• Ana Sayfa
  • »
  • Patlıcan dolması nasıl yapılır?..

Patlıcan dolması nasıl yapılır?..


Bu dolmanın nasıl yapıldığını, gazetecilik yıllarında aynı başlığı atarak yazan "Yılmaz Büyükerşen"  ağabeyimiz çok iyi bilir...

Biz o dönemler matbaada ayak işlerine bakan henüz bıyıkları terlememiş de olsa elde kumpas hem habere giden,hem de dizenlerdendik..

Ama öyle sanıyoruz ki, çok şeyin yasaklandığı DP devri bile günümüzde “Çerez” kalır!..

Düşünün, hala "Basın ve Yayın Hürriyeti" üzerine konuşuluyor...

45 yılı geride bıraktığım gazetecilik mesleğinde başladığım günden bu yana basın özgürlüğünden..

Hürriyetinden bahseden bir meslek içindeyiz.

Hocalarımızın çoğu basın özgürlüğünü göremeden göç eyledi bu dünyadan.

Sanırım gazeteci olarak bizde göremeyeceğiz, inşallah bizden sonraki nesil görür.

10 Ocak Gazeteciler günü geride kaldı.

Ülke genelinde Çalışan Gazeteciler gününü kutladık hep birlikte bizi onere edenler oldu..

Hatırlamayanlarda vardı elbette..

Birde Manavgat’ta Çalışan gazeteci ile çalışmayan gazeteci ikilemi çıktı gün yüzüne..

İki elin parmaklarını geçmeyecek sayıda kardeşimizin sosyal güvenceden yoksun.

Cebinde sarı basın kartı olmayan.

Sırtına verilen kamera ve fotoğraf makinesi ile basın emekçisi denilen bir ortamda yaşıyoruz..

Büyük büyük ağabeyler bizlerde dahil onların gerçek anlamda gazeteci olduğunu vurgulayıp sırtını sıvazlıyoruz.

Allah’tan bizim gazetelerimizde çalışan genç kardeşlerimizin hak ve hukuklarını yerine getiriyoruz da biraz olsun yüreğimiz ferahlıyor.

Gazeteci kolay olunmuyor bu ülkede.

Gazeteci doğuluyor.

Gazeteciyim diye piyasada gezilmiyor bu günlerde “Gazeteciyim” deniliyor..

Oysa cezaevlerinde yatan gerçek meslektaşlarımız.

Ellerinden kalem alınıp kelepçe vurulanlar unutuluyor.

Gazeteci olmak hiç anlatıldığı gibi kolay değildir.

Biz Çalışan Gazeteciyiz demeniz için lütfen size ön ayak olan ağabeylerinize deyin ki; “Sosyal güvencemizi sağlayın, Sarı basın kartımızı cebimize koyun” bunu dediğinizde ve elde ettiğinizde bir adım atmış olursunuz gazetecilik anlamında.

Hem de sağlam bir adım..

Yoksa sırtınıza vurulan kamera ve fotoğraf makinesi ile yıllarca gazeteci olmak adına uğraş verirsiniz.

Sözüm gazete çıkaranlara değil.

Gazeteci olarak kullanılan kardeşlerimedir.

Biz gazeteci çırağı iken Yılmaz Büyükerşen’de hocalarımızdan birisiydi.

Elinde kalem haberden habere koşar.

Karikatür çizer.

Yürekli biçimde Eskişehir Talebe birliğinde öğrencileri başkan olarak temsil ederdi.

Ve gün gelip te basına vurulan prangalardan bunaldığında Yılmaz Büyükerşen ağabeyimiz köşesinden “Patlıcan Dolması Nasıl Yapılır?” tarifini paylaşırdı okurlarıyla.

Biz öyle bir gazetecilikten bugünlere geldik.

Gelirken birlikte olduğumuz gençlere yol gösterdik.

Işık tuttuk.

Yasal anlamda basın kanunlarının verdiği hükümleri yerine getirdik.

Kardeşlerimizin sarı basın kartı almalarına olanak sağladık.

Sizin anlayacağınız biz bedavaya “GAZETECİYİZ” demedik.

Hala da demiyoruz..

Biz Patlıcan dolmasının nasıl yapıldığını gazetecilik mesleğinde 45 yıl önce Yılmaz Büyükerşen den öğrendik.

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun.

 

 

HOPDEDİK

USTA..

Bizim çıraklık

dönemimizde

Ustalarımız

sağlamdı.

Ustalarımız.

Kalemleri ile ülke

Genelinde

hem ses verir.

Hem de

ses getirirlerdi.

Gazeteci

çıraklığından

bu günlere geldik

Çok şükür..

 

 

 

 

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2531