NE YAZSAM?!..

Dün yine uzun uzadıya düşünce âleminde dolaşırken bugün için yazacağım yazıyı kafamda oluşturmaya çalışıyordum.

Ne yazsam..Neleri anlatsam.

Zordur vesselam her gün köşe yazısı yazmak, üstüne üstlük bir yerlere dokunduğunda çıkacak olan ses ya da seslere de hazırlıklı olmak zorunluluğunda vardır.

Suya sabuna dokunmayayım dersen eyvallah.

Dokunmadığında ne arayan olur ne de soran, çok yaşayan sen olursun yöneticilerin gözünde.

Dokunuver ufacık vay haline..

Hani meth ettiğin kişiler var ya sarılı verirler telefona.

O anlatsın sen dinle..

Her neyse nereden nereye gidiyor yazı biraz sonra birilerine dokunuvereceğiz Allah muhafaza.

Adımız büyük ya alınanlar, kendi üzerlerine çekenler olacak.

En iyisi mi biz bugün ne yazacaktık ile devam ede duralım.

Kafa yorarken internet yetişiyor imdadıma dostluk üzerine bir yazı ilişiyor gözüme.

Yazarını bilmiyorum.

Kim yazdı ise kalemine sağlık.

Yüreğine kuvvet.

Yazarını bilmediğim bu alıntı yazıyı gelin birlikte paylaşalım.

Dostlukların ne denli güçlü olduğuna şahit olalım.

 

“- Yüz yüze dostluklar vardır. Güneşle ayçiçeğinin dostluğu böyle bir dostluktur mesela.

Ayçiçeği sabahtan akşama kadar hiç ayıramaz yüzünü güneşten...

 

- Uzak dostluklar vardır. Denizlerin ortasındaki bir adayla, dağların arasındaki bir göl, birbirlerinin uzak dostlarıdır. Dostluklarını gündüz kuşlarla, gece yıldızlarla iletirler birbirlerine...

 

- Sessiz dostluklar vardır. Dilsiz bir adamla, duymayan bir başka adamın elleri arasında sessiz bir dostluk oluşur. Her şeyden konuşur sessizce bu eller...

 

- Zorunlu dostluklar vardır. Pazarla pazartesinin dostluğu gibi. Pazar ağır bir gündür, Pazartesi hızlı bir gün... Ayak uyduramazlar birbirlerine. Ama dost olmak, yan yana durmak zorundadırlar...

 

- Uzun dostluklar vardır. İkindi güneşinin altında uzayan gölgeler birbirlerine kavuşurlar ve uzun boylu bir dostluk oluşur aralarında...

 

-Günün birinde ölen dostluklar vardır. Bir bahçe içindeki ahşap ev ile yanı başında duran ceviz ağacının dostluğu gibi... Bir gün kocaman elli adamlar ve kocaman gövdeli makineler o bahçeye girip de, bir süre sonra evin ve ceviz ağacının yerinde asık suratlı binalar yükseldiği zaman ölen dostluklar...

 

- Vakitsiz dostluklar vardır. Bir peçete, bir kağıt mendil vakitsizce dostu oluverir gözlerimizin... Ya da ayrılırken verilen bir dal karanfil ellerimize o anda gelen dostluktur...

 

- Bakımsız dostluklar vardır bir de... Zaten var, zaten dostuz deyip yıllarca bir telefonun, bir kaç cümlelik mektubun, bir mailin bile çok görüldüğü dostluklar... “

 

********

 

Allah cümlemizi adam gibi dostlardan eksik etmesin.

Yüreklerimiz hep dostlukla.

Dostlarla ve de güzel insanlarla yaşam boyu mutluluklar versin.

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun.

 

 

HOPDEDİK

DOST..

Acı da, Keder de,

Sevinçte ortak olmalı

Dostun yüreği.

Kilometrelerce

Uzakta olsan

Dostun derdi ,

Senin derdin olmalı.

Dost dediğin

Dost doğru dost olmalı..

 

 

 

 

 

 

 

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2211