Müftüye Açık Mektup!..

Manavgat müftüsü Sayın Hasan Hayri Yaşar Bey,

DOSTÇA

Müftüye Açık Mektup!..

Manavgat müftüsü Sayın Hasan Hayri Yaşar Bey, fırsat buldukça katıldığı bazı cenaze törenlerinde son günlerde yaptığı konuşmalarıyla vatandaşların kafasını karıştırmaya devam ediyor;

Müftümüz diyor ki;

"İkramlar sadece sevinçli günlerde yapılır. Böyle üzüntülü zamanlarda çirkin bir bid’attır. Dün Demirciler mahallesinde katıldığım cenazede söyledim orada da bir tek mangal eksikti. "

Almanya Berlin Din Hizmetleri Ataşesi görevinden Manavgat müftülüğü görevine getirilen Hasan Hayri Yaşar ile dini anlamda polemiğin içine girmemiz mümkün değildir.

Girersek haddimizi aşmış oluruz.

Mersin Anamur doğumlu olduğunu bildiğimiz sayın müftümüzün iyi derece Almanca, Arapça ve Fransızca bildiğini ve engin tecrübeye sahip olduğunu bilerdeniz.

Akdeniz iklimine has bir kişi olması hasebiyle doğup büyüdüğü yörede de insanların gelenek ve göreneklerinin hemen hemen bölgemizle aynı olabileceğini düşünenlerdenim.

Yörük kültürünün, Yörük yüreğinin ve sofrasının zengin olduğunu ve paylaşımcı kişiler olduklarını bilen kişi olduğuna inananlardanım.

Bölgemizde asırlardır gelenek haline gelen mezarlıklarda cenaze sonrası dağıtılan yemeğin kültürel anlamda çok eskiye dayandığını o dönemlerde iş makineleri ve kepçelerin olmadığını göz önünde bulunduracak olur isek kayalarla dolu toprakların imece usulü kazılarak mezar haline saatlerce uğraş sonrası getirildiğini bilmeyeniz yoktur sanırım.

Bu nedenle imece sonrası kazılan mezara defnedilen cenaze ardından mezarda açlar doyurulmaya.

İmece usulü mezar kazanlara yemek ikram edilmeye halen devam edilmektedir.

O günden bugünler gelinmiştir.

Hiç bir şekilde günahtır ya da sevaptır.

Dinimizde yeri vardır, yoktur demek bize düşmez. Bu konuda ahkam kesemeyiz.

Din adamlarımız bunu bizlerden iyi bilirler.

Onun için saygı duyarız.

Fakat dinen mezarlıklarda nutuk atmanın ve fetva vermenin caiz olmadığını okuduklarımızla bilenlerdeniz.

Şayet mezarlıklarda yemek dağıtımını yasaklayacak.

Yok, sayacak isek bunu Cuma hutbelerinde verdirebiliriz.

Veyahut Manavgat’ta yaşayanlara referandum ile sorabiliriz.

Halk tamam der mi?..Gelenek ve göreneklerinden vazgeçer mi bilemem.

Bildiğim tek şey asırlardır uygulanan paylaşımdır.

Müftümüz dağıtan var,dağıtamayan var diyor konuşmalarında yani fakir-fukara vefatlarından söz ediyor..

Onlara haksızlık olmasın diye ekliyor.

İyi güzelde sayın müftüm.

Siz hangi gün Manavgat’ta fakir-fukara, yoksul cenazesine katıldınız da.

Kimi kimsesi olmayan garipler adına dağıtılan ayran ve pidelerin kimler tarafından dağıtıldığını gözlemlediniz ya da sordunuz çok merak ediyorum.

Köy ve beldeler dahil bir gün gerçekten çok fakir bir vatandaşın cenazesine gidin ve görün.

Manavgatlı hiçbir fakir ve fukaranın cenazesini ne sokakta bırakır, ne de ayransız pidesiz gönderir.

Geçtiğimiz hafta birlikte katıldığımız Sülek’teki bir cenazede yine aynı sözleri tekrarlayınca cenaze sahipleri taziye sırasının ardından arabalardan ne ayranı çıkardılar.

Ne de pideleri..

Hepsi heder oldu gitti.

Bu işin bir anlatım şekli olmalı sayın müftüm.

Yukarıda da izah ettiğim gibi ya Cuma hutbelerinde anlatacaksınız.

Ya da Manavgat’ta referanduma giderek mezarlıklarda yiyecek içecek dağıtılsın mı?..Dağıtılmasın mı? Diye soracaksınız..

Sizin cenaze namazı sırasında anlattıklarınız halkın pek hoşuna gitmiyor bilesiniz.

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun.

HOPDEDİK

YASAK..

Yasak ayrı şey;

Günah apayrı..

Önemli olan yürekten

Geldiği gibi davranmalı.

Onun için mezarda yemek

Dağıtıyor Manavgatlı..

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2123