğim iş.

- Peki, bizim durumumuz ne olacak?

- O da senin bileceğin iş."

*****

"Delikanlı, genç ve güzel bir Fransız turistle, Ağrı Dağı`na çıkarıyordu. Uzun bir süre sarp kayalar ve kayan topraklarla didişmeden sonra tepeye vardılar.

Kısa bir süre yorgunluk çıkardıktan sonra yükseltinin verdiği heyecana kapılarak sevişmeye başladılar.

Her şey bittikten sonra Fransız turist üstüne başına çeki düzen verirken:

- Galiba çok ileri gittik?

Delikanlı, gayet sakin bir şekilde:

- Evet. Aynı şeyi, dağın eteğinde de yapabilirdik. "

*****

Haydi kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun.

 

 

 

 

HOPDEDİK

GÜN MÜ?.

Gün mü?

Ay mı?

Yıl mı?.

Hepsi aynı

kapıya çıkıyor?..

Ömür dediğin

nedir ki?.

Göz açıp

kapayana dek

geçiyor..

 

 

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2211