ÖMÜR

"Ömür biter yol bitmez" meşhur kamyon sözlerinden biridir.

.

Gerçekten ömür bitiyor, yollar bitmiyor.

Aksine yollar modernleşiyor, çağdaşlaşıyor, geçmişle bugünün yollarını kıyasladığımızda aradaki farkı görmeniz mümkündür.

Ömürse değişmiyor, insanoğlu vadesi kadar yaşam sürüyor.

Vade dolduğunda ise elveda hayat.

Tek tesellimiz sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmek.

Ve de bol bol şükretmek.

Bugünde şükür diyerek bir kaç fıkra ile mutluluğumuzu perçinleyelim ne dersiniz?..

********

"Bond Türkiye´yi çok merak eder. Özellikle Karadeniz yöresi, anlatılanlara göre, şimdiye kadar yaşadığı tüm maceralarından bin kere daha ilginç.

Kobra ötesi helikopter ile Bulancak üzerinde uçarken, aşağıya düşey iniş yapar. HerBond zamanki gibi pırıl ve de şık.. Yolda gördüğü ilk adama dostça yaklaşır:

- Benim adım Bond... James Bond

Adam şaşkın ama sıcak kanlı, o da elini uzatır:

- Benimki de Tafa... Mustafa

Tokalaşırlar, dostluk başlar. Bond cebinden bir "PALL-MALL" paketi çıkartır ve Tafa´ya ikram eder. Tafa:

- Sağ ol uşaum, biz "Samsun-Mamsun" içiiruz."

********

"Polis müfettişi, karısı denizde kaybolan adamın kapısını çalmış. "Size bir kötü, bir iyi, bir de mükemmel haberim var efendim" demiş, "Hangisini önce söylememi istersiniz?"

Adam "Kötü haberi önce verin" demiş.

"Karınızı körfezin dibinde bulduk efendim."

Adam "Aman Tanrım" diye olduğu yere çökmüş, daha sonra müfettişin söylediklerini hatırlayıp "İyi haber nedir?" diye sormuş.

"Şeyy, mayosunun içinde bir sürü istiridye bulduk, hepsinin de içinde maddi değeri son derece yüksek inciler var." Adam "Peki muhteşem dediğiniz haber nedir?" diye sorunca müfettiş cevaplamış

"Hanımefendiyi yine aynı yere salladık, yarın sabah erkenden çekeceğiz."

********

"Akıl hastanesini ziyaret eden hasta yakını başhekime "Hastalarınızın iyileştiğini nasıl anlıyorsunuz?.." diye sormuş..

"Kolay.." diye cevap vermiş başhekim, "Bir banyo küvetini dolduruyoruz, hastaya 1 çay kaşığı, 1 çay fincanı ve 1 plastik kova verip küveti boşaltmasını söylüyoruz.."

"Tamam anladım.." demiş ziyaretçi, "Normal bir insan çay kaşığı ve fincandan büyük diye plastik kovayı kullanmalıdır.."

"Hayır..!" demiş başhekim, "Normal bir insan tabii ki küvetin tıpasını çıkartır.. Sizin yatağınızı pencere kenarına hazırlatmamı ister misiniz?.."

********

"Mesai bitiminde boğa yetiştirme çiftliğindeki kovboylardan biri diğerine "Yeni boğa az daha beni öldürüyordu ortak..!" demis,

"Hadi ya?.." demiş arkadaşı, "Ne oldu anlatsana?.."

Anlatmış: "Öğlen yemini vermek için kafesinden içeri girdiğim anda cehennemden fırlayan bir lokomotif gibi üzerime atladı, az daha sivri boynuzlarını sırtıma geçiriyordu..!"

Diğeri sormuş: "Ee?.. Nasıl kurtuldun?.."

Cevap gelmiş: "Boğanın ayakları sürekli kayıyordu.. üç kere kayıp göğsünün üzerine düştü.. O da bana duvarı aşıp kaçacak vakit sağladı.."

Arkadaşı "Korkunç bir şey bu.." demiş "Eğer senin yerinde ben olsaydım vallahi altıma ederdim..",

Arkadaşı gülerek cevaplamış "Merak etme ben de ettim.. O boğa neden habire kayıp duruyordu sanıyorsun?.."

********

"Bir uçak yolculuğunda, uçak okyanusu geçerken korkunç bir sallantı olur. Uçak korkunç bir şekilde sallanır, kanadının biri kopar.

O sırada, bir kadın bütün kontrolünü kaybeder. Ayağa kalkar, uçağın en ucuna gider ve bağırmaya başlar...

Ölmek için çok gencim !

Eğer ölmek zorundaysam, hayatımın son anlarında unutulmaz dakikalar yaşamak istiyorum !

Bazı deneyimlerim oldu ama hiçbiri bana gerçekten kadın olduğumu hissettiremedi.

Bu uçakta bana kadın olduğumu gösterecek bir erkek var mı?

O anda  uçağın en arkasında bir adam kalkar.

"Sana kadın olduğunu göstereceğim."

Adam rüyalardaki erkeklere benzer. İri, esrarengiz, simsiyah parlak saçlar mavi gözler.

Yavaş yavaş koridorda ilerler, gömleğinin düğmelerini birer birer sökmeye başlar.

Adam yaklaştıkça kadının nefesi hızlanır.

Adam gömleğini çıkarır. Kadına iyice yaklaşır ve gömleğini kadına uzatırken emreder.

"Ütüle şunu!"

********

"Bir matematikçi, bir muhasebeci ve bir ekonomist aynı işe başvururlar.

Görüşmeci matematikçiye sorar:

- "iki kere iki kaç eder?".

Matematikçi cevap verir:

 - "Dört!".

Görüşmeci sorar:

- "Kesin dört mü?“

Matematikçi kendinden emin cevaplar:

- "Evet, kesin dört!"

Matematikçi çıkar ve ekonomist odaya girer. Bu sefer görüşmeci aynı soruyu ekonomiste yöneltir. Ekonomist yanıtlar:

- "Ortalama dört eder, yüzde 10 aşağıya veya yukarı oynayabilir, ama ortalama dört eder!".

Ekonomistte de çıkar, muhasebeci odaya girer, aynı soru ona da sorulur.

Muhasebeci ayağa kalkar, kapıyı kilitler, panjurları indirir ve görüşmeciye yaklaşarak sorar:

- "Kaç etsin istersiniz?”

********

Haydi kalın sağlıcakla..

Her şey yüreğinize göre olsun..
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 87