OLDUĞU KADAR..


“Karı koca her zaman olduğu gibi şiddetli bir tartışmaya girmişler..

Kadın iki elini beline koyarak:

“Herif herif” demiş,

“Beni omuzlarının üstünde taşımalısın*”

Derinden bir iç çeken kocası yanıt vermiş:

“İnşallah karıcığım inşallah”

 

--//--

Sarhoş yolda giderken sendeleyince, kenarda duran çocuğa tutunmak istemiş.

Bunu anlayan sarhoş:

“Meraklanma yavrum” demiş:

“Benim de senin gibi, bir oğlum var”

Canı sıkılan çocuk yanıt vermiş:

“Benimde senin gibi bir babam var”

 

--//--

“Temel sevgilisi Fadime’yi babasından istemiş.

Fadime’nin babası Temel’e demiş ki:

“İyi huyların nelerdir anlat bakalım”

Temel gayet rahat anlatmış..

“İçki içmem.. Kumar oynamam.. Çapkınlığım yoktur.. Mutluluğu yuvasında arayan

bir insanım..”

Kayın peder devam etmiş:

“Peki, hiç mi kötü huyun yoktur?”

Temel gülümseyerek yanıt vermiş:,

“Kusursuz insan olur mu? Bir kusurum var efendim. Ben bizim politikacılara benzerim..”

Kayın peder merakla tekrar sormuş:

“O ne demek?”

“Yani efendim” demiş Temel:

“Sadece biraz yalancıyımdır”

*****

“Bizim memleket’te de aynen Temel gibi insanlara rastlamak mümkündür..Yalanlarına kendileri de başkaları da inanır..

Ve her zaman prim yaptıklarını sanırlar..

Taaaki duvara toslayana dek..”

---//---

“Köyde vatandaşın biri ölmüş.

Ama kaldıracak kimseyi bulamamışlar.

Köylüler telaş içinde bekleşirken biri demiş ki:

“Bekri Mustafa var. Ona söyleyelim. Kaldırsın”

Bekri’yi meyhanede bulup sormuşlar:

“Cenazeyi kaldırır mısın?”

“Olur” demiş Bekri:

“Hele siz bir yıkayın”

Cenazeyi yıkamışlar.  Kefene sarmışlar.

Tam tabuta koyarlarken kefenin ucundan kaldıran Bekri bir şeyler fısıldamış Ardından da ölü defnedilmiş.. Mezarlıktan dönerlerken Bekri’ye köylüler sormuşlar:

“Merak ettik. Ölen adama son kez ne dedin? ”

 Bekri kendisine özgü yapısı içinde gülerek şöyle demiş:

“Öteki dünya da sorarlarsa Bekri Mustafa imam oldu, beni o kaldırdı dersin diye tembih ettim “demiş.”

---//---

“Bakkal Ahmet Efendi çırağına seslenmiş:

“Hasan oğlum.. Nuri Bey gelirse söyle. Ben on dakikaya kadar geleceğim.”

Çırak Hasan, ustası dışarı çıkmadan sormuş:

“Peki usta.. Nuri Bey gelmezse ne diyeyim”

---//---

“Tımarhane gardiyanı polisi arayıp şöyle demiş:

“Tehlikeli bir deli kaçtı. Hemen yakalayın”

Polis sormuş:

“Kaçan nasıl bir adamdı?”

Gardiyan anlatmış:

“Şöyle kısa boylu.. Zayıf.. 130 kiloluk biri”

“Allah Allah” demiş polis:

“Hem kısa boylu zayıf.. Hem de 130 kilo. Nasıl olur bu”

“Amaan” diye yanıt vermiş gardiyan:

“Deli dedik ya sayın polis. Bal gibi oluyor işte..”

---//---

Bugünlük bu kadar kıssa-dan hisse deyin..

Fıkra deyin..

Ne derseniz deyin fakat illaki ders alanınız olmuştur tahmin ederim.

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun..

 

 

 

HOPDEDİK

GERÇEK..

Kıssa-dan hisselerle

Fıkraların çoğu

Gerçeği anlatır bize.

Gerçekten kaçış yoktur.

İllaki bir gün

Çıkar karşınıza..

 

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 885