Sokrates’ten Dostlara..

Sokrates’ten Dostlara..


Ünlü düşünür "Sokrates”, yaptırdığı evine taşınıp dostlarını davet etmiş…

Biraz hoş sohbetten sonra, dostları kusur aramaya başlamış:

"Şanınıza layık olmamış.."

"Cephesi hiç iyi değil.."

"Karşıdan görünüşü berbat,kim sığar bu kulübeye!.."

Derken, koca filozof içini çekmiş ve kendi kendine söylenmiş:

"Keşke bu evi dolduracak kadar gerçek dostum olsaydı..."

*****

Bu ünlü öyküyü kişilerin mücadelesine yakıştırmak istedik...

Hani sık sık makam sahibi kişiler dost sanıpta çağırıp fikir alış verişinde bulunuyor ya..

O geldi aklımıza..

Fikir alış verişlerinde daha ziyade kentin sorunları ve projeleri yerine insanların kişilikleri yatırılmıyor mu masaya gerçek anlamda berbat bir şey çıkıyor orta yere.

Bu dost kılıklıların birçoğu geçmişte "tu-kaka" dediği.

Zor gününde tekme atmaya kalkarak "Düşene birde sen vur" söylemi ile kötülediği insanları salt yalakalık, yağdanlık.

Tarafgirlik ve de yandaşlık olsun diye övüyorlar ya..

Oda çok ters geliyor..

Sokrates geliyor aklıma..

Bir evi dolduracak dostu bir kenara bırakın, yüreği ısıtacak dost bulmak zor şimdiki zamanda.

Herkes fırıldak.

Herkes çıkarcı.

Herkes yalaka ve yağdanlık olmuş.

İnsan ister istemez bir avuç değil de,gerçek anlamda dost arıyor yüreğinde..

Dost sandığın dost doğru adam bile satıveriyor anında seni..

*****

Yıllardır yazıp çiziyoruz.

Bizim hedefimiz Manavgat`ın dünya kentleri arasında aranılan bir turizm cenneti haline gelmesine katkı sağlamak.

Yaşamaktan keyif alınacak bir kent`te soluklanmak.

Bu kentin mülki amiri ile yerel yöneticisi ve tüm yaşayanların siyasetten uzak Manavgat`a el birliği ile katkı sağlanmasına gazeteci olarak bir şeyler verebilmek.

Başka bir beklentimiz.

Başka bir saplantımız..

Ve de; hiç bir koşulda, hiç bir kişi ile kişisel çıkarımız yok.

Olması da mümkün değil.

Son günlerde Manavgat`ta ileri geri konuşanlar var ya onlara eczacı kalfası görevi verilse,

Aspirin isteyene müshil verirler inanın bana..

Bende diyorum ki o tip ileri geri konuşanlara;

"Sulbagualnin veririm..."

- O nedir? Diyecek olursanız.

Ağız cırcırına çok iyi gelen bir ilaçtır derim.

*****

Biz yirmi beş yıla yakın bir zamandır bu kent`te yazıyoruz.

Yirmi beş yıl öncesi de yazıyorduk..

Kırk dokuz yılı yazarak geride bıraktık.

Ölesiye yazacağız.

Yazarak yaşayacağız.

Soluk alıp verdiğimiz..

Ve de inanın çok sevdiğimiz kent Manavgat`a gazeteci olarak katkıda bulunmaya devam edeceğiz.

Çok konuşanlara ise Sulbagualnin vermeye devam edeceğiz.

Ağız cırcırları düzelir mi, düzelmez mi bilemem.

Bildiğim tek şey..

Çok konuşanın ve de dedikodu üretenin sonu pek hayra alamet değildir de..

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun..

 

 

 

 

 

 

 

 

HOPDEDİK

 

DOST GİBİ..

 

Kimileri konuşur.

Kimileri konuşur

gibi yapıp

geviş getirir..

Kimileride

yüze gülüp

arkadan kuyu kazar.

O tipler

yaşar mı?.

Yaşamaz mı?.

Kendileri de

farkına varmaz..

 

 

 

 

 

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 157