PAZAR ERTESİ...

Bugün tatilin rehaveti üzerimizde...

Cumartesi – Pazar günü atılan yorgunluğun ardından hani hep derler ya Pazartesi sendromu diye öyle bir şey olsa gerek.

Her ne kadar ben inanmasam da insanların birçoğu bu sendroma takmış konumda...

Gelin sendroma takılmamak adına güzelden yana birkaç fıkra ile Pazar ertesimizi neşelendirelim.

Sendromunuza katkı sağlayalım ne dersiniz?.

--//--

Zengin bir adamın salak bir oğlu varmış.
Hangi işe girse kovulan oğlu için adam çağdaş bir “sosis” fabrikası kurup demiş ki:
“Bak oğlum. Buradan öküzü yollarsın… Diğer taraftan sosis olarak çıkar.”
Oğlu babasının suratına alık alık bakarak sormuş:
“Peki baba… Buradan sosisi koysak… Öbür taraftan öküz çıkar mı?”
Babası sinirlenerek: 
“Maalesef evladım” demiş:
“O teknolojiyi sana anlatmak zor…”

--//--

Gelinle damat son derece utan gaçmış.
Evliliğin ilk gecesinde sıra soyunup,gece kıyafetlerini giyinmeye  gelince, gençler birbirlerine arkalarını dönüp demişler ki:
“Kimse kimseye bakmayacak tamam mı?”
Utangaç gelin valizini açıp annesinin koyduğu kısacık,siyah ve ütüsüz geceliği görünce sinirlenip bağırmış:
“Bu ne  böyle?Simsiyah...Küçücük... Üstelik buruş buruş”
Damat öfkeyle seslenmiş:
“Seni kalleş seni...Hani bakmamak için söz vermiştin?”    

--//--

New York’tan Los Angeles’e giden uçakta cingöz bir avukat ile sarışın bir hanım yan yana oturuyorlar. Avukat hem hanımla yakınlaşmak hem de hoşça vakit geçirmek için bir oyun teklif ediyor. Kabul görünce oyunu anlatıyor: 
-Size bir soru soracağım, cevabı bilemezseniz bana 5 dolar vereceksiniz, sonra siz soracaksınız bilemezsem ben size 50 dolar vereceğim. 
Ve ilk soruyu soruyor: 
-Ay ile dünya arasındaki uzaklık ne kadardır? 
Kadın tek söz söylemeden çantasından 5 dolar çıkarıp adama uzatmış. 
Soru sorma sırası sarışına gelmiş: 
-Tepeye 3 ayakla tırmanıp 4 ayakla aşağı inen şey nedir? 
Adam dakikalarca düşünmüş. Yanıtı bulamamış… Cüzdanından 50 dolar çıkarıp kadına uzatmış. Kadın parayı kibarca alıp çantasına koyarken avukat merakla sormuş: 
-Cevap ne? 
Kadın tek kelime etmeden çantasını açmış ve 5 dolar çıkarıp adama uzatmış…

--//--

Nasrettin Hoca’yı köylüler bir gün vaaz vermesi için davet etmişler.

Hoca  kararlaştırılan günde gelmiş ve köylülere demiş ki:

“Bu iş  bedava olmaz.... Bana  50 altın verirseniz konuşurum. Yoksa  çeker giderim…”

Köylüler herkesten üçer beşer toplayarak elli altını Hoca’ya vermişler.

Elli altını cebine koyan Nasrettin Hoca “gümbür gümbür” vaaz ederek kürsüden inmiş. Ardından da aldığı elli altını iade edince köylüler sormuşlar:

“Hoca madem verecektin. Neden istedin?”

Hoca  şöyle demiş:

“Para ödediğiniz için beni dikkatle dinlediniz” biir…

“Cebinde parası olan insan rahat konuşuyor ” ikii…

 --//--

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun...

 

 

HOPDEDİK
İYİ HAFTALAR...

Bir hafta daha geride kaldı,

Üstüne üstlük

Ocak ayını da bıraktık geride.

Merhaba Şubat ayı...

İnsanlara,

Huzur, mutluluk,

Barış ve sevgi getirisin

İnşallah...

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 415