ÖPEN ÖPENE...

Genç ve güzel bir kadın, yakışıklı bir çiftçi ile gidiyormuş.

Çiftçinin sırtında bir küp.
Sol elinde bir horoz.
Sağ elinde kocaman saplı bir kazma varmış.
Önünde de bir keçi yürüyormuş.
Bir hayli yürümüşler.
Yolları tenha bir geçide gelince kadın durup konuşmuş.
“Ben seninle bu tenha yolda yürümem...”
 Delikanlı sormuş:
“Neden?”
Kadın yanıt vermiş:
“Beni öpmeye kalkarsın.”
Delikanlı gülerek yanıt vermiş:
“Sırtımda ve elimde onca yük varken seni nasıl öpebilirim?”
“Nasıl olacak” demiş kadın:
“Kazmayı yere saplarsın. Keçiyi sapına bağlarsın. Horozu da küpün içine koyunca ellerin boş kalır”

---//--

Yukarıda fıkra nereden aklına geldi diyenleriniz olabilir.

Hani seçim zamanı meydanlara çıkıp vatandaştan oy isterken bol vaatte bulunan siyasiler var ya onlar getirdi aklıma bu fıkrayı.

Meydan,mahalle ve köy toplantılarında tek tek vatandaşları öperek “Hele siz oyunuzu verin gerisi kolay”...

“Bir iktidara gelelim siz o zaman görün hizmeti”.

Bu ve buna benzer söylemler, siyasilerin başkent Ankara’ya gitmesinden sonra vaatlerini unuturlar.

Oy isterken dağıttıkları öpücüklerin yerini esas öpme işlemi alıverir.

Yani;daha sık ve bol öpmek için ellerindekini bir kenara bırakıp,zam üstüne zam sağanağı ile öperler ki...

Öpülmeye doyamazsınız...

Dar gelirli...

İşçi, memur.

Emekli.

Taşeron işçiye verilen sözler rafta kalır...

Dünyanın en pahalı petrolünü kullanıyormuşuz...

Et ayda yılda bir giriyormuş garibin evine kimin umurunda.

Esas öpme işlemi seçimlerden sonra başlar...

---//--

Hazır fıkra ile başlamışken devam edelim...

Köyün birinde köylüler dört vakit namaz kılıyorlar. Bundan da  yakınıyorlarmış.
Köyün imamına demişler ki:  
“Git müftüye söyle. Namazı üç vakte indirsin”
İmam müftüye gidip anlatmış:
“Bizim köylüler dört vakitten şikâyetçi. Namazın üç vakte  inmesini istiyorlar”
“Dört vakit namaz mı” diye bağırmış müftü:
“Üç vakit namaz olur mu? Beş vakit kılacaksınız anladın mı?”
Azarı işiten imam süklüm püklüm köye dönmüş.
Köylüler heyecanla sormuşlar:
“İndirdi mi? İndirdi mi?”
İmam yumruğunu sallayıp:
“Nah indirdi. Nah indirdi” demiş ve eklemiş:
“Bindirdi. Bindirdi.”
---//--

Aynen zamlar gibi değil mi?...

Etin yanına varana aşk olsun...Güzel Rabbim dar gelirlileri korusun.

Noktayı koyalım yine fıkra ile...

---//--

Bektaşi dervişi ile Mevlevi dervişi tartışıyormuş...
Bektaşi sormuş:
“Neden sizin yenleriniz geniştir?”
Mevlevi yanıt vermiş:
“Gördüğümüz kusurları örtmek için...”
Bu kez Mevlevi sormuş:
“Ya sizin yenleriniz neden dardır?”
Bektaşi omuz silkmiş:
“Biz kusur görmeyiz ki?”
--//--

Kusurlarını görecek siyasilerle buluşmak üzere.

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun...

 

 

HOPDEDİK
SİYASET...

Her geçen gün zorlaşıyor

Her geçen gün katılaşıyor.

Siyaset yapmak için

Mangal gibi yürekle birlikte

Bol bol akçe gerekli

Haberiniz ola...

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 182