MUSTAFA KEMAL PAŞA..


Geçtiğimiz gün "İLK KURŞUN" gazetesinin internet sitesinde Reşit Çağın'ın kaleminden Mustafa Kemal ATATÜRK’LE ilgili bir yazı okudum.

Çok keyif alarak okuduğum bu yazıyı bugün sizlerle paylaşmak istedim.

Buyurun hep birlikte okuyalım;

********

"Mazhar Müfit Kansu Kurtuluş Savaşı’nda Ankara’daki ilk günlerini şöyle anlatıyor:

“Ekmekçiye bile verecek paramız kalmamıştı. Mustafa Kemal Paşa ile bu ciheti görüşürken bulduğum çareleri eskisi gibi kabul etmedi ve yarı geceye kadar hep düşündük ise de para tedariki konusunda bir karar ve sonuca ulaşamadık.

Çünkü bankalardan ve dairelerden ödünç bile olsa para almayı Paşa’ya bir türlü kabul ettiremedim. Ne yapacaktık?

Benim bir kürküm vardı. Nihayet onu da sattık.

Kimsede satılacak bir şey kalmadı. Paşa ile bu hususta bir çare bulamayarak:

‘Hele bakalım sabah olsun, yine düşünürüz’ sözü ile odalarımıza çekildik.

Gece düşünmekten uyuyamamış olduğumdan, yatağımda istirahat halinde iken kapı vuruldu.

İçeriye giren zat Müftü efendinin geldiğini söyledi.

Eyvah, şimdi Müftü efendiye kahve ısmarlamak lazım, kahve var ama şeker yok.

’Paşa’ya haber veriniz’ dedim. ’Paşa size gönderdi, Paşa ile görüştüler.’

‘Peki, buyursunlar.’ Müftü efendi (Diyanet İşleri Reisi iken vefat eden muhterem Rifat Börekçi) odama girdi.

Küçük masanın kenarında bir iskemleye oturdu.

– Sizin biraz sıkıntıda olduğunuzu öğrendik, az olsa da yardımda bulunmayı vazife bildik.

– Bundan bir şey anlayamadım. Paramız var, dedim.

Halbuki kasa mevcudu 48 kuruştan ibaretti. Müftü efendi bu sözümü dinlemedi bile. Cübbesinin altından bir torba çıkardı.

İçindeki kâğıt paraları saymaya başladı.

- Müftü efendi, teşekkür ederim ama, evvela Paşa ile bu hususta bir görüşseniz iyi olur.

- Görüştüm, kasa Mazhar Müfit Bey’dedir, ona veriniz! Dedi.

Birer birer saymaya ve masanın üzerine koymaya başladı. Toplam bin lirayı alıp kasaya koydum.

Muhterem Müftü çıktı, gitti. Ben de paranın miktarını Paşa’ya haber vermek üzere odamdan çıktım.

Paşa ile odasının önünde karşılaştık, ‘Ne kadar?’ dedi. ‘Bin’ dedim.

Odasına girdik:

- Gördün mü, akşam ne kadar sıkılmıştık. Bu hatıra gelir miydi? Allah bize yardım ediyor, dedi.

- Evet, kul sıkışmayınca Hızır yetişmez, dedim. Her şeyden evvel bugün öğle yemeğinde size bir ziyafet çekeceğim.

Çoktan beridir et gördüğümüz yok.

Şimdi emir verip on kıyye (yaklaşık 13 kilo) pirzola aldıracağım.

Ancak yeter. Bir de irmik helvası…

Paşa, ‘İsrafa başlamayalım’ deyince, ‘Bir defaya mahsus. Yarın yine çorba ve bulgura döneriz’ dedim.

Mustafa Kemal Paşa, Müftü efendiyi çok severdi. Böyle para için değil..

İstanbul’un idamımıza hükmeden fetvasını çürüten ve reddeden bir fetvayı, Müftü efendi de topladığı ulema ile müzakere ederek vermişti.

Paşa da, Rifat efendi’ ye, Diyanet İşleri Reisi iken her hafta yaver gönderir, bir arzusu olup olmadığını sordururdu; resmi otomobili yok iken bir otomobil tahsis ettirmişti.

Kurtuluş Savaşı’nda büyük hizmeti geçen Rifat Efendi’yi burada rahmetle yâd ederim.”

Vatanımız işte bu şartlar altında kurtarıldı. İskilipli’lerin yanı sıra böyle yurtsever din adamlarımız da vardı.

Şimdi hazıra konan bulduğunu satan, hak ediyormuş gibi maaşını, olanaklarını yüzleri kızarmadan sürekli artıran ve ülkenin emperyalizmin uydusu haline getirilmesine ellerini kaldırarak katkıda bulunan bir kısım nankörler, kalkmış “Kemalist Diktatörlük” den dem vurmakta,  dine, gerçek dindara ve din adamına saygılı o büyük Deha’yı dinsiz gibi göstermekte, insanlığı, kahramanlığı ve devlet adamlığı karşısında yeşeren aşağılık komplekslerini, hırsızlıklarını, ihanetlerini, zulümlerini, yalan ve iftiralarla örtmeye kalkmaktadırlar.

CHP, Muharrem İnce’den ibaret değildir. Başta Genel Başkanları olmak üzere tüm partililer tarihimizi önce öğrenmeli, sonra bilmeyenlere anlatmalı, bu densizlere de haddini Meclis’te, ekranlarda, her yerde bildirerek Cumhuriyet düşmanlığı azgınlığına artık dur demelidir.

Cahile hoş görünerek iktidar taklidi muhalefeti bu millet asla bağışlamayacaktır!

Reşit Çağın İLK KURŞUN

4 Mart 2012

******

Yüreğine ve kalemine sağlık Sayın Reşit Çağın.

Haydi, Kalın Sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun.

 

HOPDEDİK

ATATÜRK..

Dinime küfreden

Müslüman olsa derler

ya..

Aynen o hesap,

Mustafa Kemal ATATÜRK'ü

dinsizlikle

suçlayanlar.

Hala utanmıyorlar.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ