OYUM SENİN..


30 Mart 2014 günü yapılacak yerel seçimler öncesi Belediye başkan adayları gece-gündüz demeden çalışmalarını sürdürüyor.

Bugün itibari ile 43 gün kaldı sandık başına gitmeye..

Her adayın öncelikli hedefi muhakkak seçim kazanmak.

Hiç kimse meydana kaybetmek adına çıkmaz.

Bu vesile ile gördüğüm ve gözlemlediğim kadarı ile tüm adaylar 31 Mart 2014 sabahı seçimi kazanarak Belediye başkanlığı makamına oturacak güçte..

Bende olsam aynısını düşünürdüm.

Her gittikleri ziyarette.

Miting havasındaki köye gezilerinde.

Mahalle ve beldelerdeki ziyaretlerde adayın ismi önemli değil “OYUM SENİN” cevabını alarak yüzleri güler biçimde sürdürüyorlar seçim çalışmalarını.

“OYUMSENİN” söylemleri güç veriyor adaylara.

Hal böyle olunca da ister istemez tüm adaylar “BEN KAZANACAĞIM” havasında.

Kim girmez ki böylesine havaya diyeceksiniz.

Doğru söylüyorsunuz valla.

Her aday aldığı güzelden yana cevap karşısında uykusuz gecenin sabahında bir kez daha çıkıyor siyaset meydanına oy istemek için.

Her gün aynı uğraş..Her gün aynı koşuşturma sonrasında “OYUM SENİN” cevabını alarak dönüyor seçim ofisine.

Tuhafıma giden ise birinin gidip diğerinin ziyarete geldiği aynı adreste siyasi partisi çok önemli değil hangi aday olursa olsun aynı cevabı alıyor olması.

Sizin anlayacağınız boş dönen yok oy üstüne oy alarak hedefe yaklaşıyor hepsi.

Son söz sandığın 30 Martı bekleyip görelim.

Bugün Cumartesi ya; görevimizi yerine getirip siyasi bir fıkra ile yazımızı bitirelim..

“Aydın`ın köylerinden birinde köylüler her zamanki gibi oturmuş TV seyrediyorlarmış. O sırada TV`de Ecevit çıkmış. Mustafa abi onu görünce az ekmeğimi yemedi zamanında şimdi bi hal hatır sorduğu yok demiş.

Köylüler atma Mustafa abi demişler.

Mustafa abi de inanmıyorsanız gidelim size göstereyim demiş. Köylüler atlamışlar bi otobüse tutmuşlar Ankara`nın yolunu. TBMM`nin önünde beklerlerken Ecevit çıkmış dışarı Mustafa abiyi görünce hemen gelmiş yanına elini öpmeye kalkışmış. Nasılsın abicim kusura bakma işler yoğun sana gelemiyoruz demiş. Köylüler şaşırıp kalmışlar.

Sonra bi gün yine kahvede TV seyrederlerken o zamanki cumhurbaşkanı Demirel çıkmış TV`ye Mustafa abi yine aynı şeyleri söylemiş. Köylüler Ecevit belki akrabasıdır bunu da tanıyacak değil herhalde diye yine tutmuşlar Ankara`nın yolunu. Yine Demirel Mustafa abi`yi görünce elini öpmeye kalkmış. Köylüler Mustafa abiye büyük saygı duymaya başlamışlar.

Derken bi gün TV`ye dönemin ABD başkanı Clinton çıkmış. Herkes susmuş Mustafa abiye bakmış. Mustafa abi yine elimde büyüdü diye başlamış konuşmaya. Köylüler yuh artık o kadarda olamaz demişler.

Toplanıp borç harç ABD`ye gitmişler. Beyaz Sarayın önüne geldiklerinde korumalar sadece Mustafa abinin içeri girmesine izin vermişler. O da köylülere siz aşağıda bekleyin biz size balkondan el sallarız demiş. 10-15 dakika sonra balkonda iki kişi belirmiş. Köylüler suratları tam seçemiyorlarmış. O sırada oradan geçmekte olan Micheal jordan`a senin boyun uzun şu balkonda el sallayan kim bi bakıver demişler.

Jordan bir süre bakmış sonra valla el sallayanı bilmiyorum ama yanındaki bizim Mustafa abi demiş.”

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun..

 

HOPDEDİK

OY Kİ NE OY..

 

Uykusuz

geceler yaşıyor

Adaylar.

Üstüne üstlük

Harbiden

verilen sözler var.

Kendilerine göre

banko kazanacaklar..

Son söz sandıkta.

Haydi hayırlısı..

 

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2367