Nasıl Okuyoruz..

“Yargıç davacı kıza sormuş:

 

“Sanık seni iğfal etmeden önce ne dedi?”

“ Utanırım efendim, söyleyemem.”

“Öyleyse” demiş yargıç:

“Bir kağıda yaz.”

Kız yazmış:

“Şimdi öyle mutlu olacaksın ki. Zevkten beynin tavana vuracak.”

Yargıç kâğıdı mübaşire uzatmış:

“ Jüri üyelerine ver de okusunlar.”

Kâğıdı okuyan jüri üyesi, yanındakine uzatıyormuş.

O sırada üyelerden biri uyuyakalmış.

Yanındaki bayan üye dürtüp kağıdı önüne koymuş.

Uykudan uyanan adam kâğıdı okuyunca kızarmış, bozarmış.

Ve öyle kalakalınca yargıç seslenmiş:

“ Sayın üye kâğıdı okur musunuz?”

Adam yanıt vermiş:

“Asla okuyamam efendim. Yanımdaki bayan üyenin çok özel mesajıdır çünkü.”

Güzel fıkra değil mi?.

Bizim yazdıklarımız da bazen yanlış okunup, yanlış yorumlanıyor.

Genel anlamda da bakarsanız birçoğumuzun okumadığını.

Okuduklarımız da yanlış anladığımız gözlemleme şansımız yüksektir.

Kulaktan dolma söylemlere inanırız da.

Gerçek olanları okumayız.

Okumama kültürü bu ülkede yerleşmediği sürece, gelecekten kaygı duymamak mümkün değildir.

Yıllardır keyifle ülkemize ve bölgemize gelen turistleri takip ederim.

Elde kitap güneşlenirler.

Çay, kahve içerken kitap okurlar.

O’nun içinde ülkelerinde olup bitenlerden haberdardırlar.

Bizde ise tam tersi.

Okumadan ahkam keseriz.

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun..

 

 

HOPDEDİK
OKUMAK..

Kimi yazıyı baştan,

Kimi sondan okur.

Bazıları da ortadan başlar.

Okumak hüner işidir.

Okumadan anlamakta

Aynen öyle..

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1284